ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile gerçekleştirdiği ikili zirvenin ardından düzenlenen basın toplantısında küresel piyasaları ve jeopolitik dengeleri yakından ilgilendiren çarpıcı açıklamalara imza attı. İran’a yönelik operasyonların ardındaki stratejiyi, müttefiklerle olan ilişkileri ve bölgedeki askeri hedefleri detaylandıran Trump, sahaya asker inip inmeyeceği konusundaki tartışmalara kesin bir dille son noktayı koydu.
Kim ve Nerede? Beyaz Saray’da Kritik Zirve
Japonya Başbakanı Takaichi’yi Beyaz Saray’da ağırlayan ABD Başkanı, Tokyo yönetiminin İran meselesindeki duruşundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Japonya’dan her alanda devasa bir destek gördüklerini belirten Trump, “Geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamalara baktığımda, gerçekten sorumluluk üstlendiklerini görebiliyorum. Bu tutumlarıyla NATO’dan tamamen ayrışıyorlar” diyerek müttefikleri arasındaki farka dikkat çekti.
Ne Oldu? “Bölgeye Asker Yollamıyoruz” ve Hark Adası Gerçeği
İran’a yönelik gerçekleştirilen askeri müdahalelere dair konuşan Trump, kara birliği iddialarını net bir şekilde reddetti. “Hiçbir yere asker göndermeyeceğim. Eğer böyle bir niyetim olsaydı, bunu size kesinlikle açıklamazdım. Ancak asker yollamıyorum ve maliyetleri düşük tutmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” ifadelerini kullanan ABD Başkanı, operasyonların hedeflerine ulaştığını vurguladı.
Operasyon öncesinde ekonominin mükemmel durumda olduğunu ve petrol fiyatlarının düşük seyrettiğini hatırlatan Trump, İran’daki gelişmelere sessiz kalamayacaklarını belirtti. Bu müdahaleyi “rotadan küçük bir sapma” olarak nitelendiren Başkan, “Açık konuşmak gerekirse, rakamların çok daha kötüye gideceğini ve petrol fiyatlarının daha fazla yükseleceğini tahmin etmiştim. Herkesin yapmak isteyip de cesaret edemediği bu görevi üstlenmek bana düştü. Başka hiçbir başkan bunu yapamazdı” dedi.
İran’ın Askeri Kapasitesine Ağır Darbe
Savaşın sona ermesiyle Ortadoğu’nun ve tüm dünyanın çok daha güvenli bir yer olacağını, İran’ın herkes için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Trump, sahadaki son durumu şu şekilde özetledi:
- İran Donanması, Hava Kuvvetleri ve hava savunma sistemleri tamamen yok edildi.
- Mevcut liderler ortadan kaldırıldı; yerlerine gelen yeni liderler de aynı kaderi paylaştı. Şu an sürekli yeni lider arayışı içindeler.
- ABD ordusu, belirlediği herhangi bir adayı veya hedefi anında vurabilecek kapasiteye sahip.
Stratejik öneme sahip Hark Adası’nın durumuna da değinen Trump, bölgenin tamamen savunmasız bırakıldığını açıkladı. “O adayı dilediğimiz an haritadan silebiliriz. Sadece boru hatlarına dokunmadık, çünkü onların yeniden inşası yıllar sürerdi. Borular dışındaki her şeyi imha ettik” dedi.
Neden? 200 Milyar Dolarlık Bütçe ve Ukrayna Etkisi
Pentagon’un İran süreci için talep ettiği 200 milyar dolarlık ek bütçeye ilişkin soruları yanıtlayan Trump, bu fonun sadece İran ile sınırlı olmadığını, değişken dünya dinamikleri nedeniyle istendiğini ifade etti. ABD’nin elindeki silahların askeri gücünün “hayal dahi edilemeyecek boyutlarda” olduğunu söyleyen Trump, “İstesek her şeyi iki saniye içinde bitirebilirdik ancak çok ihtiyatlı hareket ediyoruz. Ukrayna’ya verilen devasa silah destekleri nedeniyle azalan mühimmat stoklarımızı yeniden güçlü bir seviyeye çıkarmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Amerikan savunma teknolojisinin gücünü bir örnekle açıklayan Başkan, “Geçtiğimiz gece belirli bir hedefe tam 114 gelişmiş roket fırlatıldı ve bu 114 roketin tamamı bizim sistemlerimiz tarafından havada vuruldu. Ne kadar başarılı olduğumuz gerçekten şaşırtıcı. Zirvede kalmaya devam etmek için bu harcamalar oldukça küçük bir bedel” dedi.
Nasıl? İsrail ile Eşgüdüm ve Hürmüz Boğazı Krizi
İsrail Başbakanı Netanyahu ile İran’daki petrol ve doğalgaz sahalarının vurulmaması konusunda bir görüşme yaptığını doğrulayan Trump, Netanyahu’nun artık bu tür tesislere saldırmayacağını belirtti. “Aramızda bir koordinasyon var ancak o bazen benim hoşuma gitmeyen bir adım attığında, o adım bir daha tekrarlanmaz” diyerek kontrolün kendi elinde olduğunu hissettirdi.
Müttefiklere Hürmüz Boğazı Eleştirisi
Japonya’nın devreye girmesini beklediğini ifade eden Trump, ülkede 45 bin Amerikan askeri bulunduğunu ve Washington’un Japonya için büyük paralar harcadığını hatırlattı. İran’ın büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini ve geriye sadece Hürmüz Boğazı’nın kaldığını belirten Trump, “İki kişi suya küçük bombalar bıraksa her şey aksayabilir” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.
| Ülke/Bölge | Boğaza Petrol Bağımlılığı | Güvenlik Sağlayıcı Statüsü |
|---|---|---|
| Japonya | Yüzde 90’dan fazla | ABD’den destek bekliyor |
| Çin ve Avrupa | Büyük çoğunluğu | NATO ve ABD savunmasına muhtaç |
| ABD | Kullanmıyor | Diğer herkes için boğazı savunuyor |
NATO’nun geçmişte boğazı savunmaya yanaşmadığını belirten Başkan, müttefiklerin tutumunu eleştirdi: “Şimdi kararlılığımızı gördükleri için çok daha nazikler ama artık iş işten geçti. İngiltere şimdi uçak gemileri yollamak istiyor. Onlara ‘Ben o gemileri savaştan önce istiyordum, savaşı kazandıktan sonra değil’ dedim.”
Ne Zaman? Geçmişe Giden Bir Pearl Harbor Şakası
İran operasyonu öncesinde Avrupa ve Asya’daki müttefiklere neden haber verilmediği sorusuna yanıt veren Trump, askeri müdahalede “sürpriz” etkisini korumak istediklerini ve bu yüzden çok sert bir giriş yaptıklarını söyledi.
Açıklamalarının sonunda, 1941 yılında ABD’nin II. Dünya Savaşı’na dahil olmasına yol açan Hawaii saldırısına atıfta bulunan Trump, salondaki soğuk rüzgarlara neden olan bir espri yaptı. Trump, “Sürpriz yapmayı Japonya’dan daha iyi kim bilebilir? Pearl Harbor konusunda neden önceden haber vermediniz? Öyle değil mi?” derken, yanında duran Japonya Başbakanı Takaichi’nin bu durumdan belirgin şekilde rahatsız olduğu gözlemlendi.

