Merkez Bankası, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını belirleyen formülde değişikliğe gitti; faizlerde indirime gidilirken, borç limit aralıkları yukarı çekildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kredi kartı işlemlerinde uygulanan azami faiz oranlarında ve borç limitlerinde tüketici lehine önemli bir düzenlemeye gitti. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile kredi kartı borçlarına uygulanan azami akdi faiz oranlarına eklenen baz puanlar aşağı çekildi.
Yapılan değişiklikle, kredi kartı dönem borcuna göre belirlenen faiz oranlarına eklenen puanlarda 25 baz puanlık bir indirim yapıldı. Buna göre:
Düşük limitli borçlar için eklenen oran 39 baz puandan 14 baz puana,
Orta limitli borçlar için 89 baz puandan 64 baz puana,
Yüksek limitli borçlar için ise 139 baz puandan 114 baz puana düşürüldü.
Düzenleme kapsamında, faiz oranlarının belirlendiği borç limitleri de güncellendi. En düşük dilim tavanı 25 bin TL’den 30 bin TL’ye, orta dilim tavanı ise 150 bin TL’den 180 bin TL’ye yükseltildi.
Ayrıca, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak gecikme faizi ve nakit avans işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarına eklenen baz puan da 139’dan 114’e indirildi. Tebliğe eklenen geçici maddeye göre, bu değişiklikler çerçevesinde hesaplanan yeni oranlar 25 Aralık 2025 tarihinde ilan edilecek ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak.
Finans Hattı Yorumu:
TCMB’nin kredi kartı faizlerine ilişkin bu düzenlemesi, geçtiğimiz günlerde politika faizinde yapılan 150 baz puanlık indirimin hanehalkı bütçesine ilk somut yansımasıdır. Merkez Bankası, referans orana eklenen baz puanları (spread) düşürerek, kredi kartı faizlerinin politika faizindeki düşüşten daha hızlı ve etkin bir şekilde gerilemesini sağlamıştır.
Borç limitlerinin (bandların) yukarı yönlü revize edilmesi (25 binden 30 bine, 150 binden 180 bine) ise enflasyonist ortamda alım gücündeki değişimin bir teyididir. Bu güncelleme ile daha geniş bir tüketici kitlesinin, borçlarını “düşük faizli dilimden” ödemesine olanak tanınmıştır. Nakit avans faiz makasının da daraltılması, tüketicinin acil nakit ihtiyaçlarındaki maliyet yükünü hafifletecektir. Bu adım, 2026 yılına girerken finansal koşulların tüketici tarafında da kademeli olarak gevşetilmeye başlandığının en net sinyalidir.











