Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik askeri stratejilerinde tansiyonu yükseltecek yeni bir aşamaya geçebileceği öne sürülüyor. Pentagon kaynaklarına dayandırılan iddialara göre, Washington yönetimi bölgede haftalarca devam edebilecek kapsamlı bir kara operasyonu seçeneğini masaya yatırdı.
Washington Post: Haftalar Sürecek Kara Harekâtı Gündemde
Washington Post gazetesinin, konuya vakıf olan ve isimlerinin gizli kalmasını isteyen yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD hükümeti İran topraklarında icra edilecek ve süresi haftaları bulabilecek bir kara harekâtı planı üzerinde çalışıyor. Haberde, binlerce Amerikan askeri ve deniz piyadesinin Orta Doğu’ya kaydırıldığı, Donald Trump’ın onay vermesi durumunda bu kuvvetlerin doğrudan İran’da görevlendirilebileceği vurgulandı.
USS Tripoli ve 3.500 Personel Orta Doğu’ya Ulaştı
Bölgedeki askeri hareketlilik, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan resmi açıklamayla da desteklendi. CENTCOM, bünyesinde yaklaşık 3 bin 500 askeri personel barındıran USS Tripoli isimli amfibi hücum gemisinin Orta Doğu sularına giriş yaptığını teyit etti.
Yapılan resmi bilgilendirmede şu ifadelere yer verildi: “ABD Donanması ve deniz piyadeleri personelini taşıyan USS Tripoli, 27 Mart’ta CENTCOM sorumluluk alanına ulaştı. ‘Amerika’ sınıfı amfibi hücum gemisi, yaklaşık 3 bin 500 denizci ve deniz piyadesinin yanı sıra nakliye ve savaş uçakları ile amfibi hücum ve taktik unsurlardan oluşan Tripoli Amfibi Hazır Grubu/31. Deniz Piyade Seferi Birliği’nin amiral gemisi olarak görev yapıyor.” Komutanlık ayrıca, gemideki operasyonel hazırlıklara ve personele ait görsel dokümanları da kamuoyuyla paylaştı.
Bölgeye Sevk Edilen Askeri unsurlar
| Varlık / Birim | Açıklama / Kapasite |
|---|---|
| Gemi Adı | USS Tripoli (Amfibi Hücum Gemisi) |
| Personel Sayısı | Yaklaşık 3.500 Denizci ve Deniz Piyadesi |
| Operasyonel Birim | 31. Deniz Piyade Seferi Birliği |
| Bölgeye Varış | 27 Mart |
Harekâtın Kapsamı: Nokta Operasyonlar ve Stratejik Hedefler
Askeri yetkililer, hazırlanan planın tam ölçekli bir işgal girişimi olmadığının altını çiziyor. Bunun yerine, özel harekât timleri ile konvansiyonel piyade birliklerinin koordineli bir şekilde yürüteceği “nokta operasyonlar” üzerinde duruluyor. Olası hedefler arasında, İran’ın Basra Körfezi’ndeki kritik petrol ihracat noktası olan Hark Adası’nın denetim altına alınması ve Hürmüz Boğazı civarında gemi trafiğini tehdit eden silah sistemlerinin etkisiz hale getirilmesi bulunuyor.
Artan Güvenlik Riskleri ve Tehdit unsurları
Söz konusu stratejinin hayata geçmesi durumunda, operasyonun ABD için çok daha tehlikeli bir boyuta evrilebileceği değerlendiriliyor. Özellikle operasyonun ilk dört haftalık dönemiyle kıyaslandığında, Amerikan birliklerinin karşı karşıya kalacağı güvenlik risklerinin belirgin şekilde artacağı öngörülüyor.
Pentagon yetkilileri, bölgedeki Amerikan askerlerinin İran kaynaklı şu tehditlerle yüzleşebileceğine dikkat çekiyor:
- İnsansız hava araçları (İHA) saldırıları
- Gelişmiş füze sistemleri
- Doğrudan kara saldırıları
- El yapımı patlayıcı (EYP) düzenekleri
















