Tüketicinin Market Sepeti ve Zaman Algısı Yeniden Şekilleniyor
Getir ve Veri Enstitüsü’nün 1.320 kişiyle yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de tüketiciler market alışverişinde zamanı, bütçeyi ve kontrolü bir arada değerlendiriyor. Ortalama 111 dakikalık alışveriş süresi, çocuklarla yapıldığında 181 dakikaya kadar çıkabiliyor. Bu durum, haftalık alışverişin yıllık 96 saate, ulaşım maliyetlerinin ise yaklaşık 13 bin TL’ye ulaşmasına neden oluyor. Araştırma, online ve hızlı teslimat kanallarının kullanımının da arttığını gösteriyor.
Market Alışverişinde Zaman ve Maliyet Analizi
Getir ve Veri Enstitüsü tarafından Türkiye genelinde 18 yaş üstü 1.320 kişiyle gerçekleştirilen ‘Market Alışverişi ve Zaman Algısı Araştırması’, tüketicilerin market alışverişi deneyimini detaylı bir şekilde ortaya koydu. Araştırmanın temel bulguları, tüketicilerin market alışverişi yaparken artık sadece ürün fiyatlarını değil, aynı zamanda harcadıkları zamanı, ulaşım maliyetlerini ve genel eforu da önceliklendirdiğini gösteriyor. Haftada bir kez yapılan kapsamlı market alışverişinin, liste hazırlığından ürünlerin eve yerleştirilmesine kadar olan süreci ortalama 111 dakika sürüyor. Bu süre, çocuklarla yapılan alışverişlerde ise 181 dakikaya kadar uzayabiliyor. Bu ortalama süre, haftalık alışverişin yıllık toplamda en az 96 saate, yani tam 4 iş gününe denk geldiği anlamına geliyor.
Araştırmada ayrıca, market alışverişi için yapılan gidiş-geliş ulaşım maliyetlerinin ortalama 249 TL olduğu belirtildi. Haftada bir kez bu alışverişin tekrarlandığı varsayıldığında, yıllık ulaşım gideri yaklaşık olarak 12 bin 950 TL‘ye ulaşıyor. Bu rakamlar, market alışverişinin hem zaman hem de finansal açıdan önemli bir kaynak ayırdığını açıkça ortaya koyuyor. Tüketiciler, ürün fiyatlarının yanı sıra alışverişe ayırdıkları zamanı, ulaşım masraflarını, paketleri taşıma eforunu, mağaza içinde bekleme sürelerini ve alışveriş planlamasını da tercih kriterleri arasında değerlendiriyor.
Online Alışverişin Yükselişi ve Tüketici Tercihleri
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de online market veya hızlı teslimat kanallarının kullanım oranının yüzde 52‘ye ulaşması. Tüketicilerin bu kanalları tercih etmesindeki başlıca nedenler arasında zaman tasarrufu (yüzde 48) ve kampanya/fiyat avantajları (yüzde 44) öne çıkıyor. Bununla birlikte, üşenmek (yüzde 30) ve ağır veya hacimli ürün alımı (yüzde 29) da online kanalların tercih edilmesinde etkili oluyor.
Getir CEO’su Batuhan Gültakan, şirketin kuruluş felsefesini ve güncel tüketici beklentilerini şu sözlerle özetledi: “Getir, 2015’te Türkiye’den dünyaya yaydığı hızlı teslimat modeliyle market ürünlerini dakikalar içinde kullanıcılarla buluşturdu. Veri Enstitüsü ile yaptığımız bu araştırma, tüketicinin artık sadece hız değil, aynı zamanda bütçesini koruma, alışverişini kolay planlama ve daha az fiziksel efor harcama isteğini de önceliklendirdiğini gösteriyor. Biz de lojistik altyapımızla fiziksel yükü, teknoloji ve yapay zekâ uygulamalarımızla planlama ve karar verme yükünü azaltıyoruz. Kullanıcıya seçim ve kontrol hakkını her zaman bırakıyoruz.”
Tüketici Neden Online Kanalı Tercih Ediyor?
Online market kullanıcılarının tercih nedenleri çeşitlilik gösteriyor:
- Kampanya ve Fiyat Avantajı: Yüzde 44
- Zaman veya İmkan Bulamama: Yüzde 32
- Üşengeçlik: Yüzde 30
- Ağır veya Hacimli Ürün Alımı: Yüzde 29
Online kanalların sağladığı kolaylık (yüzde 49), zaman tasarrufu (yüzde 48) ve fiyat/kampanya karşılaştırması (yüzde 43) gibi avantajlar, bu kanalların giderek daha fazla benimsenmesini sağlıyor. Araştırma, online alışverişin kullanım sıklığı arttıkça motivasyonun da değiştiğini ortaya koyuyor. Aylık harcamasının dörtte birini online yapanlarda kampanya ve indirimler öne çıkarken, harcamasının büyük kısmını online yapanlarda zaman, kolaylık ve kişiselleştirilmiş deneyimler daha belirleyici hale geliyor. Kalıcı kullanım için zaman, bütçe ve kolaylık dengesinin kurulması büyük önem taşıyor.
Fiziksel Market Alışverişinin Zorlukları
Araştırmaya katılanların önemli bir kısmı, fiziksel market alışverişini zorlayıcı buluyor. En sık belirtilen zorluklar şunlar:
- Sıcak Hava: Yüzde 40
- Ağır Ürünler: Yüzde 38
- Kalabalık: Yüzde 36
- Ürünleri Taşımak: Yüzde 26
Alışverişi yorucu bulanların oranı kadınlarda yüzde 46 iken, erkeklerde bu oran yüzde 36 olarak kaydedildi. Bu bulgular, tüketicinin kolaylık algısının yalnızca markete yakınlıkla veya hızla sınırlı olmadığını, aynı zamanda alışveriş sürecine harcanan toplam eforu da kapsadığını gösteriyor. Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, “Tüketici sadece markete daha hızlı ulaşmak değil, alışverişe ayırdığı zamanı, fiziksel eforu ve bütçesini daha iyi yönetmek istiyor. Seçme hakkını korurken taşıma, bekleme ve planlama gibi işleri azaltmayı önemsiyor. Online ve fiziksel kanallar da bu beklenti doğrultusunda birlikte şekilleniyor” şeklinde konuştu.
Kazanılan Zamanın Değerlendirilmesi
Market alışverişine harcanan sürenin yarıya inmesi durumunda, katılımcıların yüzde 26‘sı bu kazanımı dinlenmek veya uyumak için kullanacağını belirtti. Yüzde 19‘luk bir kesim sevdikleriyle vakit geçirmeyi, yüzde 18‘lik bir kesim ise kişisel bakımına zaman ayırmayı tercih edeceğini ifade etti. Getir CEO’su Gültakan, “Kuruluşumuzdan bu yana temel vaadimiz, kullanıcılara kıymetli zamanlarını geri vermek oldu. Bugün bu vaadi, alışverişi planlarken, ürün ararken, sepeti oluştururken ve siparişi teslim alırken harcanan toplam eforu azaltacak şekilde genişletiyoruz” dedi.
Alışveriş Süreci ve Planlama
Tüketicilerin yüzde 47‘si markete gitmeden önce evdeki eksikleri kontrol ettiğini, yüzde 43‘ü ise fiyat ve kampanya araştırması yaptığını belirtti. Katılımcıların yine yüzde 43‘ü evdeki diğer kişilerin ihtiyaçlarını sorduğunu, yüzde 37‘si ise yoğun yaşam temposuna rağmen alışveriş listesi hazırladığını dile getirdi. Bu veriler, alışverişin markete adım atmadan çok daha önce başladığını ve planlı bir süreç gerektirdiğini gösteriyor. Tüketicilerin bu planlama aşamasında dahi zaman ve efor tasarrufu sağlayan çözümlere yöneldiği görülüyor.
Finans Hattı Yorum:
Tüketici davranışlarındaki bu değişim, perakende sektöründe dijitalleşmenin ve lojistik verimliliğin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Market alışverişinin sadece bir mal ve hizmet alım süreci olmaktan çıkıp, aynı zamanda önemli bir zaman ve maliyet unsuru haline gelmesi, firmalar için operasyonel mükemmelliği ve müşteri deneyimini iyileştirme zorunluluğunu doğuruyor. Özellikle hızlı teslimat modelleri, bu yeni tüketici eğilimlerine cevap vererek pazar paylarını artırma potansiyeli taşıyor.
Bu durum, özellikle enflasyonist baskıların ve hayat pahalılığının arttığı dönemlerde, tüketicilerin bütçe kontrolünü daha sıkı yapmasına neden oluyor. Zamandan tasarruf sağlayan online kanallar, sundukları kampanya ve fiyat avantajlarıyla bütçe dostu bir alternatif olarak öne çıkıyor. Ancak sürdürülebilir büyüme için bu kanalların, sadece fiyat odaklı değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimini zenginleştiren ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunan modellerle desteklenmesi kritik önem taşıyor.
Gelecekte, yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş öneriler, daha akıllı stok yönetimi ve teslimat optimizasyonu gibi alanlarda yaşanacak gelişmeler, hem perakendecilerin operasyonel verimliliğini artıracak hem de tüketicilerin alışveriş deneyimini daha da kolaylaştıracaktır. Bu rekabetçi ortamda, müşteri sadakati kazanmak için hem zamandan hem de bütçeden tasarruf sağlayan çözümler sunmak stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu trendlerin genel şirket haberleri ve sektör analizleri bağlamında yakından takip edilmesi yatırımcılar için de önem arz etmektedir.
















