EİB İhracatı Yüzde 4 Arttı, AB Payı Yarıya Ulaştı
Ege İhracatçı Birlikleri, yılın ilk dört ayında ihracatını 6,15 milyar dolara taşıyarak, Avrupa Birliği’ne olan pazar payını %50’ye yükseltti.
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) tarafından açıklanan verilere göre, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde toplam ihracat, bir önceki yıla göre %4 artışla 5 milyar 926 milyon dolardan 6 milyar 155 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde EİB’ye bağlı 8.500 ihracatçı firma, 204 farklı ülke ve gümrüklü bölgeye ürün göndererek küresel pazardaki varlığını genişletti. Geçen yıl bu sayı 203 idi.
EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’nin geleneksel ve en önemli ihracat pazarı olmaya devam ettiğini vurguladı. Yılın ilk dört ayında AB ülkelerine gerçekleştirilen ihracat, %13,4‘lük bir artışla 2 milyar 689 milyon dolardan 3 milyar 50 milyon dolara çıktı. Bu artışla birlikte AB’nin toplam ihracattaki payı, önceki yıla göre %45’ten %50’ye yükseldi. Öztürk, AB’nin 27 üyesinden 22’sine yapılan ihracatta artış yaşandığını, özellikle Malta, İtalya, İspanya, Portekiz, Avusturya ve Macaristan gibi ülkelere yönelik ihracatta dikkat çekici sıçramalar kaydedildiğini belirtti. Türkiye genelinde AB’nin ihracattaki payı %46 seviyesindeyken, Egeli ihracatçıların bu pazarda daha güçlü bir performans sergilediği gözlemlendi.
AB dışındaki pazarlarda da önemli büyüme kaydedildi. Yemen‘e yapılan ihracat %136 artışla 87 milyon dolara, Suriye‘ye %94 yükselişle 33 milyon dolara ve Çin‘e %24 artışla 209 milyon dolara ulaştı.
2026 yılı için küresel ticarette yavaşlama beklentileri olduğunu belirten Öztürk, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) dünya mal ve hizmet ticaret hacmindeki büyüme tahmininin 2025’te %4,1 iken 2026’da %2,6‘ya gerileyeceğini öngördüğünü hatırlattı. Dünya Ticaret Örgütü’nün de benzer şekilde mal ticaretindeki büyümenin yavaşlayacağı yönünde bir öngörüde bulunduğunu ekledi. Bu küresel yavaşlama beklentilerine rağmen, EİB üyelerinin 204 ülkeye ihracat yaparak ihracatlarını %4 artırmasının önemli bir başarı olduğunu ifade etti.
EİB verilerine göre, en büyük ihracat pazarı olan Almanya, 605 milyon dolarlık ihracatla liderliğini sürdürdü. ABD ise 507 milyon dolar ile ikinci sırada yer aldı. İtalya, %26’lık ihracat artışıyla 459 milyon dolara ulaşarak öne çıkan pazarlardan biri oldu. İspanya‘ya yapılan ihracat %19 artışla 336 milyon dolara yükselerek İngiltere‘yi geride bıraktı. İngiltere’ye yapılan ihracat ise %4 artışla 309 milyon dolar olarak gerçekleşti. Diğer önemli pazarlar arasında Hollanda, Fransa, Çin, Yunanistan ve Rusya da yer aldı. İlk 10 ülkeye yapılan toplam ihracat %9,4 artışla 3 milyar 286 milyon dolara ulaşırken, bu ülkelerin toplam ihracattaki payı %53’e yükseldi.
Finans Hattı Yorum:
Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) açıkladığı ilk dört aylık ihracat rakamları, Türkiye’nin dış ticaret dinamikleri açısından önemli bir gösterge sunuyor. Özellikle Avrupa Birliği’ne yönelik ihracatın toplam içindeki payının %50’ye ulaşması, AB’nin hala Türk ihracatçısı için birincil pazar konumunda olduğunu teyit ediyor. Bu durum, küresel ticaretteki yavaşlama beklentilerine rağmen AB’nin dirençli kalmasının ve Türk firmalarının bu pazara odaklanmasının önemini vurguluyor. İhracatta çeşitliliğin artması, yeni pazarlara açılma çabalarının sonuç vermeye başladığını gösterse de, AB’nin ağırlığı stratejik planlamada ana eksen olmaya devam edecek.
Yatırımcılar ve piyasa analistleri açısından bu veriler, Türkiye’nin makroekonomik istikrarı ve cari açık üzerindeki potansiyel etkileri açısından takip edilmelidir. AB’ye artan ihracat, döviz girişlerini destekleyerek TL üzerindeki baskıyı azaltma potansiyeline sahip. Ancak, küresel büyümedeki yavaşlama beklentisi, gelecekteki ihracat performansı üzerinde risk oluşturabilir. Bu nedenle, EİB’nin belirttiği gibi, küresel tedarik zincirlerindeki değişimler ve olası talep daralmaları yakından izlenmelidir.
Önümüzdeki dönemde dikkat edilmesi gereken temel unsurlar arasında, AB’nin ekonomik sağlığındaki değişimler, rekabetçi ülkelerin pazar payları ve Türk ihracatçılarının yeni pazar bulma kapasitesi yer alıyor. Teknik açıdan bakıldığında, TL’nin dolar karşısındaki seyri ve faiz politikaları da ihracat maliyetlerini ve rekabetçiliği doğrudan etkileyeceği için kritik önem taşıyor. EİB’nin sürdürdüğü ihracat artış ivmesini koruyabilmesi, hem küresel gelişmelere uyum sağlama becerisine hem de yerel ekonomik politikaların etkinliğine bağlı olacaktır.

















