CEO Ahmet Bolat: “Afrika’yı Dünyayla Buluşturmaya Devam Edeceğiz”
“Afrika’yı dünyada en fazla noktaya bağlayan havayolu” unvanını gururla taşıyan Türk Hava Yolları (THY), kıtadaki rakipsiz uçuş ağını daha da genişleterek, Sudan’ın stratejik liman kenti Port Sudan‘a tarifeli sefer başlattı. Bu yeni hatla birlikte THY’nin Afrika kıtasındaki destinasyon sayısı 63‘e yükseldi.
Bayrak taşıyıcı havayolundan yapılan açıklamaya göre, Boeing 737 tipi uçaklarla icra edilecek olan Port Sudan seferleri, başlangıçta haftada 2 frekans olarak başlayacak ve 29 Eylül’den itibaren haftada 3 frekansa çıkarılacak.
“Yeni Köprüler Kuracağına İnanıyoruz”
Yeni hattın açılışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, Afrika kıtasının stratejik ve tarihi öneme sahip bir liman şehrine daha uçuş başlatmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Bolat, “Port Sudan hattımızın açılışı, sahip olduğu ticari potansiyeli, kültürel mirası ve turizm değerlerini dünya ile buluşturma yolunda önemli bir adımdır. Bu şehrin ticaretten turizme, eğitimden kültürel etkileşime kadar birçok alanda yeni köprüler kuracağına inanıyoruz. Afrika’daki ağımızı genişletmeye ve kıtayı dünyayla buluşturmaya devam edeceğiz,” dedi.
THY, yeni hattın açılışına özel olarak, 15 Aralık 2025’e kadar satın alınacak biletlerle, İstanbul’dan Port Sudan’a 585 dolardan başlayan fiyatlarla seyahat imkanı sunan bir kampanya da başlattı.
Finans Hattı Yorum:
Türk Hava Yolları’nın Port Sudan’a uçuş başlatması, sadece bir rota açılışından ibaret değil; şirketin ve aynı zamanda Türkiye’nin Afrika kıtasına yönelik uzun vadeli, derin ve çok katmanlı stratejisinin en son ve en somut örneğidir.
1. “Hub and Spoke” Stratejisinin Mükemmel Uygulaması: Bu hamle, THY’nin küresel başarısının temelindeki “hub and spoke” (merkez ve çevre hatlar) modelinin ders niteliğindeki bir uygulamasıdır. THY, İstanbul Havalimanı’nı devasa bir “merkez” (hub) olarak kullanarak, Port Sudan gibi daha küçük ve “niş” pazarlardan gelen yolcuları, tüm dünyaya yayılan geniş uçuş ağına (spokes) bağlıyor. Yani, Port Sudan’dan kalkan bir yolcu, İstanbul üzerinden New York’a, Londra’ya veya Tokyo’ya kolayca ulaşabiliyor. Bu, başka hiçbir havayolunun sunamadığı bir bağlantı avantajıdır ve THY’nin rekabet gücünün temelini oluşturur.
2. Jeo-Ekonomik ve Stratejik Konumlanma: Port Sudan, sadece bir şehir değil, aynı zamanda Kızıldeniz’in en stratejik limanlarından biridir. Bu bölge, küresel deniz ticaretinin ve dolayısıyla lojistiğin kalbinin attığı bir yerdir. THY, bu hatta uçarak sadece yolcu değil, aynı zamanda Türkiye’nin bölgedeki ticari, diplomatik ve kültürel etkinliğini de taşıyor. Bu, Türkiye’nin Afrika açılımı politikasının “yumuşak güç” unsurudur.
3. “İlk Gelen Olma” Avantajı ve Pazar Yaratma: Birçok küresel havayolunun riskli veya kârsız bularak girmediği pazarlara cesurca girmek, THY’nin en önemli stratejilerinden biridir. THY, Port Sudan gibi potansiyeli yüksek ancak henüz tam olarak keşfedilmemiş pazarlara “ilk giren” (first-mover) olarak, pazarın kendisini yaratır ve rekabet oluşmadan önce pazar lideri konumuna gelir. Bu, uzun vadede son derece kârlı bir stratejidir.
4. Borsa İstanbul (THYAO) İçin Anlamı:
Bu tür stratejik rota açılışları, Borsa İstanbul’da işlem gören Türk Hava Yolları (THYAO) için uzun vadeli büyüme hikayesini destekleyen en önemli unsurlardır.
-
Gelir Çeşitliliği: Şirketin tek bir pazara (örneğin Avrupa) olan bağımlılığını azaltır ve gelir akışını coğrafi olarak çeşitlendirir.
-
Büyüme Potansiyeli: Afrika gibi dünyanın en hızlı büyüyen kıtasında ağını genişletmek, şirkete gelecekteki büyüme için muazzam bir potansiyel sunar.
-
Marka Değeri: THY’nin “Afrika’yı en çok noktaya bağlayan havayolu” unvanını pekiştirmesi, küresel marka değerini ve bilinirliğini artırır.
Bu hamle, THY’nin sadece bir havayolu şirketi olmadığını, aynı zamanda küresel bir lojistik ve bağlantı devi olma yolunda ne kadar kararlı adımlarla ilerlediğini bir kez daha göstermektedir.
