ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte beklenenin üzerinde, %4,3’lük güçlü bir büyüme kaydetmesinin ardından Başkan Donald Trump, Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik sert eleştirilerini yeniden dile getirdi. Trump, faiz artırımlarının ülkeye zarar verdiğini ve kendisi başkan olsaydı ya faiz oranlarını düşüreceğini ya da Powell’ı görevden alacağını açıkça belirtti.
Piyasa beklentilerinin üzerinde gelen GSYİH verileri ekonominin dirençli olduğunu gösterse de, Trump’a göre bu büyüme potansiyelinin yüksek faizler nedeniyle sınırlı kaldığını düşünüyor. Başkan, Jerome Powell’ın eylemlerini “korkunç” olarak nitelendirerek, Fed’in para politikasının ülkenin daha yüksek bir ekonomik büyüme oranı, hatta %5 veya %6’ya ulaşmasını engellediğini iddia etti.
Beklenmedik Büyüme ve Politik Tepkiler
ABD Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, üçüncü çeyrek GSYİH büyümesi yıllık bazda %4,3 olarak gerçekleşti. Bu oran, piyasa beklentisi olan %4,0’ın ve önceki tahmin olan %4,9’un hafif altında kalsa da, küresel ekonomideki yavaşlama endişeleri ve Fed’in agresif faiz artırımları ortamında oldukça güçlü bir performansa işaret ediyor.
Ekonominin gösterdiği bu direnç, özellikle tüketici harcamalarının ve işletme yatırımlarının sağlam kalmasıyla açıklanıyor. Ancak Donald Trump, bu güçlü büyümenin bile, Fed’in mevcut sıkı para politikası nedeniyle tam potansiyeline ulaşamadığına inanıyor. Trump’ın yorumları, merkez bankasının bağımsızlığına yönelik politik baskının devam ettiğini ve olası bir başkanlık döneminde Fed politikalarının yeniden tartışma konusu olacağını gösteriyor.
Trump’ın Powell’a Yönelik Başlıca Eleştirileri
- Faiz artırımlarının ABD ekonomisine “korkunç” zararlar verdiğini savundu.
- Mevcut Fed politikalarının ülkenin %5-6 gibi daha yüksek bir büyüme oranına ulaşmasını engellediğini iddia etti.
- Başkan olması halinde ya faizleri hızla düşüreceğini ya da Jerome Powell’ı görevden alacağını belirtti.
- Powell’ın eylemlerinin “büyük bir hata” olduğunu vurguladı.
Fed’in Denge Çabası ve Gelecek Beklentileri
ABD Merkez Bankası (Fed), yüksek enflasyonla mücadele etmek amacıyla 2022 yılı başından bu yana politika faizini önemli ölçüde artırmıştı. Bu sıkılaştırma döngüsü, ekonomiyi yavaşlatarak enflasyonu hedeflenen %2 seviyesine çekmeyi amaçlıyor. Ancak, güçlü büyüme verileri, Fed’in enflasyon hedefine ulaşmasının daha zor olabileceğine dair endişeleri de beraberinde getiriyor.
Fed yetkilileri, ekonomik verilerin gidişatına göre faiz oranlarını ayarlamaya devam edeceklerini belirtiyor. Ancak Trump gibi siyasi figürlerden gelen bu tür keskin yorumlar, Fed’in karar alma süreçleri üzerindeki baskıyı artırıyor ve para politikasının siyasetten ne kadar bağımsız kalabileceği sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
Piyasalar, bir yandan ekonomik büyümenin tadını çıkarırken, diğer yandan Fed’in gelecekteki faiz adımları ve siyasi müdahalelerin olası etkileri konusunda belirsizlik yaşamaya devam ediyor.

