Neuberger Berman Direktörü Kaan Nazlı: “Enflasyon yılı %31’de kapatabilir, TCMB Aralık’ta 100-150 baz puan faiz indirebilir.” Nazlı, yabancının hala ‘bekle-gör’de olduğunu da ekledi.
Yatırım yönetimi şirketi Neuberger Berman Gelişen Ülkeler Direktörü Kaan Nazlı, Türkiye piyasalarına yönelik önemli değerlendirmelerde bulunarak yabancı yatırımcı girişlerinin kayıpları telafi edip artıya geçtiğini belirtirken, TCMB’den yılın son toplantısında bir faiz indirimi hamlesi beklediğini ifade etti.
CNBC-e canlı yayınına katılan Nazlı, “Türkiye özelinde hisse ve tahvil piyasalarında yaşanan çıkış büyük ölçüde geri döndü. Hisse senetlerine 32 milyar dolar, tahvile 16 milyar dolar civarında giriş oldu. Bu rakamlar hisse senetlerinde yılbaşına göre 1,5 milyar dolar, tahvil piyasasında ise 1 milyar dolar fazla anlamına geliyor. Dolayısıyla kayıplar yerine konduğu gibi, artıya da geçildiği söylenebilir,” dedi.
“TCMB Aralık’ta 100-150 Baz Puan İndirebilir”
Enflasyon ve para politikasına ilişkin beklentilerini de paylaşan Nazlı, “2025 yılının %31 civarında enflasyonla kapanmasını bekliyoruz. TCMB son toplantıda 100-150 baz puan indirim yapabilir,” öngörüsünde bulundu. Nazlı, gelecek yıl için en önemli faktörlerin enflasyonun seyri, TCMB’nin buna tepkisi, asgari ücret ve kamu ücreti görüşmeleri olacağını vurguladı.
Yabancı yatırımcının pozisyonuna da değinen Nazlı, “Genel kanı enflasyonun %30’lardan, %20’lere düşeceği ama halen %25 eşiğinin aşılıp, aşılamayacağı belirsizliği var. Bu da tahvil piyasalarına girişi büyük ölçüde etkileyecek. Yabancılar halen verilerin gelişini bekler bir tutum içinde,” şeklinde konuştu.
Nazlı, kısa vadeli yatırım araçlarında “carry trade”in önde geldiğini ancak bunun aşılması için enflasyonda daha belirgin bir düşüş gerektiğini belirtti. Borç çevirme rasyolarındaki düşüşün tahvil piyasası için olumlu olduğunu ancak başlayacak mahkeme süreçlerinin önce hisse senetlerinde, sonra tahvil piyasasında olumsuz yansımaları olabileceği uyarısında bulundu.
Finans Hattı Yorumu:
Kaan Nazlı’nın analizi, Türkiye ekonomisine yönelik yabancı algısını anlamak için kritik ipuçları içeriyor. Yılbaşından bu yana yaşanan net 2,5 milyar dolarlık giriş, ortodoks politikalara dönüşün ve sunulan yüksek reel faizin yabancı yatırımcıyı cezbettiğini net bir şekilde gösteriyor. Bu, “kayıpların telafi edilmesi” aşamasının aşıldığı ve artık “yeni sermaye” girişinin başladığı anlamına gelen çok pozitif bir gelişmedir.
Ancak Nazlı’nın “yabancılar halen verilerin gelişini bekler bir tutum içinde” tespiti, madalyonun diğer yüzünü, yani bu ilginin hala “kırılgan” ve “şartlı” olduğunu ortaya koyuyor. Yabancı yatırımcı şu anda ikiye bölünmüş durumda: Bir yanda, Nazlı’nın da belirttiği gibi, yüksek faizden yararlanmak isteyen “carry trade” odaklı, kısa vadeli ve sıcak para var. Diğer yanda ise, Türkiye’nin dezenflasyon hikayesine inanıp daha uzun vadeli pozisyon almak isteyen, ancak bunun için enflasyonun kalıcı olarak düştüğünü görmek isteyen “bekle-gör” modundaki stratejik yatırımcılar bulunuyor. İşte bu ikinci grubun tam olarak ikna olması için, %25 enflasyon eşiğinin aşılması ve düşüşün sürdürülebilirliğinin kanıtlanması gerekiyor.
Nazlı’nın TCMB’den Aralık ayında bir faiz indirimi beklemesi ise piyasadaki genel kanıyla örtüşüyor. Enflasyondaki düşüş eğilimi ve ekonomiyi bir miktar destekleme isteği, TCMB’ye yılın son toplantısında sembolik de olsa bir “gevşeme” adımı atması için alan tanıyabilir. Ancak bu indirimin dozu ve sonrasında verilecek mesajlar, yabancının “bekle-gör” modundan çıkıp çıkmayacağını belirleyecek en kritik faktör olacaktır. Piyasalar için asıl hikaye, Nazlı’nın da altını çizdiği gibi, 2026’da enflasyonla mücadelenin ne kadar kararlılıkla devam edeceği ve ücret artışlarının bu süreci baltalayıp baltalamayacağıdır.

