ABD’li Çiftçilere 8 Milyar Dolarlık “Japon Pazarı” Müjdesi, Gözler Tedarik Zinciri Projelerinde
ABD ile Japonya arasında aylardır süren ve küresel ticaret dengelerini yeniden şekillendirecek olan devasa ticaret anlaşması, Başkan Donald Trump’ın Perşembe günü attığı imzayla resmen yürürlüğe girdi. Temmuz ayında ana hatları duyurulan anlaşma kapsamında, Japon otomobillerine uygulanan gümrük vergileri %27,5’ten %15’e düşürülürken, Japonya da buna karşılık ABD’den milyarlarca dolarlık tarım ürünü almayı ve ABD topraklarına 550 milyar dolarlık stratejik yatırım yapmayı taahhüt etti.
İmzalanan karara göre, otomobillere yönelik tarife indirimi Eylül ayı sonuna kadar yürürlüğe girecek ve kararın yayımlanmasından yedi gün sonra geçerli olacak. Hatta bazı indirimlerin 7 Ağustos’a kadar geriye dönük olarak uygulanacağı da belirtildi.
Anlaşmanın Kilit Maddeleri
Bu “al-ver” diplomasisine dayalı anlaşmanın üç ana ayağı bulunuyor:
-
Otomotiv Sektörüne Vergi İndirimi: Japon otomobil devlerinin en büyük pazarı olan ABD’deki rekabet gücünü doğrudan etkileyen gümrük vergilerinin neredeyse yarı yarıya indirilmesi.
-
ABD Tarımına Dev Sipariş: Japonya, ABD’den yıllık 8 milyar dolar tutarında tarım ürünü alımı yapacak. Bu alımlar pirinç, mısır, soya fasulyesi, gübre ve biyoetanol gibi ürünleri kapsayacak.
-
550 Milyar Dolarlık Stratejik Yatırım: Anlaşmanın en can alıcı kısmı ise, Japon hükümetinin, ABD hükümeti tarafından belirlenecek stratejik projelere 550 milyar dolarlık devasa bir yatırım yapmayı kabul etmesi oldu. Bu yatırımların, özellikle yarı iletkenler (çip), nadir toprak elementleri ve ilaç gibi alanlarda ABD’nin tedarik zinciri güvenliğini artırmaya yönelik olması bekleniyor.
Finans Hattı Yorum:
Bu anlaşma, sadece iki ülkenin gümrük vergilerini ayarlamasından ibaret değil; aynı zamanda 21. yüzyılın yeni jeo-ekonomik gerçeklerini yansıtan, son derece sofistike ve stratejik bir “kazan-kazan” hamlesidir.
1. Trump’ın “Seçim Ekonomisi” Zaferi: Bu anlaşma, Başkan Trump için yaklaşan seçimler öncesi kritik eyaletlerdeki seçmen gruplarına yönelik somut bir zaferdir.
* “Otomotiv Kuşağı” (Rust Belt): Her ne kadar vergiler düşse de, 550 milyar dolarlık yatırımın bu bölgelere yeni fabrikalar ve istihdam getireceği vaadiyle, bu bölgedeki seçmene hitap ediyor.
* “Çiftçi Kuşağı” (Farm Belt): 8 milyar dolarlık tarım ürünü alımı, Çin ile olan ticaret savaşlarından olumsuz etkilenen Amerikalı çiftçiler için doğrudan bir “can suyu” niteliğindedir.
2. Japon Otomotiv Devleri Derin Bir Nefes Aldı: Gümrük vergilerinin %15’e düşürülmesi, Toyota, Honda, Nissan ve Subaru gibi Japon otomotiv devleri için en büyük müjdedir. Bu, onların en kârlı pazarları olan ABD’deki rekabet güçlerini korumalarını ve milyarlarca dolarlık bir maliyet yükünden kurtulmalarını sağlayacaktır. Bu markaların hisseleri, bu haberle birlikte pozitif bir ivme kazanabilir.
3. “Friend-Shoring”in En Büyük Örneği: Anlaşmanın en stratejik boyutu olan 550 milyar dolarlık yatırım taahhüdü, ABD’nin “friend-shoring” (üretimi dost ve müttefik ülkelere kaydırma/çekme) politikasının bugüne kadarki en büyük zaferidir. ABD, Çin’e olan kritik tedarik zinciri bağımlılığını azaltmak için en güvenilir Asya müttefiki olan Japonya’nın devasa sermayesini ve teknolojik birikimini kendi topraklarına çekiyor. Bu, küresel tedarik zincirlerinin “verimlilikten” “güvenliğe” doğru olan kaymasının en net göstergesidir.
4. Kazanan Sektörler: Bu anlaşmayla birlikte, ABD’deki tarım, yarı iletken, madencilik (nadir topraklar) ve ilaç sektörleri, Japonya’dan gelecek olan hem “sipariş” hem de “yatırım” dopingiyle önümüzdeki yılların en çok kazanan sektörleri olmaya adaydır. Japonya’da ise otomotiv ve yan sanayi sektörleri en büyük kazananlar olacaktır. Bu, her iki taraf için de son derece akıllıca kurgulanmış bir ekonomik ve siyasi ittifak tazelemesidir.
