Hazine ve Maliye Bakanlığı, kuyumcular hariç olmak üzere mükellefleri yılın son çeyreği için enflasyon muhasebesi yükümlülüğünden muaf tuttu; beyanname ekine bilanço konulmayacak.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, iş dünyasının ve mali müşavirlerin yakından takip ettiği enflasyon düzeltmesi uygulamasında beklenen düzenlemeyi gerçekleştirdi. 24 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, 2025 hesap döneminin dördüncü geçici vergi döneminde enflasyon düzeltmesi yapılmaması kararlaştırıldı.
Yürürlüğe giren tebliğe göre, kapsam dahilindeki mükellefler bu dönem için verecekleri geçici gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin ekine bilanço eklemeyecekler. Bu karar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun bakanlığa tanıdığı yetki çerçevesinde alındı. Özel hesap dönemine tabi mükellefler için de 2025 yılı içinde başlayan hesap döneminin dördüncü geçici vergi dönemi bu muafiyet kapsamında değerlendirilecek.
Ancak düzenlemede kritik bir istisna bulunuyor. Münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın ve gümüş alım-satımı ile imali faaliyetinde bulunan mükellefler, diğer şirketlerin aksine bu dönemde de enflasyon düzeltmesi yapma zorunluluğunu sürdürecek.
Finans Hattı Yorumu:
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın attığı bu adım, yıl sonu kapanış işlemlerinin yoğunluğu öncesinde reel sektör ve muhasebe profesyonelleri için ciddi bir operasyonel rahatlama anlamına geliyor. Enflasyon muhasebesi, özellikle stok devir hızları ve parasal olmayan varlıkların değerlemesi nedeniyle karmaşık hesaplamalar gerektiriyor ve geçici vergi dönemlerinde şirketler üzerinde ek bir iş yükü oluşturuyordu.
Dördüncü geçici vergi döneminde enflasyon düzeltmesinin pas geçilmesi, şirketlerin yıl sonu nakit akışlarını yönetirken karşılaşabilecekleri ilave ve öngörülemeyen vergi yüklerini (enflasyon farklarından doğan fiktif kârlar gibi) yıllık beyanname dönemine kadar öteleyerek finansal öngörülebilirliği artıracaktır. Altın ve gümüş ticareti yapanların kapsam dışı bırakılması ise, bu sektörün stoklarının doğası gereği enflasyonla birebir korele olması ve vergi adaletini sağlama amacı taşıması bakımından teknik bir zorunluluk olarak değerlendirilebilir.












