Amerikan medya kuruluşu Axios’a konuşan ABD’li yetkililerin aktardığı bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 11 Şubat tarihinde Beyaz Saray’da kritik bir zirve gerçekleştirdi. Görüşmenin ana gündem maddesi, İran ekonomisini darboğaza sürükleyecek yeni stratejiler oldu.
Toplantıya dair sızan bilgilere göre, iki lider İran üzerindeki ekonomik baskıyı “azami düzeye” çıkarma konusunda mutabakata vardı. Bu stratejinin merkezinde ise Tahran yönetiminin en büyük gelir kapısı olan petrol ihracatı ve bu ihracatın ana adresi olan Çin yer alıyor.
Petrol İhracatında Çin Faktörü ve Ekonomik Baskı
Yapılan değerlendirmelere göre, İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlası Çin’e gerçekleştiriliyor. Görüşmede, Çin’in İran’dan yaptığı petrol alımlarının azaltılması durumunda, Tahran üzerindeki ekonomik baskının ciddi oranda artacağı sonucuna varıldı.
ABD’li yetkililer, planlanan bu “azami baskı” kampanyasının sadece ekonomik yaptırımlarla sınırlı kalmayacağını, diplomasi ve nükleer görüşmelerin başarısız olması ihtimaline karşı Orta Doğu’da süregelen askeri yığılmanın da bu sürece eşlik edeceğini bildirdi.
Nükleer Silah Konusunda Hedef Birliği, Yöntem Ayrılığı
Trump ve Netanyahu’nun görüşmesinde, “İran’ın nükleer silah edinme yeteneğinin engellenmesi” nihai hedef olarak belirlendi. Ancak bu hedefe ulaşma yöntemleri konusunda iki lider arasında görüş ayrılıkları yaşandığı belirtildi.
İsrail Başbakanı Netanyahu, İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın imkansız olduğunu, imzalansa bile Tahran’ın buna uymayacağını savunarak Trump’ı ikna etmeye çalıştı. Buna karşın Trump, diplomasinin hala bir şansı olabileceği görüşünü korudu.
| Lider | İran’a Yaklaşım ve Görüşü |
|---|---|
| Binyamin Netanyahu | İran’la iyi bir anlaşma yapmak imkansız. Anlaşma olsa bile İran uymaz. Taviz verilmemeli. |
| Donald Trump | Anlaşma şansı olabilir. Denemekte fayda var. “Mümkün olup olmadığını göreceğiz, bir deneyelim.” |
Danışmanların Görüşü: “Zor Ama Söylemler Olumlu”
İddiaya göre Başkan Trump, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’e İran ile anlaşma olasılığını sordu. Witkoff ve Kushner’in ise Trump’a, İran’la iyi bir anlaşmaya varmanın “zor olduğunu” ancak şu ana kadar “İranlıların doğru şeyleri söylediğini” ilettikleri öne sürüldü.
Görüşme Trafiği ve Zamanlama Stratejisi
İsrail ve ABD arasındaki diplomatik trafik, bölgesel gelişmeler ve müzakere süreçleri açısından dikkat çekici bir takvime sahne oldu.
- 6 Şubat: Umman’da ABD ve İran arasındaki görüşmeler gerçekleşti.
- 11 Şubat: Netanyahu, 18 Şubat’taki randevusunu öne çekerek Beyaz Saray’da Trump ile görüştü.
- 17 Şubat Salı: ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerin ikinci turunun Cenevre’de yapılması planlanıyor.
- Haziran 2025: Kaynaklara göre, bu tarihte İsrail ve ABD’nin İran’a saldırıları sonrasında kesintiye uğrayan nükleer görüşmeler referans alındı.
İsrail basını, Netanyahu’nun ziyaretini bir hafta erkene alarak 18 Şubat yerine 11 Şubat’ta gerçekleştirmesinin stratejik bir hamle olduğunu yazdı. Amacın, Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin seyrini etkilemek ve Trump’ı İran’a karşı taviz vermemeye ikna etmek olduğu belirtildi. Müzakerelerin, Washington ile Tahran arasındaki tansiyonun yükseldiği ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırdığı bir dönemde yapılması dikkat çekiyor.

