Aylık bazda %0,6’lık sınırlı artış görülürken, hizmet sektörü %3,8 ile büyümeyi sırtladı; ticaret ciro endeksinde ise düşüş kaydedildi.
Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2021=100), 2025 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %35,4 artış kaydetti. Ekonomik aktivitedeki parasal hacmi gösteren endekste, tüm alt sektörlerde yıllık bazda çift haneli büyümeler izlendi.
Sektörel detaylara bakıldığında, yıllık bazda en yüksek performans hizmet sektöründen geldi. Hizmet ciro endeksi %38,7, ticaret ciro endeksi %37,6, inşaat ciro endeksi %35,1 oranında artış gösterdi. Sanayi sektörü ciro endeksi ise %29,1 ile ortalamanın altında bir yıllık artış kaydetti.
Aylık bazda ise daha yatay bir seyir hakim oldu. Toplam ciro endeksi, Ekim ayında bir önceki aya göre %0,6 oranında sınırlı bir artış gösterdi. Aylık değişimlerde sektörler arası ayrışma dikkat çekti. Hizmet sektörü aylık %3,8’lik güçlü artışla manşet veriyi yukarı taşırken, inşaat ciro endeksi %1,4 ve sanayi ciro endeksi %0,8 arttı. Buna karşın, ticaret ciro endeksi aylık bazda %0,4 oranında azalış göstererek negatif ayrıştı.
Finans Hattı Yorumu:
Ekim ayı ciro endeksleri, Türkiye ekonomisindeki büyüme kompozisyonunun “mal ticareti”nden “hizmetler”e doğru kaydığını net bir şekilde gösteriyor. Yıllık %35,4’lük ciro artışı, enflasyonist ortamda şirketlerin nakit akışını nominal olarak büyüttüğünü gösterse de, bu büyümenin önemli bir kısmının fiyat artışlarından kaynaklandığı unutulmamalıdır.
Aylık bazda ticaret cirosunun eksiye düşmesi (%-0,4), iç talepteki soğumanın ve perakende aktivitesindeki yavaşlamanın ciro tarafında hissedilmeye başlandığını teyit ediyor. Bu veri, daha önce açıklanan ticaret satış hacim endeksindeki daralmayla da uyumlu. Buna karşın hizmet sektörünün hem aylık (%3,8) hem de yıllık (%38,7) bazda en güçlü performansı sergilemesi, talebin hizmet tarafında (ulaştırma, teknoloji, yeme-içme vb.) hala canlı olduğunu ve fiyatlama gücünün bu sektörde daha yüksek seyrettiğini gösteriyor. Sanayideki zayıf seyir ise reel sektörün üretim ve satış döngüsündeki ivme kaybını yansıtmaya devam ediyor.
