ABD, Ukrayna’ya yönelik bir saldırıyı “transatlantik topluluğa” yapılmış sayacak 10 yıllık bir güvenlik paktı önerirken, Kiev’den askeri küçülme ve toprak tavizi bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna savaşına son vermek amacıyla hazırladığı yeni barış planının detayları netleşmeye başladı. Washington, Kiev’e NATO üyeliği vermeden İttifak’ın ünlü 5. Maddesi’ne eşdeğer fiili bir koruma kalkanı sunmayı, ancak bunun karşılığında sahadaki askeri gerçekleri kabul ederek Rusya’ya stratejik tavizler verilmesini masaya koydu.
ABD Ordu Bakanı Dan Driscoll tarafından Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e sunulan 28 maddelik plana göre, Ukrayna’ya yönelik gelecekteki herhangi bir “önemli, kasıtlı ve sürekli silahlı saldırı”, ABD ve Avrupalı müttefikler tarafından tüm “transatlantik topluluğa” yönelik bir saldırı olarak değerlendirilecek. Hazırlanan taslak belgeye göre, böyle bir durumda ABD ve müttefikleri, askeri güç kullanımı da dahil olmak üzere saldırıya toplu bir yanıt vermeyi taahhüt edecek.
Önerilen bu güvenlik garantisinin başlangıçta 10 yıl süreli olması ve tarafların mutabakatıyla yenilenebilmesi planlanıyor. Dikkat çekici bir detay olarak, belgede Ukrayna, ABD, AB ve NATO’nun yanı sıra Rusya’nın da imzasının bulunması için yer ayrılmış durumda. Beyaz Saray yetkilileri, bu garantiyi Ukrayna’nın uzun vadeli güvenliği için “büyük bir kazanım” olarak nitelendiriyor.
Ancak bu güvenlik şemsiyesinin bedeli, Kiev için oldukça ağır şartlar içeriyor. Plan, doğuda Ukrayna ve Rusya kontrolündeki topraklar arasında askerden arındırılmış bir bölge oluşturulmasını ve Rusya’nın tüm Donbas bölgesinin kontrolünü almasını öngörüyor. Ayrıca, Ukrayna’nın askeri kapasitesine de sınır getiriliyor; mevcut durumda 850 bine ulaşan silahlı kuvvetler personel sayısının 600 bin ile sınırlandırılması talep ediliyor.
Finans Hattı Yorumu:
Donald Trump’ın masaya koyduğu bu plan, diplomasi literatüründe “Kore Modeli” olarak bilinen senaryonun Ukrayna sahasına uyarlanmış, sert bir Realpolitik örneğidir. Planın özü, “Toprak karşılığı Güvenlik” (Land for Security) formülüne dayanıyor. ABD, Ukrayna’ya NATO üyeliği etiketini vermeden, NATO’nun sağladığı korumanın aynısını (5. Madde benzeri garanti) sunarak Kiev’in güvenlik endişelerini gidermeye çalışıyor. Bu, Rusya’nın “NATO sınırlarımıza genişlemesin” kırmızı çizgisini teknik olarak ihlal etmeden, Ukrayna’yı Batı güvenlik mimarisine entegre etme çabasıdır.
Ancak planın en tartışmalı ve uygulanması en zor kısmı, Rusya’nın da bu belgeye imza atmasının beklenmesidir. Putin yönetiminin, gelecekte kendisine karşı ABD ve Avrupa’nın askeri güç kullanmasını meşrulaştıran bir belgeyi, Donbas’ı alsa bile imzalaması stratejik açıdan büyük bir soru işaretidir. Ayrıca Ukrayna ordusunun küçültülmesi talebi, Kiev’de “savunmasız bırakılma” korkusu yaratacaktır.
Piyasalar açısından bakıldığında ise, içeriği ne kadar acı olursa olsun, somut bir barış planının ve “çatışmayı dondurma” senaryosunun masada olması pozitif algılanacaktır. Savaşın sona ermesi, enerji ve emtia fiyatlarındaki jeopolitik risk primini sıfırlayabilir ve Avrupa ekonomisi üzerindeki baskıyı kaldırabilir. Ancak bu planın kabulü, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden resmen vazgeçmesi anlamına geleceği için siyasi riski oldukça yüksektir.
