Piyasalarda Güncel Durum ve Şirket Haberleri Değerlendirmesi
28 Ekim Çarşamba günü Borsa İstanbul ve global piyasalardaki önemli gelişmeler, öne çıkan şirket haberleri ve yatırımcı beklentileri bu analizde derlenmiştir. Küresel borsalarda teknoloji ve çip hisselerindeki güçlü alım dalgası sürerken, Borsa İstanbul ise bu ralliye paralel hareket edemeyerek kendi dinamikleriyle negatif bir ayrışma sergilemiştir.
Küresel Piyasalarda Teknoloji Rallisi ve BIST’in Ayrışması
Cuma günü başlayan ve özellikle çip ve bellek hisselerinde yoğunlaşan alım dalgası, Nvidia ve Tesla gibi mega şirketlerin öncülüğünde devam etmektedir. Bu yükselişin teknoloji devleri Microsoft ve Meta’ya henüz tam olarak yayılmamış olması, piyasa genelindeki nefesin gücünü sorgulatıyor. S&P 500 endeksinin eşit ağırlıklı bazda belirgin bir yükseliş gösterememesi de bu konudaki şüpheleri artırmaktadır. Sektörel bazda, altın madenleri, havayolları, kamu hizmetleri, otomotiv ve perakende sektörleri güçlü performans sergilerken; enerji, gayrimenkul, temel tüketim ve finans sektörleri negatif bir ayrışma göstermektedir.
Yükselişin devamlılığı, bu akşam açıklanacak olan ABD Merkez Bankası (Fed) kararı ve teknoloji devleri Google ile Microsoft’un bilançolarının sonuçlarına bağlı olacaktır. Ekonomide gözlenen yavaşlama ve enflasyondaki olumlu seyrin, Fed’in bu toplantıda faiz artırımına gitmeyeceği yönündeki beklentileri güçlendirmesi dikkat çekmektedir. Bu durum, üçüncü çeyrek teknoloji şirketi bilançoları öncesinde taktiksel olarak ‘boğa’ senaryosunu korumamıza olanak tanıyor.
Borsa İstanbul’da Negatif Ayrışma ve Öne Çıkan Hisseler
Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki genel pozitif havanın aksine, günü negatif bir kapanışla tamamladı. Gelişmekte olan Avrupa ve Ortadoğu borsalarındaki güçlü yükselişlere rağmen, endeks kapanışa doğru gelen satışlarla baskı altına girdi. Akbank, Bim, Sabancı Holding, Sasa, Tofaş Fabrika, THY ve Tüpraş gibi büyük ölçekli şirketlerin endeksi aşağı çeken payı belirgin oldu. Öte yandan, Ukrayna’daki barış umutları Anadolu Efes ve Enka gibi şirketlerde pozitif bir ayrışmaya yol açtı. Ereğli ve Gübre Fabrikaları’nda yaşanan sert satışların ardından dipten dönüş sinyalleri gözlemlenirken, Aselsan ve Astor gibi hisseler endeksin tutunmasında kilit rol oynadı.
Küresel piyasalardaki olumlu seyir, Borsa İstanbul için de pozitif bir açılış beklentisini destekliyor. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin Tüpraş üzerinde baskı yaratmaya devam etmesi muhtemelken, THY’nin ABD havacılık hisselerindeki güçlü yükselişin de desteğiyle pozitif tepki vermesi bekleniyor. Endeks için kısa vadede 11.000 ve 11.300 seviyeleri destek ve direnç noktaları olarak öne çıkıyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan şirketlere bakıldığında; Aselsan’ın beklentilere paralel pozitif, Akçansa ve İş GYO’nun hafif pozitif, Akbank ve Anadolu Sigorta’nın ise nötr tepki vermesi öngörülüyor. Ford Otosan’ın temettü haberine karşı ise önemli bir fiyat tepkisi beklenmiyor. Teknik analiz açısından ise, Borsa İstanbul Teknik Analizleri bölümümüzde Aselsan hissesini öne çıkarıyoruz.
Finans Hattı Yorum:
Küresel teknoloji devlerindeki ralliye rağmen Borsa İstanbul’un negatif ayrışması, yabancı girişlerinin azlığı ve iç dinamiklerin daha etkili olduğunu gösteriyor. Sektörel bazda yaşanan ayrışmalar ve büyük şirketlerin endeks üzerindeki baskısı, piyasanın yön bulma çabasını zorlaştırıyor. Yatırımcıların, Fed kararı ve büyük teknoloji şirketlerinin bilançoları gibi global gelişmeleri yakından takip etmesi, ancak aynı zamanda BIST’in kendine özgü kırılganlıklarını göz ardı etmemesi gerekmektedir.
Petrol fiyatlarındaki gerilemenin Tüpraş gibi enerji hisselerini baskılaması beklenirken, havacılık sektöründe THY gibi şirketlerin pozitif bir ivme yakalama potansiyeli bulunuyor. Sektörler arasındaki bu ayrışmalar, portföy çeşitlendirmesi açısından önem arz ediyor. Destek ve direnç seviyelerinin dikkatle takip edilmesi, kısa vadeli alım satım stratejilerinde kritik rol oynayacaktır.
İç piyasada bilançolarını açıklayan şirketlerin performansları yakından izlenmeli. Özellikle Aselsan gibi savunma sanayi hisselerindeki potansiyel, dikkat çekici olmaya devam ediyor. Ancak, global ekonomik yavaşlama riskleri ve jeopolitik gelişmelerin yaratabileceği belirsizlikler, piyasa üzerinde genel bir tedirginlik yaratabilir. Bu nedenle, stratejik bir yaklaşımla risk yönetimi ön planda tutulmalıdır.
















