Morbidus: Kelimelerden Çok Fotoğraflarla Anlatılan Evrensel Bir Yası
Asker kökenli fotoğrafçı İsmet Örs‘ün, aile kayıplarından toplumsal hafızadaki ortak hislere uzanan “Morbidus” adlı fotoğraf kitabı, kelimelerden bağımsız, sadece görsellerle derin bir hikaye anlatıyor. Noks Book tarafından basılan ve özenli tasarımıyla dikkat çeken eser, geçtiğimiz günlerde CI Bloom‘un 5. edisyonunda sanatseverlerle buluştu.
Fotoğrafçılık Yolculuğu: Anı Kaydetmekten İfade Biçimine
İsmet Örs‘ün fotoğraf yolculuğu, 1978 yılında bir akrabasının hediye ettiği Diana F+ marka fotoğraf makinesiyle başladı. Başlangıçta aile ve çevresini fotoğraflayan Örs’ün bu ilgisi, askeri okul yıllarında kesintiye uğrasa da, 1983‘te donanmaya katılmasıyla yeniden canlandı. İtalya’dan aldığı yeni bir makineyle fotoğraf tutkusunu alevlendiren Örs için fotoğrafın anlamı zamanla değişti. Anı kaydetme isteğinden, hislerini ve düşüncelerini ifade etmenin bir yoluna dönüşen fotoğrafçılık, onun için zorlu dönemlerde zihinsel bir nefes alma alanı haline geldi.
SAT Komandosu Geçmişinin Vizöre Yansıması
Donanmada iki yıl görev yaptıktan sonra Sualtı Taarruz Komandosu (SAT) olmak için İstanbul’a gelen ve 1986‘da bu zorlu eğitimi tamamlayan İsmet Örs, askeri geçmişinin bakış açısına derinlemesine etki ettiğini belirtiyor. Fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayan SAT eğitimi, Örs’ün bildiklerini sorgulamasını, kendini yeniden şekillendirmesini sağladı. Bu süreçte fotoğraf makinesi hep yanında oldu. Askeri yasak bölgelerde çekim yapmanın kısıtlılığına rağmen, uygun anlarda vizörden bakmak ve çektiği fotoğrafların sonuçlarını görmek, Örs için büyük bir zihinsel rahatlama ve baskıyı dengeleyici bir unsur oldu. Bu deneyim, fotoğraflarına daha sade, doğrudan ve derin bir anlatım dili katarken, görünenin ötesine, insanın iç dünyasına ve kırılma anlarına odaklanmasına neden oldu.
“Morbidus” Kitabının Oluşum Süreci
“Morbidus“, planlanmış bir proje yerine, zaman içinde biriken deneyimlerin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Aile içinde yaşanan hastalık dönemlerinde çekilen fotoğraflar, farkında olmadan bir arşive dönüştü. Bu arşiv üzerinde derinlemesine düşünme süreci, Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Uygulama ve Araştırma Merkezi (FUAM)‘nde katıldığı bir atölyeyle derinleşti. Günlük hayatta karşılaştığı detayları kurgusal anlatımının bir parçası haline getiren Örs, bu anlatıları zamanla fotozin ve kitap formatına dönüştürdü. “Like Me“, “Yetersiz Bakiye“, “Kapan” ve “Kapak” gibi daha önceki fotozin çalışmaları da bu yolculuğun ürünleriydi. “Morbidus” ise bu sürecin daha yoğun ve bütünlüklü bir ifadesi olarak okuyucuya ulaştı.
Kitaptaki “Yaralı” ve “Eksik” İnsanlar: Bir Toplumsal Ruh Hali
İsmet Örs‘e göre “Morbidus” kelimesi, sadece bir kelime değil; aynı zamanda bir dönemi, bir ruh halini ve bir tür mirası temsil ediyor. Aile içindeki hastalık süreçlerinde çektiği fotoğraflar, zamanla eksilmelerin ve yavaş çöküşlerin bir belgesine dönüştü. Bu çalışma, hem kişisel bir arşiv hem de ailece yaşanan bir yası görselleştirdi. Örs, sokakta gördüğü insanların yüzlerindeki ve şehirlerin dokusundaki yorgunluk, tükenmişlik ve kırılganlığın, bu durumun sadece kendi ailesiyle sınırlı olmadığını gösterdiğini ifade ediyor. Bu anlamda “Morbidus“, sadece bireysel bir hikaye olmaktan çıkıp, siyaset, ekonomi, göç, yalnızlık ve toplumsal baskılar gibi unsurların da beslediği daha geniş bir ruh halinin ifadesi haline geliyor. Örs için bu kareler, kaybettiklerine bir selam ve geride kalanlara bir tanıklık niteliği taşıyor. “Morbidus“, bir iyileşme hikayesi olmaktan çok, bu hâlin farkına varma ve onunla yaşamayı öğrenme çabasını temsil ediyor.
Finans Hattı Yorum:
İsmet Örs‘ün “Morbidus” adlı fotoğraf kitabı, sanat ve finans dünyasının kesiştiği nadir noktalardan birini temsil ediyor. Görsel sanat eserlerinin yatırım değeri taşıması yanı sıra, toplumsal ruh halini ve ekonomik değişimlerin bireyler üzerindeki etkilerini yansıtması açısından da büyük önem taşıyor. Kitabın baskı kalitesi, kullanılan kağıt ve renk ayrımı gibi unsurlar, Noks Book gibi yayıncıların sanata verdiği önemi gösterirken, CI Bloom gibi platformlar da sanat piyasasının canlılığını ortaya koyuyor. Örs’ün askeri geçmişinden gelen disiplinli ve derinlikli bakış açısı, eserlerine farklı bir boyut katıyor. “Morbidus“un aile kayıplarından başlayıp toplumsal kırılganlığa uzanan teması, ekonomik belirsizliklerin ve toplumsal baskıların sanat eserleri üzerindeki etkisine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Sanatın, bireysel yasları ve toplumsal travmaları anlamak ve ifade etmek için güçlü bir araç olduğunu gösteren bu eser, koleksiyonerler ve sanat yatırımcıları için de farklı bir değer taşıyabilir.











