Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası diplomasi trafiği, Türk iş dünyası için yeni fırsat kapılarını aralamaya devam ediyor. Stratejik işbirliklerinin derinleştirilmesi hedefiyle rotanın yeniden Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) çevrildiği bu dönemde, ekonomik ilişkilerin boyutu da genişliyor.
Dev Zirve 16 Şubat’ta Gerçekleşecek
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Şubat tarihinde BAE’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmesi planlanıyor. Bu kritik ziyarete çok sayıda bakanın yanı sıra geniş bir iş insanı heyetinin de katılımı hedefleniyor. Ziyaretin gündeminde sadece diplomatik konular değil, aynı zamanda ticari ve ekonomik işbirliklerini güçlendirecek yoğun görüşme trafiği de yer alıyor.
Hatırlanacağı üzere, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Temmuz 2025‘te Türkiye’ye gelmiş ve bu ziyaret sırasında Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in ilk toplantısı icra edilmişti. Söz konusu temaslar neticesinde iki ülke arasında 7 önemli anlaşma imzalanarak işbirliği zemini sağlamlaştırılmıştı.
Dış Ticaret Hacminde Rekor Rakamlar
Türkiye ile BAE arasındaki ticaret hacmi, son yıllardaki karşılıklı üst düzey ziyaretlerin etkisiyle ivme kazandı. İki ülke arasındaki ticaret verileri incelendiğinde, istikrarlı bir büyüme göze çarpıyor. Özellikle 2024 ve 2025 yılları arasındaki artış dikkat çekici boyutlara ulaştı.
Yıllara Göre Türkiye-BAE Ticaret Tablosu
| Yıl | Türkiye’nin İhracatı | Türkiye’nin İthalatı | Toplam Hacim |
|---|---|---|---|
| 2024 | 8,3 Milyar Dolar | 7,4 Milyar Dolar | 15,7 Milyar Dolar |
| 2025 | 9,3 Milyar Dolar | 9,7 Milyar Dolar | 19 Milyar Dolar |
Geçtiğimiz yıl BAE’ye yapılan ihracatta aslan payını mücevher sektörü aldı. İhracat kalemleri arasında 4,9 milyar dolar ile “kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherci eşyası, metal paralar” faslı zirveye oturdu.
İş Dünyasından “Stratejik Ortaklık” Vurgusu
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Birleşik Arap Emirlikleri İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Akarca, iki ülke ilişkilerinin geldiği noktayı değerlendirdi. Ekonomik ilişkilerin artık kurumsallaşmış ve çok boyutlu bir yapıya büründüğünü belirten Akarca, şu ifadeleri kullandı:
“Bu rakamlar, BAE’nin Türkiye açısından en önemli ticaret ortaklarından biri olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bu tabloyu, ‘işimiz ticari diplomasi’ anlayışıyla şekillenen uzun vadeli bir sürecin sonucu olarak değerlendiriyoruz. Son yıllarda artan üst düzey temaslar, düzenli iş konseyi faaliyetleri ve özel sektör etkileşimi, ekonomik ilişkilerin sadece hacim olarak değil, nitelik olarak da güçlenmesini sağladı.”
Sektörel Çeşitlilik ve Teknoloji Atağı
Mehmet Ali Akarca, ihracatta geleneksel sektörlerin gücünü koruduğunu ancak yüksek teknolojili alanlarda da Türk firmalarının varlığının arttığını dile getirdi. Akarca’nın değerlendirmelerine göre öne çıkan sektörler şunlar:
- Geleneksel Güçlü Sektörler: Mücevher, makine ve ekipman, inşaat malzemeleri, gıda, otomotiv, kimya ve savunma sanayisi.
- Yükselen Değerler: Dijital teknolojiler, yazılım, yapay zeka, siber güvenlik ve finansal teknolojiler.
Akarca, “Türkiye’nin BAE’ye ihracatında mücevher, makine ve ekipman, inşaat malzemeleri ile gıda sektörleri, güçlü talep yapısı sayesinde avantajlı konumda yer alıyor. Bunun yanında dijital teknolojiler, yazılım ve siber güvenlik gibi yüksek katma değerli alanlar da Türkiye’nin üretim esnekliği ve mühendislik kabiliyeti sayesinde rekabet üstünlüğü sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Hedef: 40 Milyar Dolar
İki ülke arasındaki ticaretin geleceğine dair projeksiyonlarını paylaşan Akarca, Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (CEPA) etkilerine dikkat çekti. “Türkiye-BAE dış ticaretinin bu yıl da istikrarlı seyir izlemesini bekliyoruz” diyen Akarca, nihai hedefin ticaret hacmini 40 milyar dolarlık seviyeye çıkarmak olduğunu vurguladı.
Bu süreçteki önceliklerinin sadece hacim artışı olmadığının altını çizen Akarca, “İhracatın daha dengeli, çeşitlenmiş ve yüksek katma değerli bir yapıya kavuşmasıdır. Özellikle teknoloji ve hizmet ihracatının payının artması, bu dönüşümün önemli bir göstergesi olacak” dedi.
Ziyaretler Somut İşbirliklerine Dönüşmeli
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaklaşan ziyaretini ekonomik ilişkilerin derinleşmesi adına bir eşik olarak niteleyen Akarca, beklentilerini şöyle sıraladı:
“Temasların, iş dünyası etkileşimini artıran toplantılar, ortak yatırım ve proje geliştirme alanları ile özel sektörün önünü açacak düzenlemeler etrafında şekillenmesini bekliyoruz. Türkiye-BAE ilişkilerini bugün sadece bir dış ticaret ilişkisi olarak değil, stratejik bir ekonomik ortaklık olarak değerlendirmek gerekiyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Türk firmalarının BAE pazarında daha kalıcı hale gelmesi, ortak yatırımların artması ve iki ülkenin birlikte üçüncü pazarlarda daha güçlü şekilde yer alması. İş Konseyi olarak, bu güçlü zemini somut işbirliklerine dönüştürmeye devam edeceğiz.”

