Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, küresel ticaretteki zorluklara, jeopolitik risklere ve arz fazlasına rağmen Türk limancılık sektörünün gösterdiği performansı değerlendirdi. Sektörün pandemi sonrası geçici büyüme dönemini geride bırakarak yapısal bir yeniden dengeleme sürecine girdiğini belirten Erçelik, 2025 yılında elde edilen verilerle Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaşıldığını açıkladı. Erçelik, değişen rekabet koşullarında operasyonel verimliliğin ve maliyet yönetiminin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Denizcilik Sektörü Neden Yapısal Bir Dönüşümden Geçiyor?
Küresel denizcilik sektörü, pandemi sonrası dönemde yaşanan hızlı gemi kapasite artışlarıyla birlikte arz fazlası sorunuyla karşı karşıya kaldı. Bu durum navlun fiyatlarının gerilemesine ve rekabetin sertleşmesine neden olurken, jeopolitik gerilimler ve güvenlik endişeleri rotalarda zorunlu değişiklikleri beraberinde getirdi. TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, ABD’nin korumacı tarife politikaları ve Avrupa Birliği’nin iklim odaklı yeni düzenlemelerinin ticaret akışında dalgalanmalar yarattığını ifade etti. Sektör büyümeye devam etse de öngörülebilirliğin azaldığına dikkat çeken Erçelik, şu tespitte bulundu:
“İşletmeler açısından operasyonel verimlilik, maliyet kontrolü ve doğru stratejik konumlanma artık kaçınılmaz bir rekabet gereği hâline geldi.”
Jeopolitik Gelişmeler Lojistik Haritasını Nasıl Etkiliyor?
ABD tarafından uygulanan genişletilmiş gümrük tarifeleri ve artan maliyet baskıları, küresel tedarik zincirinde “Nearshoring” (yakın kıyıya taşıma) eğilimini güçlendiriyor. Bu durum bölgesel merkezlerin (hub) önemini artırırken, ülkeler arası lojistik entegrasyon çabalarını da hızlandırıyor. Erçelik, bu kapsamda Orta Koridor, Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve Hindistan-Orta Doğu ve Avrupa Koridoru gibi hatlara entegrasyonun, liman ve demir yolu bağlantılarını içeren çok modlu yatırımlarla desteklendiğini belirtti.
Özellikle Karadeniz’deki savaş ortamı ve Kızıldeniz–Süveyş hattındaki riskler, sefer sürelerini uzatarak maliyetleri artırıyor. Bu belirsizlik ortamında, hizmet güvenilirliği yüksek ve hinterland bağlantıları güçlü olan limanların pozitif ayrıştığını belirten Erçelik, rota esnekliği ve operasyonel dayanıklılığın rekabetin temel belirleyicisi olduğunu vurguladı.
2025 Yılında Hangi Rekorlar Kırıldı?
Türkiye’deki limancılık sektörü, küresel yavaşlama sinyallerine ve zorlu dinamiklere rağmen 2025 yılında tarihi bir başarıya imza attı. Hem dış ticaretin hem de bölgesel lojistik akışların ana taşıyıcısı olan Türk limanlarında kaydedilen rekor veriler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Yük / Hizmet Türü | Gerçekleşen Miktar (2025) | Artış Oranı (%) |
|---|---|---|
| Toplam Yük Elleçlemesi | 553,2 Milyon Ton | %4 |
| Kuru Dökme + Genel Yük | 226,8 Milyon Ton | %8 |
| Sıvı Dökme Yük | 169,7 Milyon Ton | %4,6 |
| Konteyner Hacmi | 14 Milyon TEU | %3,5 |
| Ro-Ro Araç Taşıması | 2 Milyon 967 Bin 284 Adet | %9 |
| Kruvaziyer Yolcu Sayısı | 2 Milyon 138 Bin | %12,5 |
| Denizyoluyla Yurt Dışı Taşıma | 414,4 Milyon Ton | %3,8 |
Yeşil Dönüşüm ve Gelecek Vizyonu Nasıl Olmalı?
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) 2030 hedefleri ile AB’nin Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve FuelEU Maritime gibi düzenlemeleri, karbon maliyetlerini sektörün ana gündem maddesi haline getiriyor. Erçelik, limanların yatırım önceliklerinin bu takvime göre şekillendiğini; sahil elektriği (OPS), yenilenebilir enerji altyapısı ve dijitalleşmenin artık sadece çevresel uyum değil, stratejik bir tercih nedeni olduğunu ifade etti.
Türkiye limanlarının kalıcı rekabet gücü elde edebilmesi için şu unsurların önemine dikkat çekildi:
- Planlı kapasite yönetimi ve lojistik entegrasyonun sağlanması.
- Liman-demir yolu ve geri saha bütünlüğünün güçlendirilmesi.
- Finansmana erişimin kolaylaştırılması ve teşvik mekanizmalarının netleşmesi.
- İşletme süreleri ile yatırım geri dönüş süreleri arasında uyumun sağlanması.
Sonuç olarak, 2025 yılındaki rekor performansın Türk limancılığının dayanıklılığını kanıtladığını belirten Erçelik, yatırımlarını zamanında ve bütüncül bir planlamayla hayata geçiren limanların rekabette öne çıkacağını sözlerine ekledi.

