Faiz Beklentilerinde Yön Değişikliği: Sabit Kalma Eğilimi Ağır Basıyor
Matriks Haber tarafından Nisan 2026 dönemine ilişkin olarak gerçekleştirilen faiz ve enflasyon beklentilerini kapsayan anket tamamlandı. Ankete katılan 29 aracı kurum ve bankanın tahminlerine göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bu ayki politika faizinde herhangi bir değişikliğe gitmeyerek mevcut yüzde 37,00 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor.
Ekonomistlerin Nisan Ayı Faiz Tahminleri
Nisan ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına yönelik görüş bildiren 28 ekonomistten 16’sı, haftalık repo faizinin mevcut seviyesinde korunacağını belirtirken, 12 ekonomist ise 300 baz puanlık bir artış öngördü. Bu doğrultuda, politika faizine ilişkin medyan tahmin yüzde 37,00 olarak belirlenirken, ortalama beklenti ise yaklaşık yüzde 38,25 seviyesinde gerçekleşti. Anketteki en yüksek faiz tahmini yüzde 40,00, en düşük tahmini ise yüzde 37,00 olarak kaydedildi.
Borçlanma ve Borç Verme Faizlerine İlişkin Öngörüler
Ankette yer alan bir diğer önemli bulgu ise borç alma ve borç verme faizlerine yönelik. Bu faizlerde 300 baz puanlık bir artış yapılacağı ve oranların yüzde 38,50 ile yüzde 43,00 aralığına yükselebileceği öngörülüyor.
Yılın Geri Kalanında Faiz İndirimi Beklentileri
Ekonomistler, yılın geri kalanında yapılacak olan 5 PPK toplantısının 4’ünde faiz indirimi bekliyor. “Yılın kalanında kaç faiz indirimi bekliyorsunuz?” sorusuna yanıt veren 12 katılımcıdan 5’i tüm toplantılarda, 4’ü ise dört toplantıda indirim öngörürken, diğer katılımcılar farklı sayılarda indirim beklentilerini ifade etti.
2026 ve 2027 Yıl Sonu Faiz Beklentilerindeki Güncellemeler
2026 yıl sonu politika faizi beklentisinde dikkat çeken bir yukarı yönlü güncelleme yaşandı. Bir önceki ankette yüzde 30,00 olan yıl sonu tahmini, bu anket döneminde yüzde 34,00‘e yükseldi. Tahmin aralığı da yüzde 29,00 ile yüzde 37,00 bandına genişledi. “2026 yılında beklediğiniz faiz adımlarında yön değişikliği oldu mu?” sorusuna yanıt veren 9 ekonomistin 7’si “evet” derken, 2’si “hayır” yanıtını verdi. 2027 yıl sonuna ilişkin faiz beklentisi de yüzde 23,00‘ten yüzde 27,00‘ye çıktı. Gelecek yıla yönelik tahmin aralığının ise yüzde 22,00 ile yüzde 32,00 arasında şekillendiği görüldü.
Merkez Bankası’nın Geçmiş Faiz Adımları ve Gelecek Toplantı Takvimi
Merkez Bankası, en son 12 Mart 2026 tarihli PPK toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak yüzde 37,00 seviyesinde sabit tutmuş ve gecelik borç alma/verme faiz oranlarında değişiklik yapmamıştı. Bu yılın Ocak ayında ise piyasa beklentisinin altında kalarak 100 baz puanlık bir indirim yapılmış ve faiz yüzde 38,00‘den yüzde 37,00‘ye indirilmişti. Geçen yıl Nisan ayında yapılan 350 baz puanlık artış hariç, banka 5 toplantıda faiz indirimi yaparak toplamda 1.050 baz puanlık bir gevşemeye gitmişti. 2025 yılı başında yüzde 45,00 seviyesinde olan haftalık repo faizi, yüzde 38,00‘e kadar düşürülmüştü.
TCMB’nin 22 Nisan toplantısının ardından yılın kalanında şu tarihlerde toplam 5 PPK toplantısı daha yapılacak: 11 Haziran, 23 Temmuz, 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık 2026. 2027 yılının ilk yarısında ise 21 Ocak, 18 Mart, 22 Nisan ve 10 Haziran tarihlerinde toplantılar gerçekleştirilecek.
2026 ve 2027 Yıl Sonu Enflasyon Beklentileri
2026 yılı enflasyon raporu sunumlarının tarihleri ise 14 Mayıs, 13 Ağustos ve 12 Kasım olarak planlandı. Ekonomistlerin 2026 yıl sonu TÜFE beklentisi, bir önceki ankette yüzde 25,00 seviyesindeyken, bu dönemde yüzde 28,00 seviyesine yükseldi. Tahminler arasındaki en yüksek oran yüzde 30,00 olurken, en düşük beklenti yüzde 22,90 olarak kaydedildi. 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi de yüzde 18,50‘den yüzde 21,50‘ye çıktı. Aynı dönem için tahmin aralığı ise yüzde 20,00 ile yüzde 25,00 bandına genişledi.
Finans Hattı Yorum:
Matriks Haber tarafından yayımlanan son anket sonuçları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz politikasına ilişkin piyasa beklentilerinde belirgin bir değişim olduğunu ortaya koyuyor. Nisan ayında politika faizinin yüzde 37,00 seviyesinde sabit kalacağı yönündeki ağırlıklı görüş, ekonomistlerin kısa vadede bir faiz artışı olasılığını düşük gördüğünü gösteriyor. Ancak, medyan beklentinin sabit kalmasına rağmen ortalama beklentinin yüzde 38,25 seviyesinde oluşması ve 300 baz puanlık artış beklentilerinin de mevcut olması, belirsizliğin devam ettiğine işaret ediyor.
Yılın geri kalanında 4 faiz indirimi beklentisi, genel olarak para politikası normalleşmesine dair bir beklentiyi yansıtıyor. Ancak, 2026 ve 2027 yıl sonu faiz beklentilerinde gözlemlenen yukarı yönlü revizyonlar ve tahmin aralıklarının genişlemesi, enflasyona ilişkin endişelerin devam ettiğini ve bu durumun faiz indirimlerinin hızını veya miktarını etkileyebileceğini düşündürüyor. Özellikle 2026 yıl sonu politika faizi beklentisinin yüzde 30,00’den yüzde 34,00’e yükselmesi ve 2027 yıl sonu beklentisinin yüzde 23,00’ten yüzde 27,00’ye çıkması, enflasyonla mücadelede henüz tam bir zafer elde edilemediği algısını güçlendiriyor.
Anketin enflasyon beklentilerine ilişkin sonuçları da benzer bir tablo çiziyor. 2026 yıl sonu TÜFE beklentisinin yüzde 28,00’e yükselmesi ve 2027 yıl sonu beklentisinin yüzde 21,50’ye çıkması, enflasyonla mücadeledeki zorlukların ve bu mücadelenin uzun sürebileceğinin bir göstergesi. Bu durum, TCMB’nin ilerleyen dönemlerdeki faiz kararlarını alırken hem enflasyon görünümünü hem de küresel ekonomik gelişmeleri daha yakından takip etmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Yatırımcılar ve piyasa katılımcıları, TCMB’nin bir sonraki PPK toplantısındaki (22 Nisan) iletişimine ve enflasyonla mücadeleye yönelik vereceği mesajlara odaklanmaya devam edeceklerdir.











