Jeopolitik Gerilimler Körfez Piyasalarını Vurdu
İran ile yaşanan diplomatik çözüm umutlarının azalmasıyla Körfez ülkelerindeki hisse senedi piyasaları haftaya düşüşle başladı. Yatırımcılar, artan jeopolitik riskler ve savaşın uzama ihtimalini fiyatlayarak riskli varlıklardan uzaklaşıyor. Dubai ve Abu Dabi borsalarında kayıplar öne çıkarken, Suudi Arabistan piyasası sınırlı da olsa yükseliş kaydetti.
Diplomatik çözüm umutlarının zayıflamasıyla Körfez piyasaları küresel piyasalara kıyasla daha sert tepki gösterdi. Enerji ve lojistik hatlarına yönelik artan riskler, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırdı. ABD Başkanı Donald Trump‘ın ateşkes sürecinin “hayati destek ünitesine bağlı” olduğunu belirtmesi ve taraflar arasındaki ciddi anlaşmazlıkları vurgulaması, piyasalarda diplomatik sürecin zorlu ilerlediği algısını güçlendirdi.
Piyasalardaki en büyük risk unsurlarından biri olarak öne çıkan Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim devam ederken, küresel petrol ve LNG ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu bölgedeki güvenlik endişeleri, enerji arzı, deniz taşımacılığı ve bölgesel güvenlik üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Bu durum, Brent petrol fiyatının da 2 dolar artarak varil başına 106,21 dolara yükselmesine neden oldu.
- Dubai ana hisse endeksi %0,5 geriledi.
- Abu Dabi gösterge endeksi %0,8 düştü.
- Katar ana endeksi %0,2 aşağı yönlü hareket etti.
- Suudi Arabistan gösterge endeksi %0,1 artış gösterdi.
Finans Hattı Yorum:
Körfez borsalarındaki genel düşüş eğilimi, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin piyasa algısı üzerindeki belirgin etkisini ortaya koyuyor. Özellikle enerji ve lojistik gibi stratejik alanlara yönelik risklerin artması, yatırımcıların portföylerinde daha temkinli bir duruş sergilemesine neden oluyor. Bu durum, bölgeye özgü risk priminin yükselmesine ve yatırımcı iştahının azalmasına yol açıyor.
Suudi Arabistan’ın sınırlı yükselişle pozitif ayrışması, küresel petrol fiyatlarındaki artışın ve ülkenin piyasasındaki büyük oyuncuların (Al Rajhi Bank, Saudi Aramco) olumlu performansının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Ancak, genel negatif havadan tamamen sıyrılamadığı görülüyor. Yatırımcı duyarlılığı, gelişmekte olan piyasalara yönelik genel risk algısıyla birlikte şekillenmeye devam ediyor.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların gözü, İran ile yürütülen diplomatik görüşmelerdeki gelişmelere ve Hürmüz Boğazı çevresindeki tansiyonun seyrine odaklanacaktır. Teknik olarak, Dubai ve Abu Dabi endeksleri için destek seviyeleri yakından izlenmeli. Brent petrol fiyatındaki olası hareketler de bölgedeki enerji şirketleri ve genel piyasa üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olmaya devam edecek.











