TÜRKİYE’DE BORSADA YÜKSELECEK HİSSELERİ KAÇIRMAK İSTEMEYENLER BU ANALİZİ GÖRMEK ZORUNDA
ABD’den İran Operasyonu Sonu Açıklaması: Hürmüz Boğazı’nda Gerilim Sürüyor
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’a yönelik geniş kapsamlı askeri operasyonların sona erdiğini duyururken, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamalarla bölgedeki gerilimin devam ettiğini ve Hürmüz Boğazı’nın önemini vurguladı. 28 Şubat‘ta ABD ve İsrail tarafından başlatılan “Destansı Öfke Operasyonu”nun hedeflerine ulaşıldığı belirtilirken, çatışmaların tamamen sona erdiğine dair kesin bir güvence verilmedi.
ABD yönetimi, İran ile yaşanan gerilimleri ve Hürmüz Boğazı’nı trafiğe açma çabalarını tamamen “savunma amaçlı” olarak tanımlıyor. Rubio, barışçıl çözümü tercih ettiklerini ancak bunun için İran’ın nükleer programına ilişkin Trump tarafından belirlenen şartları kabul etmesi gerektiğini belirtti. Küresel enerji arzı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı’nın derhal trafiğe açılması gerektiğinin altı çizildi. ABD kuvvetleri, Basra Körfezi’ndeki ticari gemilerin güvenli çıkışını sağlamak amacıyla çalışırken, Savunma Bakanı Pete Hegseth, barışçıl yöntemlere öncelik verildiğini ancak şartlar değişirse harekete geçmeye hazır olduklarını ifade etti. Birleşik Arap Emirlikleri de İran’dan gelebilecek olası saldırılara karşı savunma pozisyonunu güçlendirdiğini bildirdi.
İran askeri komutanlığı ise Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik herhangi bir saldırı iddialarını reddederken, yaklaşık bir ay önce varılan ateşkesin henüz sona ermediğini belirtti, ancak bölgedeki belirsizlik sürüyor. İsrail ile Lübnan’daki Hizbullah militanları arasındaki devam eden çatışmalar bölgesel istikrarı tehdit etmeye devam ediyor. İsrail ordusu, Hizbullah militanlarının Lübnan’ın güneyinden İsrail askerlerine yönelik roket saldırıları düzenlediğini açıklarken, İsrail hava savunma sistemlerinin insansız hava araçlarını imha ettiği kaydedildi. Bu çatışmalar, sınır bölgesindeki binlerce insanın yerinden edilmesine yol açtı.
17 Nisan‘dan bu yana yürürlükte olan ateşkesin sürdüğü iddialarına rağmen saldırıların devam etmesi, bölgedeki barış umutlarını zayıflatıyor. Rubio, İran’ın nükleer silah elde etme niyetinde olmadığı yönündeki iddiaların, sahadaki eylemlerle örtüşmediğini vurguladı. Gelişmiş santrifüj teknolojisi ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin, Tahran yönetiminin nükleer silahsızlanma konusunda samimi olmadığını gösterdiği belirtildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi‘nin Çarşamba günü yapacağı Çin ziyareti öncesinde Rubio, Pekin yönetiminden Tahran’a gerekli uyarıları yapmasını beklediklerini dile getirdi. Çin’in ihracat odaklı ekonomisi nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki akışa ABD’den daha fazla ihtiyaç duyduğu ve İran’a ablukayı kaldırması yönünde baskı yapmasının kendi çıkarına olacağı vurgulandı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ise İran’ın gemilere yönelik saldırılarını durdurması ve “yasadışı geçiş ücretlerini” kaldırması talebini içeren bir karar tasarısı gündeme geldi. Taslak metin, İran’ın deniz seyrüsefer özgürlüğünü sağlamaması durumunda askeri güç kullanımını da içeren yaptırımları öngörüyor. Daha önce benzer bir tasarı Rusya ve Çin tarafından veto edilmişti.
Piyasalarda, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması nedeniyle yaklaşık 23 bin sivil denizcinin mahsur kaldığı ve küresel ticaretin olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Trump, Çin’in petrol ihtiyacının büyük kısmını bu bölgeden karşıladığını hatırlatarak Pekin’in sessiz kalmayacağını öngörüyor. ABD içinde artan yakıt ve gübre fiyatları ise yaklaşan seçimler öncesinde seçmenler üzerinde baskı oluşturuyor.
Bölgedeki askeri uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın dar yapısı ve İran’ın sahip olduğu gemisavar füze kapasitesi göz önüne alındığında, trafiğin güvenli bir şekilde yeniden başlatılmasının oldukça zorlu bir görev olduğunu belirtiyor. Mevcut durum, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini canlı tutarken, diplomatik çözüm arayışları ile askeri caydırıcılık arasındaki hassas denge korunmaya çalışılıyor.
Finans Hattı Yorum:
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve ABD’nin askeri operasyonlarının sona erdiğine dair açıklaması, küresel enerji piyasalarında önemli bir etki yaratmaktadır. Petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskı devam ederken, bölgedeki belirsizliğin artması yatırımcıların risk iştahını azaltmaktadır. Bu durum, başta enerji şirketleri olmak üzere, nakliye ve lojistik sektöründeki firmaları da doğrudan etkilemektedir.
Piyasa duyarlılığı şu an için temkinli bir iyimserlik ile endişe arasında gidip gelmektedir. Operasyonların sona ermesi bir nebze rahatlama sağlasa da, çatışmaların tamamen bitmediğine dair yapılan açıklamalar ve İsrail-Hizbullah arasındaki tansiyonun devam etmesi, yatırımcıları tedirgin etmektedir. Özellikle Çin gibi enerji ithalatına bağımlı ülkelerin bu durumdan nasıl etkileneceği ve ABD’nin diplomatik hamlelerinin ne kadar başarılı olacağı yakından takip edilecektir.
Yatırımcıların önümüzdeki dönemde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki gelişmeleri, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin yapılacak açıklamaları ve ABD’nin Çin ile olan diplomatik temaslarının sonuçlarını yakından izlemesi gerekmektedir. Teknik olarak, petrol fiyatlarındaki olası bir geri çekilme, risk iştahının artmasına neden olabilirken, gerilimin tırmanması durumunda ise küresel borsalarda dalgalanmaların devam etmesi beklenmektedir.


















