Tarım ve Gıda Yazarı, Ziraat Mühendisi Bilge Keykubat, Türkiye’nin zeytinyağı sektöründeki konumunu, potansiyelini ve atılması gereken stratejik adımları kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Üretim gücünden gastronomi diplomasisine, duyusal bilimden ihracat stratejilerine kadar geniş bir yelpazede analizler sunan Keykubat, sektörün geleceği için kritik uyarılarda bulunuyor.
Neden Algı Yönetimi Üretim Kadar Önemli?
Türkiye, zeytinyağı üretim kapasitesi açısından dünya liginde üst sıralarda yer almasına rağmen, küresel algı haritasında henüz aynı seviyede konumlanamıyor. Keykubat’a göre bu durum bir çelişki değil, aksine büyük bir fırsat alanı yaratıyor. Üretim gücüne sahip bir ülkenin, süreç odaklı ve bütüncül bir strateji izlemesi halinde kendi kalite hikâyesini yazması mümkün görünüyor.
Son dönemde Türk zeytinyağlarının uluslararası yarışmalarda kazandığı madalyaların artması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, asıl hedefin bu başarıları sürdürülebilir bir kalite standardına dönüştürmek olduğu vurgulanıyor. Bir ülkede ödüllü markalar ile genel üretim ortalaması arasında uçurum varsa, sorunun bireysel başarıda değil, sistemin eksikliğinde aranması gerekiyor. Kalite; hasat zamanlamasından sıkım hijyenine, depolamadan şişelemeye kadar uzanan zincirin tüm halkalarını kapsayan bir süreçtir.
Ne Çeşit Zenginliklere Sahibiz?
Türkiye, zeytin genetik çeşitliliği bakımından dünyanın en zengin coğrafyalarından biri olarak öne çıkıyor. Her zeytin çeşidi, kendine has aromatik karakteri ve duyusal kimliği ile dikkat çekiyor. Keykubat, bu çeşitlerin özelliklerini ve potansiyellerini şu şekilde detaylandırıyor:
| Zeytin Çeşidi | Duyusal ve Karakteristik Özellikler |
|---|---|
| Memecik | Erken hasat ve soğuk sıkımda yoğun meyvemsi profil, belirgin acılık, boğazda yakıcılık ve fenolik bileşen zenginliği. |
| Ayvalık | Daha dengeli ve yumuşak bir profil. |
| Güneydoğu Çeşitleri (Nizip Yağlık, Kilis Yağlık vb.) | Farklı aromatik katmanlar barındıran yağlık çeşitler. |
| Gemlik | Kendine özgü aromatik karakter. |
Her bir varyete; toprağa, rüzgâra ve hasat zamanına verdiği farklı tepkilerle agronomik, ekonomik ve kültürel bir potansiyel barındırıyor. Bazı çeşitler yüksek polifenol ile sağlık sunarken, bazıları kuraklığa dayanıklılığı ile iklim krizine karşı stratejik avantaj sağlıyor.
Nasıl Bir İhracat Stratejisi İzlenmeli?
Dünya tüketicisi artık sadece “extra virgin” etiketine değil; menşei, hasat zamanı, polifenol değeri ve üretim hikâyesine odaklanıyor. Türkiye’nin kronik sorunlarından biri olan dökme ihracatın yüksekliği, kısa vadeli nakit akışı sağlasa da uzun vadede marka değeri oluşturamıyor. Keykubat, İtalya ve İspanya örneklerini işaret ederek, bu ülkelerin üretim hacmi kadar algı yönetimine, coğrafi işaretlere, şef işbirliklerine ve gastronomi kültürüne yatırım yaptıklarını belirtiyor.
Türkiye’nin de benzer bir vizyonla, dökme ihracattan katma değerli ve markalı ihracata geçmesi gerektiği ifade ediliyor. Küresel pazarda kalıcılık, ülkenin kendi etiketi ve hikâyesiyle var olmasıyla mümkündür.
Duyusal Bilim ve Panelistliğin Önemi
Zeytinyağı tadım panelistliği, romantik bir uğraşın ötesinde yoğun eğitim ve disiplin gerektiren bilimsel bir süreçtir. Sektörde kalite kontrolün kurumsallaşması için panel kültürünün güçlenmesi şarttır. Keykubat, “Tat, kokla ve özgürce konuş” çağrısının bir slogan değil, şeffaflık ilkesi olduğunu vurguluyor. Duyusal kusurların açıkça söylenmesi ve üstün niteliklerin kayıt altına alınması, sektörün dürüstlük temelinde ilerlemesini sağlıyor.
Kim Sorumluluk Almalı?
Kalite hareketinin en önemli aktörlerinden biri bilinçli tüketicidir. “Meyvemsilik nedir?”, “Acılık nasıl oluşur?” gibi soruların yanıtları yaygınlaştıkça, düşük kaliteli ürünlerin piyasada barınma şansı azalacaktır. Zeytin ağacının en büyük dostunun şeffaflık olduğunu belirten Keykubat, taklit ve tağşişle mücadelenin ancak güçlü denetim ve bilinçli kamuoyu ile mümkün olabileceğini hatırlatıyor.
Ayrıca iklim krizi, su yönetimi ve karbon ayak izi gibi küresel sorunlar sektörün merkezinde yer alıyor. Sürdürülebilirlik sadece çevresel değil, üreticinin gelir istikrarını ve gençlerin tarımdaki varlığını kapsayan ekonomik ve sosyal boyutlarıyla ele alınmalı.
Sektör İçin Yol Haritası
Türkiye’nin zeytinyağında küresel güven inşa edebilmesi ve algıyı dönüştürebilmesi için Bilge Keykubat tarafından önerilen temel stratejik adımlar şunlardır:
- Ulusal ölçekte süreç odaklı bir kalite hareketi başlatılmalı.
- Uluslararası yarışmalar stratejik araç olarak kullanılmalı; ödüller sistem dönüşümüne entegre edilmeli.
- Tadım panelistliği profesyonel kariyer olarak desteklenmeli.
- Genetik çeşitlilik coğrafi kimlik ve marka değeriyle buluşturulmalı.
- Dökme ihracat azaltılarak markalı ihracat teşvik edilmeli.

