Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır’da katıldığı bir iş dünyası buluşmasında yaptığı konuşmada, küresel ekonominin içinde bulunduğu hassas döneme ve Türkiye’nin bu süreçteki konumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, “Dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini, burayı anlamadan Türkiye’yi ve bulunduğumuz bölgeyi tartışmak eksik kalır” ifadesiyle sözlerine başladı.
Küresel Ekonomide Yavaşlama ve Ticarette Daralma
Yılmaz, küresel büyüme ve ticaretin uzun yıllardır ortalamanın altında seyrettiğini belirtti. Geçen yıl küresel ekonominin yaklaşık %3 büyüdüğünü ve bu yıl da benzer bir oranın beklendiğini ancak yaşanan savaşların bu tahmini daha da aşağı çekebileceği ihtimaline dikkat çekti. Eskiden büyüme hızının üzerinde seyreden küresel ticaretin, son dönemlerde ülkelerin içine kapanması, korumacılığın artması ve tarife savaşları nedeniyle ekonomik büyümenin gerisinde kaldığını vurguladı.
Teknolojik ve Yeşil Dönüşümün Etkileri
Dünyanın salgınlar, savaşlar ve jeopolitik gerilimler gibi pek çok önemli hadiseyle dönüştüğünü ifade eden Yılmaz, bu durumun ekonomik yapıyı da etkilediğini söyledi. Küresel ölçekte bir güç mücadelesi ve teknolojik dönüşüm yaşandığını belirten Yılmaz, dijitalleşme, yapay zeka ve yeni üretim biçimlerinin ortaya çıkışına işaret etti. “Her alanı değiştiren dijital ve yeşil dönüşüm” sürecinin iklim tartışmalarıyla birlikte karbon salınımının azaltılması, enerjinin daha verimli kullanılması ve dijital imkanların değerlendirilmesi gibi yeni bir dünya inşa ettiğini kaydetti. Bu iki büyük değişimin (çekişmeler/savaşlar ve teknolojik dönüşümler) bir arada yaşandığı bu dönemde Türkiye’nin kendine bir yol çizmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin Ekonomik Politikaları ve Enflasyonla Mücadele
Türkiye’nin bu küresel süreçleri başarıyla yönettiğine inandığını söyleyen Yılmaz, makro finansal istikrarı sağlamaya ve enflasyonu düşürmeye odaklandıklarını belirtti. Bu süreçte, kapasitesi artmış ekonomiyi koruma ve geliştirme gayretinde olduklarını vurguladı. Dengeli büyüme anlayışıyla, yalnızca tüketim yerine yatırımla, üretimle ve ihracatla büyüyen, iç ve dış talepten beslenen bir model izlediklerini açıkladı. Bu modelle enflasyonu düşüreceklerine inandığını, zira enflasyonu düşürürken büyümeyi belli bir seviyede tutmanın ciddi bir çaba gerektirdiğini ifade etti. Yılmaz, son 3 yıldır, dünya ortalamasının üzerinde büyüme ve artan yatırımlarla birlikte işsizliği tek haneli rakamlarda tutarak enflasyonu düşürmeyi başardıklarını belirtti.
Güncel Enflasyon Verileri ve Etkileyen Faktörler
Enflasyon oranının en son %30,7 seviyesine gerilediğini açıklayan Yılmaz, bu düşüşte tarım sektöründeki kuraklık ve don gibi olumsuzlukların gıda fiyatlarını etkileyerek enflasyon politikalarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Temel mallarda enflasyonun %16’ya kadar düştüğünü, ancak kira ve eğitim gibi hizmet enflasyonunun biraz daha gecikmeli olarak çözülme gösterdiğini söyledi. Bu yıl %20’nin altını hedeflediklerini ancak bölgelerindeki savaşın tüm dünyadaki bu görünümü etkilediğini belirtti.
Bölgesel Savaşların Ekonomik Etkileri
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi savaşın tetiklediği hadiselerin enerji piyasaları üzerinde ciddi etkiler yarattığına işaret eden Yılmaz, bölgenin dünya petrol arzının %20’sini ve sıvılaştırılmış doğal gazın %25’ini karşıladığını hatırlattı. Gübre ve diğer kritik girdiler açısından da bölgenin önemine dikkat çekti. Yaşanan savaşın büyük insani ve çevresel maliyetler üretmenin yanı sıra küresel ekonomiyi de etkilediğini ve petrol fiyatlarının yakından takip edildiğini belirtti.
Barış Çabaları ve Diplomatik Girişimler
Türkiye’nin savaş çıkmaması için büyük çaba gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm kurumların barış çabalarına katkı sağladığını söyledi. İsrail’in kışkırtmaları ve ardından yaşanan saldırılarla savaşın başladığını, İran’ın da komşu ülkelere saldırılar yapmasıyla tablonun karmaşıklaştığını belirtti. Tüm gücüyle savaşın bir an önce sona ermesi için gayret gösterdiklerini ve tüm diplomatik imkanların kullanıldığını ifade etti.
Savaşın Ekonomik Maliyetleri ve Kalıcı Barış Dileği
Savaşın uzamasının maliyetleri daha da derinleştireceğini vurgulayan Yılmaz, savaş bittikten sonra bile tahribatın telafisinin zaman alacağını söyledi. Ateşkesin kalıcı bir barışla sonuçlanmasını ümit ettiklerini belirten Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti olarak bu çerçevede her türlü gayreti gösterdiklerini kaydetti. Pakistan’ın bu süreçteki tutumunu takdir ettiklerini ifade ederken, savaşın etnik ve mezhebi kimlikler üzerinden körüklenmeye çalışıldığına dair endişelerini dile getirdi.
- Yılmaz, enflasyonun %30,7’ye gerilediğini açıkladı.
- Tarım sektöründeki olumsuzluklar enflasyonu etkiledi.
- Hizmet enflasyonunda gecikmeli bir çözüm bekleniyor.
- Küresel savaşlar, enerji piyasalarını ve genel ekonomiyi etkiliyor.
- Türkiye, barışın sağlanması için diplomatik çabalarını sürdürüyor.












