Merkez Bankası, beklentilerin altında gelen Kasım enflasyonundan aldığı destekle politika faizini 150 baz puan indirirken, sıkı duruşun korunacağı mesajını verdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, merakla beklenen yılın son toplantısında para politikasında gevşeme yönünde yeni bir adım attı. Kurul, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 150 baz puan indirerek yüzde 39,5’ten yüzde 38’e çekti. Bu kararla eş zamanlı olarak gecelik borç verme faizi yüzde 42,5’ten yüzde 41’e, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 38’den yüzde 36,5’e düşürüldü.
Karar metninde, faiz indiriminin temel gerekçesi olarak Kasım ayı tüketici enflasyonunun beklentilerin altında kalması gösterildi. Özellikle gıda fiyatlarındaki olumlu seyrin enflasyonun ana eğilimindeki sınırlı gerilemeyi desteklediği belirtilirken, beklentilerdeki ve fiyatlama davranışlarındaki toparlanmanın henüz kırılgan olduğu uyarısı yapıldı.
Ekonomik aktiviteye ilişkin değerlendirmelerde, yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin tahminlerin üzerinde gerçekleştiği, ancak dördüncü çeyreğe dair öncü göstergelerin talep koşullarının dezenflasyon sürecine destek vermeye devam ettiğini gösterdiği vurgulandı.
TCMB, faiz indirimine rağmen fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını yineledi. Banka, enflasyon görünümünde hedeflerden belirgin bir sapma olması durumunda para politikasının yeniden sıkılaştırılabileceği mesajını vererek piyasalara temkinli bir duruş sergiledi. Ayrıca kredi ve mevduat faizlerinde öngörülenin dışında bir seyir izlenmesi halinde ek makroihtiyati önlemlerin devreye alınacağı bildirildi.
Finans Hattı Yorumu:
TCMB’nin 150 baz puanlık faiz indirimi, piyasadaki “ölçülü indirim” beklentilerini (100-150 baz puan) karşılayan, ancak metin dili itibarıyla “şahin” tonunu koruyan stratejik bir hamledir. Merkez Bankası, Kasım ayında aylık enflasyonun %1’in altına inmesini (TÜİK verisi %0,87) bir fırsat penceresi olarak değerlendirerek reel sektörü rahatlatacak bir adım atmıştır.
Bu karar, “faiz indirim döngüsünün” resmen başladığını teyit ediyor. Ancak TCMB, piyasada oluşabilecek “erken gevşeme” algısının önüne geçmek için karar metnine güçlü sigortalar yerleştirmiş durumda. “Gerekirse yeniden sıkılaşma” ve “ek makroihtiyati önlem” vurguları, bankanın ipleri elden bırakmayacağını ve likiditeyi sıkı tutmaya devam edeceğini gösteriyor. 150 baz puanlık indirim, bankaların fonlama maliyetlerini düşürerek özellikle Borsa İstanbul’da bankacılık endeksini destekleyecektir. Ancak asıl sınav, Ocak ayındaki asgari ücret zammı ve yönetilen fiyat ayarlamalarının enflasyon üzerindeki etkisi görüldüğünde verilecektir. Piyasalar bu kararı, “kontrollü ve temkinli bir gevşeme başlangıcı” olarak okuyacaktır.
