Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, 28 Şubat tarihinde İsrail ile beraber yürüttükleri İran savaşına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Beklentilerin üzerinde, son derece olumlu neticeler aldıklarını belirten Trump, Hürmüz Boğazı’nın emniyetini tesis etmek amacıyla küresel ölçekte bir destek çağrısı yaparak diğer devletlerle de temas halinde olduklarını vurguladı.
Kim, Neden: Trump, Hürmüz’ün Güvenliği İçin Destek Bekliyor
Kritik geçiş güzergahının güvenliği adına 7 ülke ile görüşmeler yürüttüklerini aktaran ABD Başkanı, “Destek alırsak harika olur. Şunu unutmayın, bu ülkelerin birçoğu NATO üyesi. Biz NATO için her zaman oradayız. İran’ın elinde çok az ateş gücü kaldığı için nispeten çok küçük bir çaba gerektiren boğazı açık tutma konusunda bize hangi ülkenin yardım etmeyeceğini görmek ilginç olur” ifadelerini kullandı.
Bölgede destek sağlayabilecek bazı devletlerin mayın tarama gemilerine sahip olmasını olumlu bir durum olarak nitelendiren Trump, bu filoların varlığını ‘bölgede bazı çok iyi müttefikleri olduğu için’ sözleriyle gerekçelendirdi.
Hangi Ülkelerin Mayın Tarama Gemisi Bulunuyor?
Mayın tarama gemilerine sahip olan ve bu süreçte ismi geçen aktörler şu şekilde sıralanıyor:
- NATO Üyeleri: Türkiye, Yunanistan, İtalya, Fransa ve İngiltere.
- İngiltere’nin Mevcudiyeti: Hunt ve Sandown sınıfı mayın avlama gemileri halihazırda Bahreyn’de konuşlu konumda.
- Körfez Ülkeleri: Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Bahreyn ve Katar aktif mayın tarama gemilerine sahip ülkeler arasında.
Nerede: Uzak Doğu’dan Hürmüz Çağrısına Ret Yanıtı
Trump’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik daveti, bazı başkentlerde karşılık bulmadı. Avustralya ve Japonya, bahsi geçen bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla gemi yollamak gibi bir planları olmadığını duyurarak bu çağrıya rest çekti.
| Ülke ve İlgili Yetkili | Çağrıya Verilen Yanıt |
|---|---|
| Avustralya Ulaştırma Bakanı Catherine King |
“Talep edilen yardımlara ne tür bir katkı sağlayacağımız konusunda son derece netiz” |
| Japonya Başbakan Takaiçi Sanae |
Kendi gemilerinin ve mürettebatının güvenliğini sağlamak için neler yapılacağı değerlendiriliyor, ancak Japonya Savunma Kuvvetlerini bölgeye gönderme konusunda bir plan yok. |
Ne: Çin’in Sürece Müdahil Olup Olmayacağı Belirsiz
Davet edilen ülkeler arasında Çin’in yer alıp almadığına yönelik bir soru karşısında net bir çerçeve çizmekten imtina eden ABD lideri, durumu şu sözlerle özetledi: “Kesin bir şey söyleyemem. Ama Çin petrolünün yüzde 90’ınını Hürmüz Boğazı üzerinden alıyor. Belki müdahil olurlar, belki olmazlar. Göreceğiz”
Nasıl: İran ile Olası Müzakerelerin Şartları Neler?
İran’ın Amerika Birleşik Devletleri ile müzakere masasına oturmayı arzuladığını iddia eden Trump, Tahran yönetiminin şu an için bir mutabakata hazır görünmediğini, fakat ilerleyen süreçte bu fikre sıcak bakabileceğine inandığını belirtti. Tahran’ın müzakere talepleri olmadığına yönelik resmi açıklamalarını “halka yönelik söylem” olarak tanımlayan Trump, İran’ın bilgi kirliliği (dezenformasyon) yarattığını ve bu süreçte yapay zeka teknolojilerine de başvurduğunu savundu.
İran’a yönelik olası bir operasyon için kara birliği gönderme ihtimaline dair yorum yapmaktan kaçınan Trump, muhtemel bir anlaşmadan ne beklediğini şu sözlerle ifade etti: “Nükleer silah olmayacak. İş buradan başlıyor. Bunun üzerine, elde edeceğimiz daha pek çok şey var”. Öte yandan, İran’da halkın rejime karşı ayaklanmamasını ise yönetimin protestoculara karşı giriştiği sert müdahalelere ve ölüm tehditlerine bağlayarak bu çekingenliğin anlaşılabilir olduğunu dile getirdi.
Neden: Medyaya Yönelik Eleştiriler ve Netanyahu İle İlişkiler
Trump’ın hedefinde bazı basın kuruluşları da vardı. Gerçek dışı olduğunu bildikleri bilgileri yayımlayan medyanın ülke adına tehlike arz ettiğini belirterek, bu tür eylemlerin ciddi yasal sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Son olarak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile aralarında ihtilaf olduğuna dair spekülasyonları kesin bir dille yalanlayan Trump, İsrail ile olan bağlarının oldukça güçlü olduğunu vurguladı. ABD Başkanı konuyla ilgili iddialara, “Hayır, gerçekten çok iyi anlaşıyoruz. Kendisi de size tüm bu süreci bizim yönettiğimizi söyleyecektir. Bunu dile getirip getirmemeniz fark etmez. Önemli olan işi halletmek” diyerek son noktayı koydu.

