TCMB BAŞKANI KARAHAN: ENFLASYONDA YÜZDE 32,4 SEVİYESİ KABUL EDİLEMEZ
Karahan, enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yaparak orta vadeli görünümü koruyacaklarını belirtti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen “Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, küresel ekonomideki belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Karahan, Nisan ayı enflasyon verilerinde savaşın etkilerinin görüldüğünü ve yıllık tüketici enflasyonunun %32,4 seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, enflasyonla mücadeledeki kararlılıklarının devam ettiğini vurguladı. Enflasyondaki bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.
Karahan, son dönemdeki jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarını yukarı çektiğini ve petrol fiyatlarındaki oynaklığın tarihsel ortalamaların üzerinde seyrettiğini dile getirdi. Bu durumun özellikle enerji ithalatçısı ülkelerde maliyet baskısını artırdığını söyledi. Nisan ayı itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun %32,4 olarak açıklandığını belirten Karahan, gıda ve giyim fiyatlarındaki yüksek artışların bu seviyede etkili olduğunu kaydetti. Karahan, “Enflasyonda yaşanan bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceğiz. Savaş, dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılığımız değişmiyor” dedi.
Yılın ilk dört ayındaki fiyat gelişmelerinin, temel mal ve hizmet gruplarında dezenflasyon eğiliminin geçen yıla göre yavaşladığını gösterdiğini belirten Karahan, enerji ve gıda fiyatlarının enflasyonu yukarı yönlü etkilediğini yineledi. İlk çeyrekteki olumsuz hava koşullarının gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu, akaryakıt etkisiyle ulaştırma grubunda da fiyat artışı gözlemlendiğini aktardı. Buna karşın, hizmet grubunda daha ılımlı bir seyir izlendiğini belirtti. Cari işlemler dengesinde belirgin bir iyileşme yaşandığını ifade eden Karahan, enerji maliyetlerindeki yükselişin cari açık üzerinde etkili olduğunu ancak 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının tarihsel ortalamanın altında kalacağını öngördüklerini söyledi.
Tasarruf seviyesinin yetersizliğine ve cari açık sorununa değinen Karahan, kalıcı çözüm için yurt içi tasarrufların artırılması, finansal sistemin derinleştirilmesi ve kaynakların sisteme dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu noktada ‘katılım finans’ sektörünü makroekonomik istikrar açısından önemli bir bileşen olarak değerlendirdiklerini söyledi. Katılım finans sektörünün 15 yılda hızlı bir büyüme göstererek bankacılıktaki payını %4,6‘dan %9,5‘e yükselttiğini belirten Karahan, sektörün büyümeye devam ettiğini ve yeni katılımların olduğunu, bunun da Türkiye’deki talebi gösterdiğini ifade etti. Mart 2026 itibarıyla katılım bankalarının ilgili göstergelerde sektörden olumlu ayrıştığını ve sektörün araç çeşitliliğini artırmak için çalıştıklarını ekledi.
Finans Hattı Yorum:
TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın enflasyonla mücadele konusundaki kararlı duruşu ve “orta vadeli görünümü bozmayacağız” mesajı, piyasalar için önemli bir sinyal niteliği taşıyor. Özellikle %32,4’lük yıllık enflasyonun kabul edilemez olduğunun altının çizilmesi, para politikasının sıkı duruşunun devam edeceğine işaret ediyor. Jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyonist baskıyı artırma potansiyeli göz önüne alındığında, bu kararlılık piyasalarda belirli bir güven oluşturma amacını taşıyor.
Karahan’ın konuşmasında öne çıkan katılım finans sektörüne yönelik destekleyici ifadeler, bu alana olan ilginin ve potansiyelin altını çiziyor. Sektörün bankacılıktaki payının hızla artması ve talebin yüksekliği, hem tasarruf açığını kapatmada hem de finansal sistemin derinleşmesinde oynayabileceği rolü vurguluyor. Cari açıkla mücadelede yerli tasarrufların artırılması ve finansal derinleşmenin önemine yapılan vurgu, orta ve uzun vadeli ekonomik stratejilerin bir parçası olarak görülüyor.
Yatırımcılar açısından önümüzdeki dönemde takip edilmesi gereken temel unsurlar, TCMB’nin enflasyonla mücadeledeki somut adımları ve enflasyon üzerindeki dış şokların ne kadar yönetilebilir olacağıdır. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki seyir, enflasyon beklentilerini belirlemede kritik rol oynayacaktır. Ayrıca, katılım finans sektöründeki gelişmeleri ve bu sektörün genel ekonomik büyümeye katkısını izlemek de faydalı olacaktır. Teknik olarak, döviz kurlarındaki stabilizasyon ve faiz beklentilerindeki değişimler de piyasa dinamiklerini şekillendirecektir.
















