Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Başkanı Mesut Çakmak, Türk un sanayisinin küresel arenadaki gücünü koruyabilmesi ve ihracat hedeflerine ulaşabilmesi adına kritik açıklamalarda bulundu. Sektörün dünya pazarındaki bilinirliğinin artırılması noktasında geçmişte faaliyet gösteren tanıtım gruplarının önemine değinen Çakmak, bu yapıların daha sıkı denetimlerle yeniden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Küresel Rekabet ve Tanıtım İhtiyacı
Küçük işletmelerden oluşan ancak uluslararası pazarda büyük hedefleri bulunan sektörler için kurumsal yapılanmaların hayati önem taşıdığını belirten Mesut Çakmak, kapatılan tanıtım gruplarının eksikliğinin hissedildiğini vurguladı. Çakmak, “Bu yapıları amacı dışında kullananlar olmuş olabilir ancak kurunun yanında yaş da yanmamalıdır. Tanıtım gruplarının payı, sektörlerimizin dünya pazarlarındaki bilinirliğinde oldukça büyüktü” ifadelerini kullandı.
Dünya ekonomisindeki değişim sürecine, ambargolara, kotalara ve siyasi kararların yarattığı belirsizliklere dikkat çeken TUSAF Başkanı, şunları kaydetti:
“Afrika ve Orta Doğu gibi ana pazarlarımızda; Rusya, Hindistan ve Mısır gibi düşük maliyetli rakiplerle mücadele ediyoruz. Kalitemizle öne çıksak da bunu daha fazla anlatmaya mecburuz. Dünyanın önde gelen fuarlarında ‘Türk Malı’ olarak yer almak ve kendimizi anlatmak zorundayız.”
Fuar Maliyetleri ve Toplu Katılım Avantajı
Rekabet gücünü korumak için fuar katılımlarının şart olduğunu dile getiren Çakmak, tanıtım gruplarının toplu katılım organizasyonlarıyla maliyet avantajı sağladığını hatırlattı. Sıkı bir denetim mekanizması şartıyla bu grupların tekrar oluşturulması ve desteklenmesi gerektiğini savundu.
İhracat Rakamları ve Hedefler
Türk un sanayisinin üretim altyapısı ve ihracat ağıyla Türkiye’nin gıda arz güvenliğinde stratejik bir rol oynadığını belirten Çakmak, 2025 yılı performansını ve 2026 hedeflerini paylaştı. 2025 yılında ihracatın bir önceki yıla kıyasla yüzde 22,5 düşüşle yaklaşık 2,3 milyon ton seviyesinde tamamlandığını belirten Çakmak, bu durumu sanayiciden kaynaklanmayan bir “yol kazası” olarak nitelendirdi. Sektörün 2026 hedefi ise 3 milyon tonu aşmak olarak belirlendi.
Sektörün pazar çeşitliliğini koruduğunu ve katma değerli ürünlere yöneldiğini ifade eden Çakmak, ortalama ihracat fiyatının ton başına 373 dolar seviyesine yükseltildiğini vurguladı. Tanıtım grubu gibi katalizörlerle bu rakamların daha da yukarı çekilebileceğine inanılıyor.
Pazar Analizi: Irak Düşüşü ve Suriye Yükselişi
Çakmak, bölgesel pazarlardaki son durumu şu verilerle özetledi:
- Irak Pazarı: Keyfi uygulamalar nedeniyle ihracat aylık 77 bin ton seviyelerinden 8 bin tona kadar geriledi. Kuzey Irak nüfusunun sadece 8 milyon olduğunu, asıl hacmin güneyde bulunduğunu belirten Çakmak, keyfi engellerin kalkmasıyla pazarın geri kazanılacağını belirtti.
- Suriye Pazarı: Aralık 2025’te Suriye’ye ihracat 56 bin 972 ton ve 19,7 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2025 genelinde ise 629 bin 727 ton hacme ve 214,3 milyon dolar değere ulaşıldı. 2026 Ocak ayında ihracat 60 bin ton seviyelerine yaklaştı.
Fiyat Politikası ve Üretim Beklentileri
Un fiyatlarına ilişkin spekülasyonlara da yanıt veren TUSAF Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) fiyat artırmadığı sürece zam beklenmemesi gerektiğini söyledi. Maliyetlerdeki yüzde 27‘lik artışa rağmen Eylül ayından bu yana una zam yapılmadığını belirten Çakmak, “TMO fiyat artırmadığı sürece biz de zam yapmak istemiyoruz” dedi. Ayrıca sektör kapasitesinin 40 milyon tonlardan 30 milyon tonlara gerilediği, önümüzdeki süreçte 20 milyon ton bandına düşme riski olduğu uyarısında bulundu.
2026 Buğday Beklentisi: Ocak ayından itibaren gelen yağışların rekolte beklentisini artırdığını belirten Çakmak, bahar yağışlarının da olumlu olması halinde üretimin 20 milyon tonun üzerine çıkabileceğini, bu durumda un ihracatının 3,5 milyon ton seviyesini aşabileceğini öngördü.
Ekmekte Yeni Dönem: Kepek Oranı Artıyor
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ekmek tebliğinde yapmayı planladığı değişikliğe değinen Çakmak, ekmekteki kepek oranının ciddi oranda artırılacağını açıkladı. Mevcut durumda yüzde 3-5 olan kepek oranının, hedeflenen modelde yüzde 40 seviyelerine çıkarılması bekleniyor.
| Mevcut Durum | Yeni Düzenleme Hedefi | Beklenen Fayda |
|---|---|---|
| %3 – %5 Kepek Oranı | ~%40 Kepek Oranı (Tam Buğday) | Daha yüksek besin değeri ve halk sağlığına katkı |
Çakmak, “Normalde buğdayın yüzde 20-25’i kepek olarak ayrılıyor. Yeni düzenleme ile bu kısım una geri kazandırılacak. Fabrikalarımızın teknolojisi buna uygun. Önümüzdeki bir yıl içinde ekmek üretiminde kullanılan unun yüzde 40’ı tam buğday unundan oluşacak. Bu hem sağlığa katkı sağlayacak hem de fiyat çeşitliliğini önleyecek” diyerek sözlerini tamamladı.
