Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde (UEZ 2026) küresel gelişmeler ve Türkiye’nin sanayi alanındaki ilerlemeleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, ülkenin küresel ticaretteki payını ikiye katladığını ve imalat sanayi katma değerini önemli ölçüde artırdığını belirtti.
Türkiye’nin Ekonomik Büyüme Performansı
Bakan Kacır, Türkiye’nin küresel ticaretteki payını %0,55’ten %1,07’ye, küresel üretim katma değerindeki payını ise %0,69’dan %1,38’e yükselttiğini ifade etti. 2002 yılında 41 milyar dolar olan imalat sanayi katma değerinin, geçtiğimiz yıl 246 milyar dolara ulaştığını vurgulayan Kacır, bu artışın dünyadaki genel hızın çok üzerinde bir performansla gerçekleştiğini dile getirdi. “Dünyanın hızıyla gitmiş olsaydık, biz ancak 123 milyar dolar sanayi katma değeri üretmiş olacaktık. Yani ortaya koyduğumuz daha ileri performans sayesinde bunun tam iki misli 246 milyar dolar imalat sanayi katma değer üretmeyi başardık,” şeklinde konuştu.
Savunma Sanayi ve İHA Pazarındaki Hakimiyet
Sektörlerin ihracat kabiliyetine dikkat çeken Bakan Kacır, askeri insansız hava aracı (İHA) pazarının küresel düzeyde üçte ikisinin Türk firmalarının kontrolünde olduğunu belirtti. Türkiye’nin pek çok alanda Avrupa’nın ilk 5 üretici ülkesi arasında yer aldığını ve gelecek dönemde üretim kapasitelerini daha da ileriye taşıma hedefinde olduklarını söyledi.
Pandemi Sonrası Üretim Karşılaştırması
Avrupa’nın önde gelen sanayi ülkelerinin pandemi öncesi üretim seviyelerinin gerisinde kaldığını belirten Kacır, şu karşılaştırmayı yaptı:
- Fransa’da üretim düzeyi pandemi öncesinin %3 daha altında.
- İtalya’da üretim düzeyi pandemi öncesinin %5,4 daha altında.
- Almanya’da üretim düzeyi 2020 yılı Ocak ayının %11,8 daha gerisinde.
- Türkiye’de ise sanayi üretim düzeyi 2020 yılı Ocak ayının %31 daha yukarısında.
Rekabetçi İhracatçı Ülke Konumu
Kacır, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı, dinamik üretim, teknoloji, AR-GE ve inovasyon ekosistemi sayesinde salgın sonrası dönemin kazanan ülkelerinden biri olmayı başardığının altını çizdi. Geçen yıl 112 milyar dolarlık yüksek ve orta-yüksek teknoloji ürünü ihracatı yapıldığını belirtti. “Son 5 yıla baktığımızda, Türkiye’nin ihracattaki artışının tamamının yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünlerden geldiğini de ifade edebiliriz,” dedi. Türkiye’nin, Çin’den sonra rekabet gücü en hızlı yükselen ihracatçı ülke konumuna geldiğini vurguladı.
AR-GE ve İnovasyon Yatırımları
Milli gelirin %1,5’inin AR-GE’ye ayrıldığını ve bu kaynağın 20 milyar dolara ulaştığını belirten Kacır, Türk özel sektörünün yıllık 14 milyar dolara yakın AR-GE yatırımı yaptığını kaydetti. Patent başvuru sayısının 11 bini aştığını ve 114 teknoparkta 12.800’den fazla teknoloji girişiminin faaliyet gösterdiğini bildirdi.
Savunma Sanayiindeki Dönüşüm
23 yıl önce yıllık 1 milyar dolar olan savunma ve havacılık sektörünün, bugün 20 milyar doların üzerinde satış geliri elde ettiğini ve ihracatının 248 milyon dolardan 10 milyar doların üzerine çıktığını anlatan Kacır, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatında dünyada 11. sıraya yükseldiğini belirtti. Sektörde 1400’den fazla AR-GE projesinin yürütüldüğünü ve yaklaşık 150 milyar dolarlık sözleşme büyüklüğüyle geleceğe yönelik bir perspektifin olduğunu söyledi. “Savunma ve havacılık sektöründeki başarılar altın tepside sunulmadı,” diyerek, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla geliştirdiği alt sistemlerin ülkeye benzersiz bir kabiliyet kazandırdığını ifade etti.
Yüksek Teknoloji Yatırımları ve Destekler
Bakan Kacır, yüksek teknoloji yatırımlarını teşvik etmek amacıyla Merkez Bankası ile birlikte 500 milyar liralık Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programını başlattıklarını ve bugüne kadar 77 projeye, toplamda 400 milyar liranın üzerinde destek sağladıklarını bildirdi. Ayrıca, HIT-30 programı kapsamında 2030’a kadar 30 milyar dolarlık devlet desteğiyle mobilite, sağlıklı yaşam, dijital teknolojiler, haberleşme, uzay, yeşil enerji ve yarı iletkenler gibi alanlarda büyük ölçekli yatırımların destekleneceğini belirtti.
Nükleer Enerji ve Yerli Üretim Hedefleri
Navigasyon altyapısı ve harita yazılımlarının yerli ve milli olarak geliştirildiğini belirten Kacır, 2026’nın Türkiye’nin nükleer enerjiden faydalanmaya başlayacağı bir yıl olacağını söyledi. Akkuyu Projesi’nin ardından ikinci ve üçüncü nükleer enerji santrali projelerinin de hayata geçirileceğini ifade etti. Türkiye’nin 2030’a kadar kendi nükleer modüler reaktörünü geliştirme programının da kritik bir adım olduğunu kaydetti.
Teknoloji Hamlesi ve Bölgesel Kalkınma
Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında 216 projeye destek verildiğini ve bu projeler tamamlandığında ticaret dengesine yılda 12 milyar dolar katkı sağlanacağını vurgulayan Kacır, yerel kalkınma hamlesiyle tarım, hayvancılık, turizm, sağlık, madencilik gibi sektörlerdeki fırsatların değerlendirilerek 81 ilin topyekun kalkınmasını hedeflediklerini ekledi.












