Orta Doğu’da diplomatik temasların hız kazanması ve ABD Başkanı Donald Trump‘ın Pakistan arabuluculuğundaki görüşmelerden olumlu sonuç alındığını duyurması, küresel piyasalarda belirgin bir rahatlama yarattı. İran’a tanınan sürenin dolmasına az bir zaman kala gelen bu açıklama, bölgedeki tansiyonu düşürerek yatırımcıların risk algısını iyileştirdi.
Orta Doğu’da Geçici Ateşkes ve Piyasa Yansımaları
ABD ile İran arasında Pakistan‘ın arabuluculuğuyla sağlanan ve İsrail‘i de kapsayan geçici ateşkes kararı, dünya genelinde finansal piyasalardaki baskıyı azalttı. Bu jeopolitik yumuşama, doğrudan Türkiye’nin borçlanma maliyetlerine de pozitif yansıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar öncesinde 235 baz puan seviyelerinde seyreden Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), son gelişmelerle birlikte 17 baz puanlık bir düşüş kaydederek 268 baz puana geriledi.
CDS verileri, geçtiğimiz mart ayında 327 baz puana kadar tırmanarak yılın yüksek seviyelerini test etmişti. Ancak son dönemdeki küresel iyimserlik, risk priminin yeniden 268 baz puan sınırına çekilmesini sağladı.
ABD Tahvil Faizlerinde Sert Düşüş
Uluslararası arenada artan risk iştahı, tahvil piyasalarında alım dalgasını beraberinde getirdi. Bu durum, özellikle ABD tahvil faizlerinde aşağı yönlü bir hareketi tetikledi. ABD 10 yıllık tahvil faizi 8 baz puan azalarak yüzde 4,24 seviyesine inerken, kısa ve orta vadeli tahvillerde de benzer gerilemeler görüldü.
Güncel ABD Tahvil Faiz Oranları
| Tahvil Vadesi | Faiz Oranı (%) | Değişim (Baz Puan) |
|---|---|---|
| 10 Yıllık Tahvil | 4,24 | -8 |
| 2 Yıllık Tahvil | 3,73 | -9 |
| 5 Yıllık Tahvil | 3,86 | -9 |
Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Sermaye Akışı Beklentisi
Analistler, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizlerindeki bu geri çekilmenin, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik yabancı sermaye akışını destekleyebileceğini ifade ediyor. Piyasa uzmanlarına göre, küresel ölçekteki olumlu haber akışları fiyatlamalar üzerinde hızlı bir etki yaratıyor. Özellikle “ABD’nin 10 yıllık tahvil faizindeki azalış”, uluslararası yatırımcıların riskli varlıklara yönelimini kuvvetlendiriyor.
















