Küresel finans devi JPMorgan Chase, Türkiye ekonomisine dair hazırladığı son analizinde enflasyon öngörülerini yukarı yönlü güncelledi. Banka, artan enerji maliyetlerini temel gerekçe göstererek daha önce %26,4 olarak açıkladığı yıl sonu enflasyon tahminini %28 seviyesine yükseltti.
Yayımlanan raporda, özellikle ABD ile İran arasında tırmanan gerilimin ardından enerji fiyatlarında gözlenen yükselişin makroekonomik tablo üzerinde belirleyici olduğu ifade edildi. Küresel piyasalarda petrol fiyatlarının artış göstermesinin, Türkiye’deki fiyat baskılarını yeniden tetiklediğine dikkat çekildi.
Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Etkisi
Mart ayı itibarıyla yıllık enflasyonun %30,9 seviyesine çekilmesine rağmen, enerji grubundaki yukarı yönlü hareketlerin bu düşüş eğilimini kısıtlayabileceği öngörülüyor. Analistler, Orta Doğu merkezli jeopolitik risk faktörlerinin enerji fiyatlarını yukarı ittiğini ve bu durumun ilerleyen süreçte enflasyonist baskıyı daha da yoğunlaştırabileceğini belirtti. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artışın, tüketici fiyat endeksine doğrudan etki eden en önemli unsurlardan biri olduğu vurgulandı.
JPMorgan’ın Türkiye ekonomisine yönelik temel tahminlerindeki değişim şu şekildedir:
| Gösterge | Önceki Tahmin | Güncel Tahmin |
|---|---|---|
| Yıl Sonu Enflasyon | %26,4 | %28,0 |
| Yıl Sonu Politika Faizi | %32,0 | %34,0 |
| Enerji Grubu Enflasyon Beklentisi | – | %39,0 |
Merkez Bankası Faiz Beklentilerinde Artış
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası‘nın para politikasına ilişkin değerlendirmelerde de değişikliğe gidildi. Kurum, yıl sonu politika faizi beklentisini %32 seviyesinden %34‘e çıkardı. Ayrıca, kısa vadeli projeksiyonlarda ilave faiz artırımı seçeneklerinin de masada kalmaya devam ettiği bildirildi.
Elektrik ve Doğal Gazda Yüksek Fiyat Beklentisi
Raporda enerji kalemlerine özel bir parantez açılırken, elektrik ve doğal gaz fiyatlarında artış yaşanacağı öngörüsü öne çıktı. Bu gruptaki yıllık enflasyonun %39 düzeyine kadar tırmanabileceği tahmin ediliyor. JPMorgan analizine göre, maliyet yönlü bu baskılar sürdüğü müddetçe para politikasında herhangi bir gevşeme adımı beklenmiyor. Bu doğrultuda faiz oranlarının, piyasa öngörülerinden daha uzun bir süre yüksek seviyelerde tutulabileceği kaydedildi.
















