Yerli üretici Alvimedica’nın şikayeti üzerine harekete geçen Bakanlık, Çin’den ithal edilen kateterlerin haksız fiyatla satılarak yerli sanayiyi zarara uğrattığı tespitiyle düğmeye bastı.
Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi haksız rekabetten korumak amacıyla Çin menşeli tıbbi sarf malzemelerine yönelik önemli bir adım attı. Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan tebliğe göre, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli “anjiyografi kateteri” ve “PTCA balon kateter” ürünlerine yönelik damping soruşturması başlatıldı.
Süreci başlatan gelişme, yerli tıbbi cihaz üreticisi Alvimedica tarafından yapılan ve sektörün diğer oyuncuları Simeks ile Alfa Tıp firmalarınca desteklenen başvuru oldu. Bakanlık, Çin iç piyasa verilerine ulaşılamaması nedeniyle oluşturulmuş maliyet yöntemiyle yaptığı hesaplamada, damping marjının ihmal edilebilir seviyenin üzerinde olduğunu tespit etti.
Soruşturma raporuna yansıyan veriler, yerli sanayinin karşı karşıya kaldığı baskıyı gözler önüne serdi. 1 Ocak 2022–30 Haziran 2025 dönemini kapsayan incelemede, Çin menşeli ithalatın miktar olarak belirgin şekilde arttığı görüldü. Daha da önemlisi, ithal ürünlerin fiyatlarının, yerli üreticinin satış fiyatlarını kırdığı (undercutting) ve piyasa fiyatlarını baskıladığı belirlendi. Bu durumun, yerli üreticilerin üretim, satış, kârlılık, stok, istihdam ve kapasite kullanım oranı gibi temel ekonomik göstergelerinde ciddi bozulmalara yol açtığı saptandı. İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu, sunulan delilleri yeterli bularak soruşturmayı resmen başlattı.
Finans Hattı Yorumu:
Ticaret Bakanlığı’nın başlattığı bu soruşturma, Türkiye’nin katma değeri yüksek sektörleri koruma stratejisinin somut bir örneğidir. Tıbbi cihaz ve sarf malzemesi üretimi, Türkiye’nin cari açığı azaltma ve teknolojik yetkinliğini artırma hedefleri doğrultusunda “stratejik” öneme sahiptir. Alvimedica gibi küresel çapta rekabet edebilen yerli firmaların, Çin’in agresif ve maliyet altı fiyatlandırma politikalarıyla (damping) pazar dışına itilmeye çalışılması, uzun vadede Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığını artıracak bir risktir.
Verilerin, yerli üreticinin kârlılık ve istihdam kaybına uğradığını net bir şekilde göstermesi, soruşturma sonunda “Dampinge Karşı Önlem” (ek vergi) gelme ihtimalini oldukça güçlendiriyor. Bu hamle, sadece bir firmanın korunması değil, aynı zamanda Türkiye’de gelişmekte olan medikal sanayi ekosisteminin haksız rekabet altında ezilmesinin önlenmesi adına kritik bir adımdır. Sektör oyuncuları için bu süreç, yerli pazar paylarını geri kazanma fırsatı yaratabilir.












