Hedeflenenin 2,4 katı talep gören 7 yıl vadeli İslami finansman (Murabaha) anlaşması, bir Türk şirketi tarafından yapılan en büyük kurumsal sendikasyon olarak tarihe geçti.
Turkcell, Türkiye’nin 5G’ye geçiş sürecinde stratejik bir hamle yaparak, uluslararası piyasalardan 1 milyar dolarlık Murabaha sendikasyon kredisi sağladığını duyurdu. Orta Doğu’da artan jeopolitik risklerin finansmana erişimi zorlaştırdığı bir dönemde gerçekleştirilen bu işlem, bir Türk şirketi tarafından yapılan bugüne kadarki en büyük kurumsal Murabaha sendikasyonu olarak tarihe geçti.
Başlangıçta 500 milyon dolar olarak planlanan kredi, başta Körfez merkezli olmak üzere uluslararası bankalardan hedeflenenin 2,4 katı talep gördü. Bu yoğun ilgi üzerine kredi tutarı 1 milyar dolara yükseltildi. Sağlanan finansman, Turkcell’in 5G ve yeni nesil iletişim teknolojileri ile dijital altyapı yatırımlarını desteklemek için kullanılacak.
HSBC’nin Lider Banka olarak görev aldığı konsorsiyumda; Kuwait Finance House, BNP Paribas, Dubai Islamic Bank, Emirates NBD ve QNB gibi önde gelen uluslararası bankalar yer aldı. Faizsiz finansman ilkelerine dayalı bu anlaşma, Turkcell’in hem finansman kaynaklarını çeşitlendirmesine hem de uzun vadeli yatırım kapasitesini güçlendirmesine olanak tanıyor.
İşlemin maliyet ve vade yapısı da dikkat çekici. Kredi, yıllık SOFR + %2,14 toplam maliyet oranıyla emsallerine göre oldukça cazip bir seviyeden fiyatlandı. Nihai vadesi piyasa standartlarının üzerinde, 7 yıl olarak belirlenen kredinin, ilk iki yılı anapara geri ödemesiz olacak.
Anlaşmaya ilişkin konuşan Turkcell Grup CFO’su Kamil Kalyon, “Günümüz makroekonomik ve jeopolitik koşulları dikkate alındığında, bu sendikasyon kredisine hedeflenen tutarın 2,4 katı fazla talep gelmesi, Turkcell’in finansal gücünün, sağlam bilanço yapısının ve yatırım stratejisinin uluslararası yatırımcılar tarafından güçlü şekilde desteklendiğini gösteriyor,” dedi.
Finans Hattı Yorumu:
Turkcell’in bu hamlesi, sadece bir kredi anlaşması değil, aynı zamanda zorlu bir küresel konjonktürde elde edilmiş stratejik bir zaferdir. Jeopolitik risklerin zirve yaptığı, finansman maliyetlerinin yükseldiği ve Körfez sermayesinin dahi daha temkinli hareket ettiği bir ortamda, bir Türk şirketinin sadece 1 milyar dolar bulması değil, aynı zamanda bunu rekor taleple, piyasa standartlarının üzerinde bir vadeyle ve rekabetçi bir maliyetle yapması, uluslararası finans piyasalarının Turkcell’in kredi profiline ve yönetim vizyonuna verdiği onayın en somut kanıtıdır. Bu, tam anlamıyla “pozitif bir ayrışma” hikayesidir.
Anlaşmanın yapısı, şirketin finansal zekasını da ortaya koyuyor. Murabaha (İslami finansman) yöntemini tercih ederek finansman kaynaklarını çeşitlendiriyor ve özellikle Körfez’deki likidite havuzundan faydalanıyor. 7 yıllık uzun vade ve 2 yıllık anapara geri ödemesiz dönem ise, 5G gibi uzun soluklu ve başlangıçta yüksek yatırım maliyeti gerektiren bir proje için mükemmel bir finansman modeli sunuyor. Şirket, ilk iki yıl boyunca sadece faiz/kâr payı ödeyerek nakit akışını rahatlatacak ve yatırımlarını daha agresif bir şekilde yapabilecektir.
Bu 1 milyar dolarlık “stratejik savaş sandığı”, Turkcell’e Türkiye’deki 5G yarışında rakiplerine karşı önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır. Finansmanını bu denli güçlü koşullarla güvence altına alan Turkcell, teknoloji ve altyapı yatırımlarını hızlandırarak pazar liderliğini pekiştirme yolunda dev bir adım atmıştır.

