“Yüksek Faiz-Düşük Kur Politikası Rekabetçiliğimizi Zayıflattı, Pazar Kayıpları Yaşadık”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, ekonomi yönetiminin yürüttüğü enflasyonla mücadele programına destek verdiklerini ancak bu süreçte sanayinin ve ihracatın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, “üretimi ve ihracatı önceleyen politikaların zaman kaybetmeden devreye alınması” ve Merkez Bankası’nın faiz indiriminde daha hızlı davranması gerektiğini söyledi.
Moskova’daki Collection Premiere Moscow (CPM) Fuarı’nda konuşan Gültepe, sanayicinin iki yıldır %45-50 faizle ayakta kalma mücadelesi verdiğini, ancak bu süreçte zayıflayan rekabetçilikle birlikte pazar kayıpları, kapanan işletmeler, artan konkordatolar ve istihdam kayıpları yaşandığının altını çizdi.
“İhracattaki Sınırlı Artış Bizi Yanıltmasın”
Gültepe, mevcut ihracat artışının yanıltıcı olmaması gerektiği konusunda uyardı. “İhracatımızdaki sınırlı artışın bizi yanıltmaması gerekiyor. Otomotiv, kimya ve savunma sanayimizin domine ettiği artışı tabana yayamadığımız sürece ihracatta sürdürülebilir büyümeyi yakalayamayız,” diyen Gültepe, tüm sektörlerin katkı verebileceği bir yapının oluşturulması gerektiğini vurguladı. TİM Başkanı, sanayinin rekabetçiliğini güçlendirecek yeni teşvik ve destek mekanizmalarının devreye alınmaması durumunda kayıpların daha da büyüyeceği uyarısında bulundu.
Hazır Giyim Sektörü “Kan Kaybediyor”
Mustafa Gültepe, özellikle son iki yıldır uygulanan “yüksek faiz – düşük kur” politikasının, hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerin rekabet gücünü derinden sarstığını belirtti. Bir zamanlar ihracatın lideri olan sektörün son aylarda beşinciliğe kadar gerilediğini hatırlatan Gültepe, “2022’de 21,2 milyar dolar olan hazır giyim ihracatı, 2024’te 17,9 milyar dolara düştü. Bu yılın ilk 7 ayında ise geçen yıla göre %6,2 eksideyiz. Yani hazır giyimde kan kaybı devam ediyor. Oysa bu sektöre gözümüz gibi bakmamız gerekiyor,” dedi. Gültepe, kan kaybını durduracak acil bir çözüm bulunması gerektiğini sözlerine ekledi.
Finans Hattı Yorum:
TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin bu açıklamaları, ihracatçıların ve genel olarak sanayi sektörünün, mevcut sıkı para politikasının yarattığı “baskıyı” artık derinden hissettiğini ve “bıçak kemiğe dayandı” mesajı verdiğini gösteren, son derece kritik bir çıkıştır.
1. “Büyüme mi, Enflasyon mu?” İkilemi Yeniden Masada: Gültepe’nin sözleri, ekonomi yönetiminin karşı karşıya olduğu klasik “büyüme mi, enflasyon mu?” ikilemini yeniden alevlendiriyor.
-
Ekonomi Yönetiminin Önceliği: Enflasyonu düşürmek için iç talebi soğutmak ve TL’yi değerli tutmak.
-
İhracatçının Talebi: Büyümeyi ve pazar payını korumak için daha düşük faizle finansmana erişim ve daha rekabetçi bir kur seviyesi.
Bu iki zıt beklenti arasındaki dengeyi kurmak, önümüzdeki dönemin en zorlu ekonomi politikası sınavı olacak.
2. Rekabetçi Kur Vurgusu: Gültepe’nin “düşük kur” politikasını eleştirmesi, aslında ihracatçıların örtülü bir şekilde daha yüksek bir Dolar/TL kuru talep ettiğinin bir ifadesidir. TL’nin reel olarak değerlenmesi, Türk ürünlerini yabancı alıcılar için daha pahalı hale getirerek, özellikle fiyat odaklı rekabetin yoğun olduğu tekstil ve hazır giyim gibi sektörlerde pazar kaybına yol açıyor.
3. Merkez Bankası Üzerindeki Baskı Artıyor: İhracatçı lobisinin en üst temsilcisinden gelen “faiz indirimi hızlanmalı” çağrısı, Merkez Bankası üzerindeki siyasi ve ekonomik baskıyı artıracak bir unsurdur. TCMB, bir yandan enflasyonla mücadeledeki kredibilitesini korumak için sıkı duruşunu sürdürmek isterken, diğer yandan reel sektörden gelen bu “yavaşlama” ve “rekabet kaybı” sinyallerini de göz ardı edemeyecektir. Bu durum, TCMB’nin gelecekteki faiz kararlarında daha “güvercin” bir ton benimsemesine neden olabilir.
4. Borsa İstanbul İçin Anlamı: Bu açıklamalar, Borsa İstanbul’daki ihracatçı sanayi şirketleri için iki yönlü bir anlam taşır. Mevcut durumun zorluklarına (pazar kaybı, rekabet sorunu) dikkat çekilmesi kısa vadede negatif bir sinyal olarak algılanabilir. Ancak, faiz indirimi ve daha rekabetçi bir kur talebinin gerçekleşmesi durumunda, bu şirketlerin kârlılıkları ve ihracat hacimleri gelecekte artabilir. Yatırımcılar, ekonomi yönetiminin ihracatçıların bu çağrısına ne tür politikalarla yanıt vereceğini yakından takip edecektir.

