Türkiye’de reel sektörde yaşanan ekonomik durgunluk, konkordato başvurularına yansımaya devam ediyor. Son veriler, ekonomik yavaşlamanın sadece belirli alanlarla sınırlı kalmayıp tüm sektörlere yayıldığını gözler önüne seriyor. Özellikle ihracat pazarlarındaki daralma, yükselen maliyet kalemleri ve döviz kuru üzerindeki baskılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliğini zorlayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Tekstil ve İnşaat Sektörlerinde Dosya Sayısı Artıyor
Konkordato taleplerinde 158 dosya ile tekstil sektörü listenin başında yer alıyor. İhracat odaklı çalışan tekstil firmaları; dış pazarlardaki talep azalması, artan üretim maliyetleri ve kur baskısı nedeniyle bu süreçten en çok etkilenen grup oldu. Tekstili, 137 şirket ile inşaat sektörü takip ediyor. Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olarak görülen inşaat alanında, konut sahibi olmanın zorlaşması ve kredi maliyetlerinin yükselmesi talebi aşağı çekiyor. Projelerin yavaşlamasıyla birlikte nakit akışı bozulan inşaat firmaları çareyi konkordato talebinde buluyor.
Sanayinin Omurgasında Finansal Sıkışıklık
Maliyet artışlarıyla mücadele eden sanayi sektöründe toplam 53 firma konkordato başvurusunda bulundu. Yaşanan bu krizin sanayinin geneline yayıldığı görülürken, farklı alt dallarda da benzer bir tablo hakim. Son bir yıllık süreçte konkordato ilan eden diğer önemli sanayi kolları ise şu şekilde gerçekleşti:
| Sektör Dalı | Konkordato Sayısı |
|---|---|
| Otomotiv Yedek Parça | 42 |
| Makine Üretimi | 39 |
| Elektrik ve Elektronik | 38 |
| Plastik Sanayi | 36 |
| Ana Kimya | 36 |
Tarım ve Gıda Sektöründe Alarm Zilleri Çalıyor
Üretim tarafındaki baskıların en yoğun hissedildiği alanların başında tarım ve gıda geliyor. Girdi maliyetlerinin yükselmesi ve finansman erişiminde yaşanan zorluklar üreticileri köşeye sıkıştırmış durumda. Verilere göre tarım sektöründe 56, gıda sektöründe ise 53 konkordato başvurusu yapıldı. Ayrıca toptan ve perakende ticaret alanında bu sayı 49’a ulaşırken; lojistik, turizm ve sağlık gibi hizmet sektörlerinde de yaygın bir artış gözlemleniyor. Uzmanlar, bu tablonun ekonomik yavaşlamanın tüm sektörlere sirayet ettiğinin bir kanıtı olduğunu belirtiyor.
Otomotiv Yan Sanayisinde “Gizli Stres”
Türkiye’de sıfır araç satışları yüksek seyretse ve on yıllık projeksiyon olumlu görünse de, sektörün iç yapısında karlılık sorunları baş gösteriyor. Mart ayındaki hafif yavaşlamaya rağmen pazar canlı kalsa da, yan sanayi tarafındaki 42 başvuru sektörün görünmeyen finansal gerginliğini ortaya koyuyor. Özellikle yurt dışına çalışan tedarikçiler, maliyet baskıları ve siparişlerdeki dalgalanmalar nedeniyle ciddi bir finansal sıkışıklık yaşıyor. Sektör temsilcileri, satış rakamlarının aksine kâr marjlarının daralmasından şikayetçi.

















