Milyarlarca Dolarlık Plan Devreye Girdi, Yatırım Bankalarına Teklif Çağrısı Gönderildi
Türkiye ekonomisinde son yılların en büyük ve en stratejik özelleştirme operasyonlarından biri için düğmeye basıldı. Hükümet, İstanbul’un iki yakasını birleştiren 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile birlikte bir dizi otoyolun işletme haklarının devrine yönelik milyarlarca dolarlık planı yeniden devreye aldı. Bloomberg’in haberine göre, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), bu devasa işlemin danışmanlığı için ulusal ve uluslararası yatırım bankalarına resmi teklif çağrısı gönderdi.
Görüşmelerin henüz erken aşamada olduğu belirtilirken, bu hamle, Hazine’ye milyarlarca dolarlık taze döviz girdisi sağlama potansiyeli taşıması nedeniyle hem yurt içi hem de yurt dışı finans çevrelerinde büyük bir heyecan yarattı.
12 Yıl Sonra Yeniden Masada: Hedef 7 Milyar Doların Üzeri
Aslında bu plan, piyasalar için yeni değil. Aynı köprüler ve yaklaşık 2.000 kilometrelik otoyol ağı, 2012 yılında da özelleştirilmeye çalışılmıştı. O dönem yapılan ihaleyi 5,7 milyar dolarlık teklifle Koç Holding, Malezyalı UEM Group Berhad ve Gözde Girişim Sermayesi’nden oluşan bir konsorsiyum kazanmıştı.
Ancak, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bu teklifi “düşük” bularak ihaleyi iptal etmiş ve işletme haklarını 7 milyar dolardan daha düşük bir fiyata satmanın “ihanet” olacağını söylemişti. Şimdi, 12 yıl aradan sonra, ekonomi yönetiminin bu varlıklar için 7 milyar doların da üzerinde bir değerleme hedefleyeceği öngörülüyor.
Finans Hattı Yorum:
Köprü ve otoyol işletme haklarının yeniden özelleştirme gündemine alınması, sadece bir varlık satışı değil, aynı zamanda Türkiye ekonomi yönetiminin yeni dönemdeki stratejisini, önceliklerini ve vizyonunu ortaya koyan, son derece kritik ve çok katmanlı bir hamledir.
1. “Doğrudan Yabancı Yatırım” (FDI) Çekme Stratejisi: Bu, ekonomi yönetiminin son dönemde Borsa İstanbul’a ve tahvil piyasasına gelen “portföy yatırımlarının” (sıcak para) ötesinde, ülkeye uzun vadeli, kalıcı ve büyük ölçekli “doğrudan yabancı yatırım” çekme arzusunun en somut adımıdır. Bu büyüklükteki bir özelleştirme, ancak Körfez ülkelerindeki egemen varlık fonları, büyük altyapı fonları veya uluslararası emeklilik fonları gibi dev küresel oyuncuların ilgisini çekebilir. Bu, Türkiye’ye yönelik yatırımcı güveninin en büyük testi olacaktır.
2. Bütçeye “Döviz Dopingi” ve Cari Açığa İlaç: Başarılı bir özelleştirme, Türkiye’ye tek kalemde milyarlarca dolarlık bir döviz girdisi sağlayacaktır. Bu, birkaç önemli makroekonomik fayda sağlar:
-
Merkez Bankası Rezervlerini Güçlendirir: TCMB’nin rezerv pozisyonunu daha da sağlamlaştırır.
-
Cari Açığın Finansmanını Kolaylaştırır: Yılın geri kalanındaki cari açığın finansmanı için önemli bir kaynak yaratır.
-
Bütçe Açığını Düşürür: Hazine’ye aktarılacak olan bu kaynak, bütçe açığının hedeflenenin altında kalmasına yardımcı olur ve borçlanma ihtiyacını azaltır.
3. “Öngörülebilir, Nakit Akışı Garanti” Varlık: Köprüler ve otoyollar, yatırımcılar için en cazip varlık türlerinden biridir. Çünkü;
-
Nakit Akışı Öngörülebilirdir: Geçiş ücretleri sayesinde istikrarlı ve öngörülebilir bir nakit akışı yaratırlar.
-
Enflasyona Karşı Korumalıdır: Geçiş ücretleri genellikle enflasyona veya dövize endeksli olarak artırıldığı için, enflasyona karşı doğal bir koruma (hedge) sağlarlar.
-
Talep Esnekliği Düşüktür: Stratejik konumları nedeniyle, bu varlıklara olan talep ekonomideki dalgalanmalardan daha az etkilenir.
Bu özellikler, özellikle uzun vadeli ve düşük riskli getiri arayan emeklilik ve altyapı fonları için bu özelleştirmeyi son derece cazip kılmaktadır.
4. Siyasi ve Sosyal Boyut: Bu özelleştirmenin en hassas yönü ise siyasi ve sosyal boyutudur. Kamuoyunda, ülkenin en stratejik ve en kârlı varlıklarının yabancılara satılmasına yönelik eleştiriler yükselebilir. Ayrıca, özelleştirme sonrası dönemde geçiş ücretlerine yapılacak zamlar da her zaman bir siyasi tartışma konusu olacaktır. Hükümetin, bu süreci şeffaf bir şekilde yönetmesi ve kamu yararını gözeten bir sözleşme yapısı oluşturması, projenin başarısı için kritik önem taşıyacaktır.
