Küresel ticaret dengelerini değiştiren ve “devlerin buluşması” olarak adlandırılan Avrupa Birliği ile Hindistan arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması (STA), 7 Ocak 2026 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girdi. Küresel Gayrisafi Milli Hasıla’nın (GSMH) yaklaşık yüzde 25’ini kapsayan bu devasa ticaret bloku, ihracatının yarısına yakınını Avrupa’ya gerçekleştiren Türkiye için ciddi riskler barındırıyor. Gümrük Birliği anlaşması gereği Hindistan ürünleri AB üzerinden Türkiye’ye vergisiz girebilirken, Türk mallarının Hindistan gümrüklerine takılacak olması, sanayiciler arasında “pazar kaybı” endişesi yarattı.
İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, Avrupa pazarındaki bu yeni denkleme dikkat çekerek kritik uyarılarda bulundu. Tecdelioğlu, “Eğer süreci hafife alırsak, Hindistan Avrupa pazarındaki en büyük rakibimiz ve yeni Çin’imiz olur” diyerek tehlikenin boyutuna işaret etti.
Hindistan Tehdidi: Neden ve Nasıl?
Küresel ticarette kartların yeniden dağıtıldığını vurgulayan Tecdelioğlu, Hindistan’ın üretim kapasitesi ve ucuz iş gücü avantajıyla Türkiye’yi zorlayacağını belirtti. Tecdelioğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Şu an dünyada bir mutsuzluk ve gelecek kaygısı var. Hindistan, bugün değilse de 2-5 yıl içinde ihracat pazarlarımız için, özellikle de Avrupa için ‘yeni Çin’ olacak. Eğer sektörel stratejilerimizi bugün kurmazsak, bu devasa pazarı rakiplerimize kaptırırız.”
İmzalanan anlaşma kapsamında, AB ihracatının yüzde 96,6’sı, Hindistan ihracatının ise yüzde 99’u için tercihli pazar erişimi hedefleniyor.
Sanayicinin Finansman Çıkmazı: Borçlanma Kutlamaları
Türk sanayicisinin sadece küresel rekabetle değil, içerideki finansman darboğazıyla da mücadele ettiğini belirten Tecdelioğlu, sermaye yapılarının zayıfladığını dile getirdi. İSO ilk 500 ve ikinci 500 listesindeki şirketlerde dış kaynak kullanımının yüzde 70 seviyelerine ulaştığına dikkat çeken İDDMİB Başkanı, mevcut durumu trajik bir dille eleştirdi:
“Sermaye yapımız çok zayıf. Şirketler borçla bir taşın üzerine taş koymaya çalışıyor. Eskiden borçlanmaktan utanılırdı, şimdi şirketler büyük kurumlardan kredi alınca ‘güven göstergesi’ diyerek lansman yapıyor, düğün-bayram ediyorlar.”
Tecdelioğlu, finansman maliyetlerinin geldiği noktayı ise şöyle özetledi:
- Finansman çok pahalı ve şirketler artık bunu yönetemiyor.
- 100 baz puanlık faiz indiriminin reel sektöre ve Reeskont kredilerine faydası olmadı.
- Eximbank faizi yüzde 34’ün altına çekmeyeceğini beyan ediyor.
- Faktoring kullanımındaki artış ve yüzde 80’e varan maliyetler sanayicinin belini büküyor.
Yeni Rota: ABD Pazarında Derinleşme Hedefi
Avrupa pazarını korumanın yanı sıra yeni pazarlara açılmanın gerekliliğine vurgu yapan Tecdelioğlu, demir ve demir dışı metaller sektörü olarak hedeflerini açıkladı. Geçen yıl 13,5 milyar dolar ihracat gerçekleştiren ve bu yıl 15 milyar dolar hedefleyen sektör, ABD pazarına odaklanmış durumda.
Tecdelioğlu, “Trump’la Cumhurbaşkanımızın arasındaki yakınlaşmadan doğacak fırsattan ümitliyiz” diyerek ABD stratejisini şöyle detaylandırdı:
“Biz Amerika pazarını tam bilmiyoruz. Orada standartlar, örneğin alüminyum profilde, dökümde veya cıvatada bambaşka. Kapasite olarak Amerika’nın taleplerini tamamen karşılayacak gücümüz yok. Ama Amerika pazarından yüzde 1’lik, yüzde 2’lik bir pay almamız bizi ihya eder.”
İş Gücü Maliyetleri ve Vize Çelişkisi
Üretim maliyetleri içinde işçiliğin payının hızla arttığını belirten Tecdelioğlu, son 20 yılda yüzde 8-11 bandında olan işçilik maliyetlerinin yüzde 22‘ye yükseldiğini kaydetti. Tecdelioğlu, maaşların brüt üzerinden bankaya yatırılmasını önererek, çalışanın gerçek maliyeti görmesi gerektiğini savundu.
Ayrıca turizm gelirleri uğruna Çinlilere 6 aylık vize verilmesini eleştiren Tecdelioğlu, “Biz Çin’e vize alamıyoruz, gidemiyoruz. Çin ise Türkiye’de ticareti okuyor, e-ticaretle sektörlere tabandan girmeye çalışıyor. Konteyner dolusu mal getirmelerine karşıyız” dedi. İstihdam krizine de değinen başkan, “Teknik Lise” veya “Endüstri Lisesi” olarak isim değişikliği önerdiği meslek liselerinin önemine ve ağır sanayide kontrollü uluslararası iş gücü transferinin şart olduğuna dikkat çekti.
Rakamlarla Metal Sektörünün Görünümü (TR-METALENDEKS)
İDDMİB tarafından yayınlanan TR-METALENDEKS verilerine göre, metal sanayisi 2026 yılına miktar bazında düşüşle başlarken, birim fiyatlarda rekor kırdı. Sektörün son durumu aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Veri Türü | Ocak 2026 Değeri | Değişim / Durum |
|---|---|---|
| İhracat Birim Fiyatı | 5,32 Dolar/kg | Endeks tarihinin en yüksek seviyesi |
| Miktar Endeksi | 111,8 Puan | Aralık ayına göre %11,3 düşüş |
| Miktar Endeksi (Yıllık) | – | Ocak 2025’e göre %10,7 düşüş |
Verileri değerlendiren Tecdelioğlu, miktar bazında son 22 ayın en düşük seviyesinin görülmesine rağmen, “Fiyat artışları gelir kaybını dengeledi” yorumunu yaptı. Ancak sanayicinin öz kaynaklarını tükettiğini belirterek, “Bu kuyunun dibi mi bilmiyorum ama 2 ay dayanacak gücümüz kalmadı” uyarısında bulundu.

