371 Hakemin Bahis Hesabı Var, 152’si Aktif Oynuyor: Hacıosmanoğlu’nun İfadeleri ‘İhbar’ Kabul Edildi
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, profesyonel liglerde görev alan çok sayıda hakemin bahis oynadığı yönündeki şok edici açıklamaları, yargıyı harekete geçirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyla ilgili devam eden soruşturmanın Hacıosmanoğlu’nun beyanları doğrultusunda genişletileceğini duyurdu.
Hacıosmanoğlu’nun Sarsıcı Rakamları
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Salı günü yaptığı açıklamada, profesyonel liglerde görev yapan 571 hakemden 371’inin bir bahis hesabının bulunduğunu, 152’sinin ise aktif olarak bahis oynadığını açıklamıştı. Bu sözler, hakemlik müessesesinin güvenilirliğini ve Türk futbolunun temizliğini sorgulatan bir deprem etkisi yarattı.
Savcılık Açıklaması: “Soruşturma Derinleştiriliyor”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Hacıosmanoğlu’nun kamuoyuna yansıyan bu açıklamalarının ardından yazılı bir duyuru yaptı. Açıklamada, TFF Başkanı’nın sözlerinin “ihbar” niteliğinde değerlendirildiği ve zaten devam etmekte olan bir soruşturmanın kapsamının bu yeni bilgiler ışığında genişletileceği belirtildi.
Savcılık açıklamasında, Nisan 2025’te bazı hakemlerin bahis oynadığı iddiaları üzerine bir soruşturma başlatıldığı, daha sonra Antalya’da Merkez Hakem Kurulu (MHK) hakkında başlatılan bir başka soruşturmayla bu dosyanın birleştirildiği ve araştırmaların tek dosya üzerinden sürdürüldüğü bilgisi paylaşıldı.
Başsavcılık, Hacıosmanoğlu’nun son açıklamalarının da bu dosyaya dahil edildiğini ve ilgili hakemlerin tespitiyle birlikte birden fazla kanun kapsamında (Sporda Şiddet Yasası, Spor Kulüpleri Yasası ve Bahis Yasası) değerlendirme yapılacağını vurguladı. Açıklama, “Devam eden mevcut soruşturma daha da derinleştirilerek sürdürülecektir” ifadesiyle sona erdi.
Finans Hattı Yorum: TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun kendi kurumunun mensupları hakkında bu kadar net ve sarsıcı rakamlar vererek yaptığı açıklamalar, Türk futbol tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir “kendi içini temizleme” veya “kriz” anıdır. Bu, sadece bir iddia değil, federasyonun en tepesindeki isim tarafından yapılan bir tespittir ve bu durum, olayın ciddiyetini katbekat artırmaktadır.
Savcılığın bu açıklamaları derhal “ihbar” kabul ederek zaten yürüyen soruşturmayı derinleştirme kararı alması, sürecin artık sadece TFF’nin iç disiplin mekanizmalarıyla sınırlı kalmayacağını, cezai yaptırımları da içerebilecek kapsamlı bir adli sürece dönüştüğünü gösteriyor.
Bu skandalın finansal ve sportif sonuçları çok ağır olabilir:
-
Güvenilirlik Krizi: Hakemlerin bahis oynaması, yönettikleri maçların sonuçlarına etki etme potansiyeli taşıdığı için ligin şeffaflığına ve adaletine yönelik güveni temelden sarsar.
-
Sponsor ve Yayıncı Kuruluş Etkisi: Ligin marka değerinin bu denli büyük bir darbe alması, sponsorların ve yayıncı kuruluşun mevcut ve gelecekteki anlaşmalarını gözden geçirmesine neden olabilir. Bu da kulüpler için ciddi bir gelir kaybı riski demektir.
-
Hukuki Sonuçlar: Bahis oynadığı tespit edilen hakemler, sadece meslekten men edilmekle kalmayıp, ilgili kanunlar çerçevesinde hapis cezası gibi ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirler.
Bu olay, Türk futbolunun sadece finansal sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda etik ve kurumsal yönetim alanında da köklü bir reforma ihtiyaç duyduğunu acı bir şekilde ortaya koymuştur. Soruşturmanın sonuçları, Türk futbolunun geleceği için bir dönüm noktası olacaktır.
