Toplam 44 hektarlık alana kurulacak santrallerle şirketin artan enerji maliyetlerini düşürmesi hedefleniyor. Projeler için ÇED süreci resmen başladı.
Türkiye’nin savunma sanayi devi Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ASELS), enerji maliyetlerini düşürmek ve sürdürülebilirlik hedeflerini güçlendirmek amacıyla önemli bir adım attı. Şirket, Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde kurmayı planladığı “Aselsan-4 GES” ve “Aselsan GES-6” isimli iki yeni güneş enerjisi santrali projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini başlattı.
Projenin Künyesi
| Kategori | Detay |
| Proje Sahibi | Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. |
| Proje Adları | Aselsan-4 GES ve Aselsan GES-6 |
| Lokasyon | Harran, Şanlıurfa |
| Toplam Alan | 44,09 Hektar (17,15 ha + 26,94 ha) |
| Süreç Aşaması | ÇED Başvuru Süreci Başladı |
| Halkın Katılımı Toplantısı | 07 Ekim 2025 |
Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde yayımlanan duyuruya göre, Aselsan’ın Şanlıurfa Harran’da toplamda 44 hektarı aşan bir alana kurmayı planladığı iki ayrı güneş enerji santrali için resmi süreç başladı.
ÇED yönetmeliği uyarınca, projeler hakkında halkı bilgilendirmek ve görüşlerini almak amacıyla 7 Ekim 2025 tarihinde “Halkın Katılımı Toplantısı” düzenleneceği duyuruldu. Projelere ilişkin ÇED başvuru dosyalarının, Bakanlık merkezinde veya Şanlıurfa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde incelenebileceği ve vatandaşların bu süreçte görüşlerini yetkili kurumlara bildirebileceği ifade edildi.
Finans Hattı Yorumu:
ASELSAN’ın bu yatırımı, bir savunma sanayi devinin enerji maliyetlerini kontrol altına alma ve operasyonel sürdürülebilirliğini güvenceye alma yönündeki stratejik zekasını ortaya koyuyor. Bu hamle, BİM’in yatırımına benzer şekilde, ancak çok daha kritik bir boyutta, bir dizi stratejik avantaj sunuyor:
Maliyet Optimizasyonu ve Kârlılık Koruması: ASELSAN gibi yüksek teknoloji üretimi yapan ve enerji tüketimi yoğun bir şirket için elektrik, en önemli gider kalemlerinden biridir. Kendi elektriğini üreterek, şirket hem artan enerji fiyatlarına ve enflasyona karşı kendini korumaya alıyor hem de uzun vadede operasyonel kârlılığını güvence altına alıyor.
Enerji Arz Güvenliği ve Ulusal Güvenlik: Bu yatırımın en kritik yönü budur. ASELSAN, Türkiye’nin en stratejik kurumlarından biridir. Olası bir ulusal enerji krizinde veya şebeke arızasında kendi enerjisine sahip olması, üretimin ve kritik projelerin kesintiye uğramamasını sağlar. Bu, basit bir maliyet tasarrufunun ötesinde, bir ulusal güvenlik ve operasyonel devamlılık meselesidir.
ESG ve Kurumsal İtibar: Temiz enerjiye yatırım yapmak, ASELSAN’ın Çevre, Sosyal ve Yönetişim (ESG) notunu ve uluslararası alandaki kurumsal itibarını güçlendirir. Bu durum, şirketin yabancı yatırımcılar ve uluslararası ortaklıklar nezdindeki cazibesini artırır.
ÇED sürecinin başlatılması, projenin artık fikir aşamasından çıkıp somut bir yatırıma dönüştüğünün en net işaretidir. Bu, ASELSAN’ın sadece savunma teknolojilerinde değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik ve stratejik kaynak yönetimi konularında da ne kadar proaktif olduğunun bir kanıtıdır.











