Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu, rezervlerdeki artış ve sıkı para politikasının sürdürülmesini gerekçe göstererek Türkiye’nin not görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çekti.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin merakla beklenen değerlendirmesini yayımladı. Kuruluş, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu “BB-“ olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü “durağan”dan “pozitif”e yükseltti. Bu hamle, önümüzdeki dönemde olası bir not artışının kapısını aralamış oldu.
Fitch, görünümdeki bu revizyonun temel gerekçesi olarak döviz rezervlerinin beklentilerin üzerinde artmasını ve dış kırılganlıklarda yaşanan azalmayı gösterdi. Eylül 2024’teki not artırımından bu yana kaydedilen iyileşmeye dikkat çeken kuruluş, “Bu süreçte rezervlerin kalitesinin iyileşmesi, döviz cinsi koşullu yükümlülüklerin azalması, görece sıkı makroekonomik politikaların sürdürülmesi ve belirgin politika gevşemesi riskinin bir miktar gerilemesi etkili olmuştur” ifadelerine yer verdi.
Türkiye ekonomisinin büyük ve çeşitlendirilmiş yapısı ile düşük kamu borcunun kredi notunu destekleyen ana unsurlar olduğu belirtildi. Fitch’in projeksiyonlarına göre, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,5, 2027 yılında ise yüzde 4,2 oranında büyümesi bekleniyor. Enflasyonun ise 2027 sonunda yüzde 19,5’e gerilemesi öngörülüyor.
Raporda para politikasına ilişkin beklentiler de paylaşıldı. Fitch, Türkiye’de reel politika faizinin 2026 sonunda yüzde 4,5, 2027 sonunda ise yüzde 2 seviyesinde olacağını tahmin ediyor. Kuruluş, enflasyonda kalıcı düşüşü destekleyen politika çerçevesine olan güvenin artması ve dış finansman ihtiyacının kalıcı olarak düşmesi durumunda kredi notunun yükseltilebileceğini belirtti. Aksi senaryoda, yani rezervlerde belirgin bir düşüş veya erken bir politika gevşemesi durumunda notun baskı altına girebileceği uyarısı yapıldı.
Finans Hattı Yorumu:
Fitch Ratings’in Türkiye’nin not görünümünü “pozitif”e çekmesi, piyasalar tarafından beklenen ancak zamanlaması açısından oldukça değerli bir “güvenoyu” niteliğindedir. BB- seviyesindeki teyit, mevcut durumun korunduğunu gösterse de, görünümün pozitife dönmesi, ekonomi yönetiminin uyguladığı Ortodoks politikaların uluslararası arenada karşılık bulduğunun en net kanıtıdır.
Rapordaki en kritik detay, “belirgin politika gevşemesi riskinin gerilemesi” vurgusudur. Bu ifade, yabancı yatırımcının en büyük endişesi olan “seçim ekonomisi veya erken faiz indirimi” korkusunun azaldığını göstermektedir. 2026 sonu için öngörülen %4,5’lik reel faiz beklentisi, Fitch’in Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkı duruşunu uzun süre koruyacağına inandığını işaret ediyor. Bu durum, TL varlıklar için cazibeyi artıracak ve sıcak para girişinden ziyade daha kalıcı portföy yatırımlarının önünü açacaktır.
Büyüme tahminlerinin (%3,5) potansiyelin bir miktar altında kalması, dezenflasyon süreci için ödenmesi gereken bir bedel olarak görülüyor ve Fitch bu yavaşlamayı sağlıklı bir dengelenme olarak yorumluyor. Piyasalar Pazartesi günü bu kararı, CDS primlerinde düşüş ve bankacılık endeksi başta olmak üzere Borsa İstanbul’da pozitif bir fiyatlama ile karşılayabilir.












