USD47,42
%0.06
EURO54,47
%0.07
GBP63,50
%0.15
BIST13.501,55
%-1.36
Petrol87,79
%-0.36
GR. ALTIN6.201,99
%0.07
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
30 Temmuz 2026, Per
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Ekonomi ve Siyaset Günlüğü
  4. TCMB Başkanı Fatih Karahan: Küresel gerilim ve enerji şokları enflasyon için kritik risk

TCMB Başkanı Fatih Karahan: Küresel gerilim ve enerji şokları enflasyon için kritik risk

TCMB Başkanı Fatih Karahan Meclis sunumunda, küresel gerilim ve enerji şoklarının enflasyon üzerindeki kritik risklerine dikkat çekti.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TCMB BAŞKANI KARAHAN: KÜRESEL GERİLİM ENFLASYON RİSKİ

Küresel Enerji Şokları ve Jeopolitik Riskler Enflasyon Dinamiklerini Yeniden Şekillendiriyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda yaptığı sunumda, küresel gerilimlerin ve enerji şoklarının Türkiye ekonomisi ve enflasyon üzerindeki kritik risklerine dikkat çekti. Karahan, jeopolitik gelişmelerin ekonomik programlar üzerindeki belirleyici rolünü vurgulayarak, enerji fiyatlarındaki keskin artışların ve tedarik zincirlerindeki aksamaların küresel iktisadi faaliyette yavaşlamaya yol açtığını belirtti.

Karahan, şubat ayı sonunda başlayan ve enerji fiyatlarını doğrudan etkileyen Orta Doğu’daki gerilimin, küresel ekonomik görünümdeki belirsizlikleri artırdığını dile getirdi. Hürmüz Boğazı’nın potansiyel kapanmasının küresel enerji arzı için ciddi bir risk teşkil ettiğini belirten Karahan, öncü göstergelerin küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ettiğini söyledi. Mevcut durumda ham petrol ve doğal gaz fiyatlarının savaş öncesi seviyelerin oldukça üzerinde seyrettiğini, petrol fiyatlarındaki oynaklığın azalmış olsa da tarihsel ortalamasının üzerinde kaldığını ifade etti. Bu durumun, küresel ekonomiyi önemli bir negatif arz şoku ile karşı karşıya bıraktığını ve tüketici ile üretici güvenini olumsuz etkilediğini vurguladı. Birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönlü güncellendiğini ve 2026 yılında küresel büyümenin ivme kaybetmesinin beklendiğini, bunun da Türkiye’nin dış talebini zayıflatacağını öngördüğünü sözlerine ekledi.

Enerji fiyatlarına bağlı olarak küresel ölçekte manşet enflasyonun arttığını kaydeden Karahan, gelişmiş ülkelerde beklenen faiz indirimlerinin ötelenmesinin bu duruma bir tepki olduğunu belirtti. Enerji arzındaki aksamaların sürmesi halinde, fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel çapta daha güçlü bir para politikası tepkisinin gerekebileceği değerlendirmesinde bulundu.

Yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin de tespitlerini paylaşan Karahan, sıkı para politikalarının talep kompozisyonunda dengeli bir seyir izlediğini, 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023’e göre belirgin şekilde gerilediğini ancak yatırımların katkısının devam ettiğini söyledi. Hizmet üretiminin ilk çeyrekte arttığını, ancak ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle yakından ilişkili alt kalemlerde ise bu üretimin azaldığına dikkat çekti. İşgücü piyasasında manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini, ancak geniş tanımlı göstergelerin yüksek seviyesini koruduğunu kaydetti. Küresel ticaret ve jeopolitik zorluklara rağmen nisan ayında ihracatın arttığını, ithalatın ise azaldığını ve yılbaşından bu yana tüketim malı ithalatının gerilediğini belirtti.

Cari açığın yılın ilk çeyreğinde dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüm nedeniyle arttığını ancak milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kalmayı sürdürdüğünü ifade eden Karahan, savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği artışın mart ayında enerji ithalatını belirgin şekilde yükselttiğini ancak altın ithalatındaki gerilemenin cari dengeye olumlu katkı verdiğini söyledi. Korumacı önlemlerin küresel talep üzerindeki risklerine jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki artışın ikincil etkilerinin eklendiğini ve bu durumun yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırdığını dile getirdi. 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörmekle birlikte, jeopolitik gelişmelerin seyrinin belirsizlik içerdiğini belirtti.

Yılın ilk çeyreğindeki enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelerinde Karahan, Mayıs 2024 zirvesine kıyasla enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandığını ancak yüksek seyrini koruduğunu ifade etti. Yıllık enflasyonun geçmiş dönem artışlarını barındırması nedeniyle yakın dönüm görünümünü tam yansıtmayabileceğini, göstergelerin son üç aylık ortalamalarının ana eğilimde bir miktar yükselişe işaret ettiğini söyledi. Yılın ilk dört ayında temel mal ve hizmet gruplarında enflasyonun yavaşladığını, ancak gıda ve enerjide yükseldiğini gözlemlediklerini belirtti. Özellikle sebze fiyatlarındaki dalgalanmaların ve jeopolitik gelişmelerle yurt içi enerji fiyatlarındaki artışların etkisine dikkat çekti. Buna karşın, para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gruplarında yavaşlamanın devam ettiğini vurguladı.

Şubat ayı sonundaki Orta Doğu geriliminin enflasyonist baskıları artırdığını ve yurt içi enerji fiyatlarının petrol ve doğalgaz fiyatları öncülüğünde hızlandığını belirten Karahan, yıllık enerji enflasyonunun son iki ayda 19 puan arttığını söyledi. Maliyet artışları sonucunda elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeler yapıldığını, özellikle doğal gazda kademeli fiyat uygulamasına geçilmesinin belirgin fiyat artışına neden olduğunu aktardı. Ham petrol fiyatlarındaki artışların tüketici fiyatlarına etkisini sınırlamak üzere akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sisteminin devreye alındığını ve bu sistemin enflasyon üzerindeki etkisini önemli ölçüde sınırladığını belirtti. Örneğin, Brent petrol fiyatının 85 dolara çıktığı bir senaryoda, eşel mobilin olmadığı durumda yıllık enflasyonu 4,5 puan artıracak bir şokun, eşel mobil ile 1,3 puana gerilediğini hesapladıklarını ifade etti.

Son bir yıllık dönemde kira ve eğitim hizmetleri enflasyonunda önemli düşüşler yaşandığını ve bunun hizmetlerde süregelen ataletin güç kaybetmeye başladığını gösterdiğini vurgulayan Karahan, kira ve eğitim dışındaki hizmet kalemlerinde ise tüketici enflasyonuna daha yakın bir resim görüldüğünü söyledi. Kira tarafında, mevsim etkilerinden arındırılmış verilerin ve yeni kiracı kira endeksinin enflasyonda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ettiğini belirtti.

Enflasyon beklentilerinin arzu edilen ölçüde gerilemediğini ve beklentilerin halen enflasyon tahminlerinin üzerinde seyrettiğini ifade eden Karahan, yılın ilk aylarındaki yüksek gıda fiyatları ve Orta Doğu’daki gelişmelerin enflasyon görünümü üzerinde belirsizlik yarattığını ve beklentilerde bozulmaya neden olduğunu söyledi. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkilerinin önem taşıdığını ve gerilimin süresinin enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru olduğunu belirtti.


Finans Hattı Yorum:

TCMB Başkanı Fatih Karahan‘ın sunumu, küresel jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların Türkiye’nin enflasyonist görünümü üzerindeki belirgin etkisini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimin yarattığı arz şokları ve bunun enerji maliyetlerine yansıması, enflasyonla mücadelede yeni zorluklar teşkil ediyor. Hükümetin ve TCMB’nin uyguladığı eşel mobil sistemi gibi mekanizmaların, petrol fiyatlarındaki artışların tüketici üzerindeki etkisini bir nebze olsun sınırlaması olumlu bir gelişme olarak görülse de, bu tür dışsal şoklara karşı kırılganlık devam ediyor.

Yatırımcılar ve piyasa aktörleri açısından, Karahan‘ın açıklamaları, enflasyon beklentilerinin henüz istenen seviyelere inmediğini ve jeopolitik risklerin bu beklentiler üzerindeki baskısının sürdüğünü teyit ediyor. Bu durum, para politikasının sıkı duruşunun bir süre daha devam etmesi gerekliliğini güçlendiriyor. Hizmet sektöründeki yavaşlama eğilimi ve özellikle kira gibi alanlardaki olumlu gelişmeler, enflasyonun genel seyrini aşağı çekme potansiyeli taşısa da, enerji ve gıda gibi oynaklığı yüksek kalemlerdeki belirsizlikler genel endişeyi artırıyor. TCMB’nin sıkı para politikasının sürmesi, Türk Lirası üzerindeki baskıyı azaltma ve cari açığı kontrol altında tutma çabaları açısından kritik öneme sahip.

Önümüzdeki dönemde, gözler jeopolitik gelişmelerin seyrine ve enerji fiyatlarındaki olası değişimlere çevrilecektir. Ayrıca, TCMB’nin enflasyonla mücadeledeki kararlılığını ve iç dinamiklere yönelik alınacak ek önlemleri yakından takip etmek önem kazanacaktır. Özellikle gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların kontrol altına alınması ve enflasyon beklentilerindeki düşüşün somutlaşması, para politikasının etkinliği açısından belirleyici olacaktır. Teknik olarak, BIST 100 endeksi üzerinde enflasyonist baskıların hissedilebileceği, ancak TCMB’nin güvercin olmayan duruşunun TL üzerindeki olası pozitif etkilerinin de göz ardı edilmemesi gereken bir denge unsuru olacağı öngörülebilir.

TCMB Başkanı Fatih Karahan: Küresel gerilim ve enerji şokları enflasyon için kritik risk
0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ve kalkınma bankaları ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde ve yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Gerek bu yayındaki, gerekse bu yayında kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve/veya ilgili kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kâr yoksunluğundan, manevi zararlardan ve her ne şekil ve surette olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı FinanHatti.Com sorumlu tutulamaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finans ve İş Dünyası ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

FinAI ile Sohbet Et

FinAI ile Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir