ABD Başkanı, Fed Başkanı Powell’a faiz indirimi baskısını artırırken, piyasalar savaşın tetiklediği enflasyon endişeleriyle yıl sonuna kadar sadece bir indirim bekliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’a yönelik faiz oranlarını düşürmesi yönündeki baskısını bir kez daha artırdı. Trump, Truth Social hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Fed için “Faiz oranlarını derhal düşürmeli,” ifadelerini kullandı.
Ancak Trump’ın bu çağrısı, piyasa beklentileriyle tam bir tezat oluşturuyor. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana, yatırımcıların beklentileri önemli ölçüde değişti. Tırmanan jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşıması, küresel enflasyon endişelerini yeniden alevlendirdi. Bu durum, piyasaların Fed’in faiz indirimlerini yıl sonuna kadar erteleyebileceği yönünde pozisyon almasına neden oldu.
Çatışmalar başlamadan önce, piyasalar yıl sonuna kadar iki adet çeyrek puanlık (toplam 50 baz puan) faiz indirimi fiyatlarken, savaşın başlamasıyla birlikte bu beklenti neredeyse tamamen buharlaştı. Mevcut fiyatlamalar, şimdi yıl sonuna kadar yalnızca bir indirim öngörüldüğünü gösteriyor.
Bu gelişmeler, Fed başkanlığı koltuğunda yaşanabilecek olası bir değişikliği de gündeme getirdi. Mevcut Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin Mayıs ortasında sona ermesiyle birlikte, Başkan Trump’ın bu koltuğa, daha faiz indirimi yanlısı (“güvercin”) olarak bilinen eski Fed Yönetim Kurulu üyesi Kevin Warsh’ı getirmesi bekleniyor.
Finans Hattı Yorumu:
Piyasalar, tarihin en ilginç ve çelişkili dönemlerinden birini yaşıyor: Bir yanda savaşın tetiklediği arz şoku ve enflasyonist baskılar, diğer yanda ise bu baskılara rağmen faiz indirimi isteyen bir ABD Başkanı. Trump’ın Fed’e yönelik müdahaleleri yeni bir durum değil; ancak bu kez, ekonomik gerçeklerle siyasi talepler arasındaki makas hiç olmadığı kadar açık.
Piyasa, rasyonel bir şekilde hareket ederek, artan petrol fiyatlarının enflasyonu körükleyeceğini ve bu durumun Fed’in elini kolunu bağlayacağını fiyatlıyor. Faiz indirimi beklentilerinin iki’den bir’e düşmesi, bu rasyonel beklentinin somut bir yansımasıdır. Piyasalar, “enflasyonla mücadele eden bir merkez bankası, savaş ortamında faiz indirmez” diyor.
Trump’ın “faizleri indirin” çağrısı ise tamamen siyasi bir hamle. Yaklaşan seçimler öncesinde ekonomiyi canlandırmak ve seçmene pozitif bir mesaj vermek istiyor. Ancak bu, Fed’in temel görevi olan “fiyat istikrarı” ile çelişiyor. Bu noktada asıl kritik soru, Mayıs ayında ne olacağı. Eğer Trump, Powell’ın yerine Kevin Warsh gibi daha “söz dinleyen” bir ismi atarsa, Fed’in bağımsızlığına dair endişeler artar. Bu durum, enflasyon beklentilerini daha da bozarak uzun vadeli tahvil faizlerini yukarı itebilir ve piyasalarda ciddi bir güven krizine yol açabilir. Şu anda piyasa, savaşın yarattığı ekonomik hasar ile Washington’daki siyasi satranç oyunu arasında sıkışmış durumda.
