Miami’de düzenlenen “Gelecek Yatırım Girişimi” (FII) zirvesinde kürsüye çıkan ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan gerilim süreci ve uluslararası ittifaklara dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. NATO müttefiklerine yönelik eleştirilerini sertleştiren Trump, kriz anlarında Körfez ülkelerinin sunduğu desteğin NATO ülkelerinden çok daha ileri seviyede olduğunu vurguladı.
“Onlar Yanımızda Değilse Biz Neden Olalım?”
Toplantı salonunda Suudi Arabistan başta olmak üzere pek çok Körfez ülkesinden üst düzey temsilci ve yatırımcının bulunduğu bir ortamda konuşan Trump, NATO’ya dair sitemlerini bir kez daha dile getirdi. ABD’nin her yıl NATO bünyesinde savunma için yüzlerce milyar dolar harcadığını belirten Trump, “Her zaman şunu söylerdim: Biz NATO’ya yardım ediyoruz, ama onlar bize asla yardım etmez. Eğer büyük bir kriz olursa size garanti ederim ki onlar orada olmayacaklar. Bundan dersimizi aldık. Onlar büyük bir hata yaptılar, bizim yanımızda değillerdi” ifadelerini kullandı.
Müttefiklik ilişkisini sorgulayan ABD Başkanı, “Her zaman onların yanında olurduk, ama şimdi yaptıklarına bakılırsa, artık yanlarında olmamıza gerek yok, değil mi? Onlar bizim yanımızda değilse, biz neden onların yanında olalım ki?” şeklinde konuştu.
Körfez Ülkelerine Övgü ve İran Rejimi İddiası
Konuşması sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) liderlerine özel olarak teşekkür eden Trump, bu ülkelerin İran konusunda ABD’ye “NATO’dan daha fazla” destek sağladığını aktardı. İran’ın lider kadrosunun önemli bir kısmının tasfiye edildiğini savunan Trump, ülkedeki mevcut yönetim yapısına dair, “Sanırım rejimi değiştirdik; rejim iki günde bir havaya uçuyor. Kimin İran’ın lideri olduğunu bile bilmiyoruz” iddiasında bulundu.
Kasım Süleymani’nin öldürülmesine de değinen Trump, Süleymani’nin çok güçlü bir figür olduğunu ve onun yokluğundan İran yönetiminin dahi memnuniyet duyabileceğini ileri sürdü. Trump, 28 Mart 2026 tarihli konuşmasında, Orta Doğu’nun İran kaynaklı terör ve agresif tutumlardan kurtulmaya her zamankinden daha yakın olduğunu sözlerine ekledi.
“Trump Boğazı” Esprisi
Konuşmasının bir bölümünde Hürmüz Boğazı’ndan bahsederken sehven “Trump Boğazı” ifadesini kullanan Başkan, durumu hemen düzelterek esprili bir dille medyaya gönderme yaptı: “Şimdi yalan haber medyası, bunu yanlışlıkla söylediğimi yazacaklar. Bende yanlışlık olmaz.”
Savaş Değil, Askeri Operasyon
İran ile yürütülen süreci hukuki bir zemine oturtan Trump, bu hamleleri neden “savaş” olarak nitelemediğini şu sözlerle açıkladı: “Eğer bu bir askeri operasyon ise herhangi bir onaya ihtiyacım yok. Eğer bir savaş ise, Kongre’den onay almanız gerekir. O yüzden ben buna askeri operasyon diyorum.”
İran’ın coğrafi ve askeri kapasitesini Venezuela ile kıyaslayan Trump, Venezuela’daki süreci 45 dakikada tamamladıklarını ancak İran’ın çok daha büyük ve güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Operasyonun devamlılığına dair sayısal veriler paylaşan Trump, “Bu seferki daha büyük ve çok daha güçlü. Elimizde 3 bin 554 hedef daha kaldı ve bu iş oldukça çabuk bitecek. Sonra ne yapacağımıza karar vermemiz gerekecek” diyerek sözlerini noktaladı.

