Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan Sağlık Modülü 2025 raporu, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişim sürecinde yaptıkları harcamaların bütçelerinde yarattığı baskıyı verilerle ortaya koydu. Araştırma sonuçları, özellikle muayene, tedavi ve ilaç giderlerinin hanehalkları üzerinde önemli bir mali yük oluşturduğunu gösterirken, gelir düzeyine bağlı olarak en büyük ayrışmanın diş sağlığı hizmetlerinde yaşandığına işaret etti.
Harcamalar Haneleri Ne Ölçüde Zorluyor?
Raporun detaylarına bakıldığında, doktor muayenesi ve tedavi masraflarının hanelerin yüzde 6,1’i için “çok yük”, yüzde 50,2’si için ise “biraz yük” oluşturduğu belirlendi. İlaç harcamaları da benzer bir tablo çizerek hanelerin yüzde 5’ine ağır bir mali yük getirirken, yüzde 50,9’u için kısmi bir yük kaynağı oldu.
Diş muayenesi ve tedavi giderleri ise hanelerin yüzde 5,3’ünü “çok”, yüzde 37,2’sini ise “biraz” zorladı. Son 12 aylık dönem incelendiğinde harcama yapmayanların oranları ise şu şekilde gerçekleşti:
- İlaç harcaması yapmayanlar: Yüzde 0,1
- Doktor muayenesi veya tedavi harcaması yapmayanlar: Yüzde 2,7
- Diş muayenesi veya tedavisi için harcama yapmayanlar: Yüzde 28,6
Gelir Grupları Arasındaki Fark Nerede Oluşuyor?
Araştırma, gelir seviyesinin sağlık harcamalarındaki etkisini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi. Özellikle diş sağlığına erişimde makasın açıldığı görüldü. En düşük gelire sahip yüzde 20’lik grupta diş tedavisi için harcama yapmayanların oranı yüzde 45,4 seviyesine çıkarken, en yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 25,5 olarak kaydedildi.
Doktor muayenesi ve ilaç giderlerinde gelir grupları arasındaki fark daha sınırlı kalsa da, harcamaların yarattığı “yük” algısı değişkenlik gösterdi. En düşük gelir grubundaki hanelerin yüzde 62,9’u doktor masraflarını bir yük olarak tanımlarken, en yüksek gelir grubundaki hanelerin yüzde 53’ü bu harcamaların kendileri için bir yük oluşturmadığını beyan etti.
Sağlık Harcamalarının Haneler Üzerindeki Yük Dağılımı
| Harcama Türü | Çok Yük Oluşturan (%) | Biraz Yük Oluşturan (%) |
|---|---|---|
| Doktor Muayene/Tedavi | 6,1 | 50,2 |
| Diş Muayene/Tedavi | 5,3 | 37,2 |
| İlaç Harcamaları | 5 | 50,9 |
Çalışma Koşulları ve Yaşam Tarzı Nasıl Şekilleniyor?
TÜİK verileri, çalışan nüfusun fiziksel koşullarını da analiz etti. Buna göre çalışanların yüzde 45,5’i işlerini çoğunlukla ayakta durarak yaparken, yüzde 29,4’ü oturarak çalışıyor. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski taşımayan bireylerin yüzde 31,7’si oturarak çalışırken, risk altındaki grupta bu oran yüzde 17,2’ye düşüyor. Bu durum, yoksulluk riski taşıyan bireylerin daha çok bedensel güç gerektiren ağır işlerde çalıştığını gösteriyor.
Fiziksel Aktivite ve Fonksiyonel Yeterlilik
Yaşam tarzı verilerine göre, 15 yaş ve üzerindeki bireylerin yüzde 63,3’ü iş dışındaki zamanlarda fiziksel aktiviteye veya hobilere vakit ayırmıyor. Her gün düzenli fiziksel aktivite yapanların oranı ise oldukça düşük kalarak yüzde 13’ün altında seyrediyor.
Bireylerin fonksiyonel yetenekleri incelendiğinde ise nüfusun yüzde 96,9’u iletişim kurmada bir zorluk yaşamadığını belirtti. En sık zorlanılan alanlar yürüme, görme ve hatırlama olarak sıralanırken; öz bakım ve iletişim konularında sorun yaşayanların oranı yüzde 2’nin altında kaldı.
