Petrol Devlerinin İlk Çeyrek Bilançoları Orta Doğu Geriliminden Etkilendi
Exxon Mobil ve Chevron gibi ABD’nin önde gelen enerji şirketleri, 2024 yılının ilk çeyreğinde kârlarında dikkat çekici düşüşler yaşandığını duyurdu. Bu düşüşlerin temelinde, Orta Doğu‘daki sevkiyat aksaklıkları ve lojistik engeller yer alırken, yükselen petrol fiyatlarının etkilerinin bilançolara tam olarak yansımadığı belirtildi.
Exxon Mobil şirketinin ilk çeyrek kârı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %46 oranında gerileyerek 7,7 milyar dolardan 4,2 milyar dolara düştü. Chevron‘un kârı ise yaklaşık %37‘lik bir düşüşle 3,5 milyar dolardan 2,2 milyar dolar seviyesine indi. Bu düşüşlere rağmen, her iki şirket de Wall Street beklentilerini aşmayı başardı. Şirket yönetimleri, mevcut piyasa koşullarında yaşanan zamanlama etkilerinin bilançoları olumsuz etkilediğini, ancak ilerleyen dönemlerde yükselen petrol fiyatlarından fayda sağlamayı beklediklerini ifade ettiler.
Exxon yönetim kurulu başkanı Darren Woods, CNBC’ye yaptığı açıklamalarda, piyasalardaki dalgalanmalara karşı finansal koruma işlemlerinin yapıldığını ancak fiziksel varillerin teslim edilene kadar envanterde tutulduğunu ve bu durumun kârların ertelenmesine yol açtığını belirtti. Chevron da bu çeyrekte yaklaşık 3 milyar dolarlık olumsuz bir zamanlama etkisi yaşadığını bildirdi.
Diğer yandan, sektördeki bazı şirketler artan petrol fiyatlarından fayda sağladı. BP şirketi, son çeyrekte kârını iki katından fazla artırarak 2023 yılından bu yana en yüksek çeyreklik kârına ulaştı. Bu durum, şirketler üzerindeki ek vergi taleplerini de gündeme getirdi.
ConocoPhillips şirketi ise Katar operasyonlarındaki aksaklıklar nedeniyle yıllık üretim tahminini düşürmek zorunda kaldı. İran‘ın ihracat tesislerine yönelik saldırılarının onarımının yıllar süreceği bildirildi.
Bu gelişmelerle birlikte, benzin pompalarındaki ortalama fiyatlar küresel çapta yükselmeye devam ederek 4,39 dolara ulaştı. Geçen yıl bu zamanlar 3,187 dolar olan akaryakıt fiyatlarındaki artış, tüketiciler üzerinde enflasyon ve ekonomik büyüme baskısı yaratıyor.
Piyasaların önemli gelişmeleri şunlar:
- Exxon Mobil ve Chevron‘un kârlarında önemli düşüşler yaşandı.
- Orta Doğu‘daki lojistik engeller ve sevkiyat aksaklıkları düşüşlere neden oldu.
- Yükselen petrol fiyatlarının etkileri bilançolara tam olarak yansımadı.
- BP gibi bazı şirketler fiyat artışlarından fayda sağladı.
- Akaryakıt fiyatlarındaki artışlar, küresel enflasyon ve büyüme endişelerini tetikledi.
Finans Hattı Yorum:
Exxon Mobil ve Chevron gibi büyük enerji oyuncularının ilk çeyrek kârlarındaki düşüş, küresel enerji piyasalarındaki mevcut kırılganlığı gözler önüne seriyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin doğrudan lojistik zincirlerini hedef alması, petrolün fiziksel akışını sekteye uğratarak şirketlerin operasyonel maliyetlerini artırıyor ve gelirlerini erteliyor. Ancak bu durum, yatırımcıların kısa vadeli bilançolara odaklanırken, yükselen emtia fiyatlarının uzun vadede getireceği potansiyel kârları göz ardı etmelerine yol açabilir. Şirketlerin “ertelenmiş kâr” vurgusu, piyasaların bu karmaşık finansal tabloları nasıl yorumlayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Piyasada genel eğilim, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte enerji hisselerine yönelik tedbirli bir yaklaşım sergilenmesi yönünde. BP gibi bazı oyuncuların beklenenden iyi kârlar açıklaması, sektördeki ayrışmayı gösteriyor. Bu durum, piyasa katılımcıları arasında fiyat artışlarından kimin ne kadar faydalanabileceği konusunda bir belirsizlik yaratıyor. Ayrıca, artan enerji fiyatlarının enflasyonist baskıları güçlendirmesi, merkez bankalarının para politikaları üzerinde de ek baskı oluşturabilir.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların gözü, Orta Doğu‘daki gelişmelerin seyrinde ve Hürmüz Boğazı gibi kritik su yollarının güvenliğinde olacak. Ayrıca, küresel ekonominin yavaşlama sinyalleri ve enerji talebindeki olası değişimler de yakından izlenmeli. Teknik olarak, Exxon Mobil ve Chevron hisselerinin mevcut destek seviyelerini koruyup koruyamayacağı ve yükselen petrol fiyatlarının bu hisselere ne zaman yansıyacağı önemli göstergeler olacaktır. Enflasyon verileri ve merkez bankalarının açıklamaları da piyasa duyarlılığını belirleyici unsurlar arasında yer alacak.












