Hazine Bakanı, Başkan’ın Sosyal Medya Çıkışını Yalanladı: “Böyle Resmi Bir Teklifimiz Yok”
ABD Başkanı Donald Trump’ın, ülke genelinde milyonlarca insanı kapsayan Uygun Fiyatlı Bakım Yasası’nı (Obamacare) kaldırıp, sigorta şirketlerine giden parayı doğrudan Amerikalılara gönderme planını sosyal medyada duyurması, kendi kabinesi tarafından yalanlandı. Hazine Bakanı Scott Bessent, Pazar günü katıldığı bir televizyon programında, Beyaz Saray’dan böyle bir konuda henüz resmi bir teklif gelmediğini söyledi.
ABC News’in “This Week” programında sunucunun, “Başkan dün gece Obamacare’i kaldırmayı ve parayı halka vermeyi önerdi. Bunu yapmak için resmi bir teklifiniz var mı?” sorusuna Bakan Bessent, net bir şekilde “Resmi bir teklifimiz yok” yanıtını verdi.
Trump, sosyal medya paylaşımında, Demokratları hükümeti kapatarak Amerikan halkını “terörize etmekle” suçlamış ve kendisini Obamacare sübvansiyonlarını sürdürmeye zorladıklarını iddia etmişti. Trump, sigorta şirketlerine giden yüz milyarlarca doların doğrudan halka gönderilmesini ve insanların kendi sağlık hizmetlerini satın almasını önererek, “Büyük, kötü sigorta şirketlerinden alıp halka verin” demişti. Başkan ayrıca, Senato’daki yasa engelleme kuralı olan “filibuster”ın kaldırılması çağrısını da yineledi.
Bakan Bessent ise hükümet kapanmasını sona erdirmenin en iyi yolunun “beş Demokrat senatörün karşı tarafa geçmesi” olduğunu söyleyerek siyasi çıkmazın devam ettiğini belirtti.
Finans Hattı Yorumu: Bu olay, Trump yönetiminin alametifarikası haline gelen bir durumu bir kez daha gözler önüne seriyor: Başkan’ın, kendi yönetiminin ilgili birimlerinin haberi veya hazırlığı olmadan, sosyal medya üzerinden ani ve radikal politika değişiklikleri duyurması. Bu durum, yönetim içinde ciddi bir koordinasyonsuzluk olduğunu ve politika yapım sürecinin ne kadar kaotik işlediğini gösteriyor. Hazine Bakanı’nın, ülkenin sağlık sistemini temelden değiştirecek böylesine devasa bir öneri hakkında “resmi bir teklifimiz yok” demek zorunda kalması, Beyaz Saray’daki sağ elin sol elden haberdar olmadığını kanıtlar niteliktedir.
Trump’ın bu hamlesi, aslında detaylı bir sağlık politikası reformundan çok, hükümet kapanması krizinde elini güçlendirmeyi amaçlayan bir siyasi manevradır. Bu öneriyle Trump, Demokratları halkın parasını “büyük, kötü sigorta şirketlerine” peşkeş çekmekle suçlayarak kamuoyu baskısı yaratmayı ve suçu karşı tarafa yıkmayı hedefliyor. “Parayı halka verelim” sloganı, son derece popülist ve seçmen tabanını harekete geçirmeye yönelik bir taktiktir.
Ancak bu tür ani çıkışlar, piyasalar ve sektörler için muazzam bir belirsizlik yaratmaktadır. Milyonlarca insanın sağlık güvencesini ve yüz milyarlarca dolarlık bir endüstrinin geleceğini ilgilendiren bir konunun, bir sosyal medya paylaşımıyla gündeme getirilmesi, öngörülebilirliği tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bu olay, mevcut siyasi krizin sadece bir bütçe anlaşmazlığı olmadığını, aynı zamanda ülkenin en temel kurumlarının ve politika yapım süreçlerinin de bu siyasi savaşta nasıl aşındığını gösteren endişe verici bir örnektir.

