Resmi Gazete aracılığıyla kamuoyuna duyurulan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik yürürlük kazandı. Yeni düzenleme kapsamında, izin alınmadan inşa edilen tüm yapıların ortadan kaldırılması ve söz konusu toprakların yeniden tarımsal üretime kazandırılması süreci, belediyeler ile il özel idarelerinin yükümlülüğüne verildi.
Yıkım Sorumluluğu ve Bakanlık Müdahalesi
Yönetmeliğe göre, hakkında yıkılması yönünde karar çıkan ancak bir ay içerisinde yerel yönetimlerce (belediye veya il özel idareleri) müdahale edilmeyen yapılar için Tarım ve Orman Bakanlığı devreye girecek. Bakanlık, bu yapıları doğrudan yıkma veya yıktırma yetkisine sahip olacak.
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Ali Yüksel, 2005 yılında yürürlüğe giren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun temel felsefesinin tarımsal alanları korumak ve bu toprakları sürdürülebilir bir şekilde işlemek olduğunu hatırlattı. Kanuna rağmen mera, orman ve tarım arazilerinde; kooperatif hissesi, bungalov, kulübe, köy evi veya çiftlik evi gibi yapıların inşa edildiğini belirten Yüksel, şu ifadeleri kullandı:
“İzinsiz yapılan ve ‘tarım alanı gecekonduları’ olarak da adlandırılan bu plansız yapıların Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının tüm uyarılarına karşın alınıp satıldığını görüyoruz. 2017’de çıkarılan yönetmelik tarım arazilerindeki işgal ve kötü kullanımı engelleyememiştir. Bu nedenle iki ayrı yeni yönetmelik yayımlanmıştır. Bu kapsamda artık tarım alanlarında bina, apartman, villa, imalat iş yeri, köy evi, çiftlik evi ve bungalov gibi yapılar yapılamayacaktır.”
Yapılaşma İzinleri ve Kısıtlamalar
Ali Yüksel, sadece 2005 yılındaki kanun öncesinde tamamlanmış binaların kazanılmış hak teşkil ettiğini vurguladı. Yeni yönetmelikle birlikte yalnızca belirli tarımsal amaçlı tesislere ve enerji ihtiyaçlarına yönelik küçük çaplı projelere onay verilebileceğini belirtti. Yüksel, “En verimsiz arazilerde tarım dışı olabilecek maden işletmeleri ve enerji tesisleri ise özel izinle yapılabilecektir. Buna göre izinli yapılmış bağ evleri hariç diğer konaklama amaçlı yapılar kaçak duruma düşmüştür.” dedi.
Yönetmelik çerçevesinde yapılaşma izinlerine dair özet tablo aşağıdadır:
| Yapı Durumu | İzin Verilen / İstisnai Yapılar |
|---|---|
| Tarımsal Amaçlı | Yem ve depolama tesisleri, ürün işleme üniteleri, destek amaçlı bağ evleri. |
| Enerji ve Maden | Küçük çaplı güneş enerji santralleri (GES), verimsiz arazilerde özel izinli maden sahaları. |
| Yasaklı Yapılar | Bungalov, hobi bahçesi, villa, apartman, plansız köy ve çiftlik evleri. |
Ağır Cezalar ve Sorumluluklar
Tarım dışı kullanım taleplerinin Toprak Koruma Kurulu tarafından karara bağlanması gerektiğini ifade eden Yüksel, kuru marjinal arazilerdeki taleplerde valilik onayının şart olduğunu söyledi. Kurallara uyulmaması durumunda hem yıkım hem de hapis ve para cezalarının uygulanacağını belirterek şunları ekledi:
“Kaçak yapıyı yıktırmak belediye ve kaymakamlıkların görevidir. Bunların işlem yapmaması halinde Bakanlık kendisi de yıkabilecektir. İlgili plan ve projelere aykırı hareket edilmesi halinde bozulan arazinin her metrekaresi için idari para cezası uygulanacak ve projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilecektir.”
Ayrıca, aykırı kullanımın devamı halinde faaliyetlerin durdurulacağını ve idari para cezasının üç katına kadar artırılacağını belirten Yüksel, yıkım maliyetlerinin ilgililerden tahsil edileceğini, bu mümkün olmazsa devlet ödemelerinden kesinti yapılacağını dile getirdi. Emlak firmaları, mühendisler ve mimarlar da bu süreçteki rollerine göre cezai yaptırımlarla karşılaşabilecek.
“Milli Bir Dava” Olarak Denetim
Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz ise düzenlemenin tarımsal alanların yapılaşma yoluyla işgal edilmesini önlemeyi amaçladığını ifade etti. Özellikle hobi bahçeleri ve bungalovlar üzerinden arazilerin gizlice imara açıldığını savunan Kiraz, şunları kaydetti:
“Son dönemde turizm imarlı bir yerde konut amaçlı uygulama varsa Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarımsal amaçlı kullanım varsa Tarım ve Orman Bakanlığı, bunları ‘bypass’ etmek isteyenlere karşı da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adeta ‘milli bir dava’ yürütüyor. Üç bakanlık tarafından özellikle Çanakkale ve Balıkesir’de imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önünü kesecek şekilde son 2 yılda genelgeler yayımlandı ve bu illerde imar mevzuatına aykırı yapılaşma engellendi.”
Kiraz, savunma, madencilik ve jeotermal gibi istisnai durumların sınırlarının netleştiğini belirterek vatandaşlara şu kritik uyarılarda bulundu:
“Bugünden itibaren vatandaşların bu tür yapıları varsa eski hale getirmelerini, bizzat kendilerinin yıkmalarını ve bu tür yapıları satışa çıkarmamalarını, ilanda/satışta olan yapıları da vatandaşlarımızın almamalarını önermekteyiz. Arazisini tarımsal amaçlı kullanan tüm vatandaşlar bu arazilerde ne şekilde yapılaşma izni olduğunu valiliklerden ya da il özel idarelerden öğrenebilir.”












