Dubai ve Yunanistan’da Yaşanan Gelişmeler Alımları Vurdu
Türk vatandaşlarının yurt dışından gayrimenkul alımlarında mart ayında geçen yıla kıyasla yüzde 18’lik bir düşüş yaşanarak toplam harcama 187 milyon dolara indi. Ocak ayında 208 milyon dolar, şubat ayında ise 225 milyon dolara ulaşan bu rakam, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle önemli bir gerileme gösterdi.
Merkez Bankası verilerine göre, 2025 yılı boyunca Türklerin yurt dışı gayrimenkul alımları için harcadığı tutar 2 milyar 675 milyon dolara yükselmişti. Ancak mart ayındaki düşüş dikkat çekici bir yavaşlamaya işaret ediyor.
Türk yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği Dubai ve Yunanistan gibi bölgelerde yaşanan gelişmelerin gayrimenkul satışlarını olumsuz etkilediği belirtiliyor. Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği (GİGDER) Başkanı Bayram Tekçe, özellikle Dubai’deki saldırıların bu pazardaki alımları adeta durdurduğunu ifade etti. Tekçe, ayrıca Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik olumsuz tutumlarının ve askeri işbirliklerinin de yatırımcılar üzerinde caydırıcı bir etki yarattığını vurguladı.
Tekçe, ateşkes dönemiyle Dubai konut piyasasında kısmi bir hareketlilik gözlemlendiğini ancak eski yoğunluğun henüz yakalanamadığını belirtti. Buna rağmen, müşteriyle yapılan görüşmelerde yüzde 15-20 civarında indirimlerin mümkün olabildiğini ekledi.
Uluslararası gayrimenkul uzmanı Burak Ustaoğlu ise mart ayındaki yüzde 18’lik düşüşün geçici bir durum olduğunu ve Türk yatırımcıların yoğunlukta olduğu Dubai pazarına geri dönüşlerin başladığını dile getirdi. Ustaoğlu, talepte tekrar bir yükselişin beklendiğini sözlerine ekledi.
Ustaoğlu, Türk yatırımcıların Dubai’nin yanı sıra “Golden Visa” gibi cazip fırsatlar sunan Yunanistan ve benzeri alternatif pazarlara da yöneldiğinin altını çizdi.
Türklerin yurt dışından gayrimenkul alımında öne çıkan ülkeler arasında BAE, Yunanistan, ABD, İngiltere, İspanya, Macaristan ve AB adayı Balkan ülkeleri yer alıyor.
Türklerin yurt dışından gayrimenkul alımı için harcadığı aylık tutarlar ise şu şekilde:
- Ocak 2025: 144 milyon dolar
- Şubat 2025: 190 milyon dolar
- Mart 2025: 227 milyon dolar
- Nisan 2025: 232 milyon dolar
- Mayıs 2025: 238 milyon dolar
- Haziran 2025: 214 milyon dolar
- Temmuz 2025: 253 milyon dolar
- Ağustos 2025: 288 milyon dolar
- Eylül 2025: 211 milyon dolar
- Ekim 2025: 225 milyon dolar
- Kasım 2025: 201 milyon dolar
- Aralık 2025: 252 milyon dolar
- Ocak 2026: 208 milyon dolar
- Şubat 2026: 225 milyon dolar
- Mart 2026: 187 milyon dolar
Finans Hattı Yorum:
Türklerin yurt dışı gayrimenkul yatırımlarındaki mart ayı düşüşü, küresel siyasi ve ekonomik belirsizliklerin somut etkilerini gözler önüne seriyor. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimlerin ve Avrupa’daki siyasi tutumların, yatırımcıların risk algısını nasıl değiştirdiğini net bir şekilde gösteriyor. Dubai ve Yunanistan gibi geleneksel cazibe merkezlerindeki hareketliliğin azalması, yatırımcıların alternatif güvenli limanlar arayışına girebileceğine işaret ediyor. Bu durum, özellikle alt ve orta gelir grubundaki yatırımcılar için yurt dışı emlak alımını daha da zorlaştırabilirken, büyük ölçekli ve stratejik yatırımcıların ise fırsatları değerlendireceği bir döneme girildiğini gösteriyor.
Piyasada gözlemlenen bu yavaşlama, genel olarak yatırımcı duyarlılığında bir miktar tedirginlik yaratsa da, sektör uzmanlarının “geçici” olarak nitelendirdiği bu durum, gelecekteki toparlanma potansiyeline işaret ediyor. Uzmanların belirttiği gibi, Dubai’deki piyasa koşullarının normalleşmesi ve Yunanistan’ın tavırlarını yumuşatması durumunda alımların yeniden ivme kazanması muhtemel. Yatırımcılar, bu iki ana pazarın yanı sıra “Golden Visa” gibi teşvikler sunan ülkelerdeki gelişmeleri de yakından takip edecektir. Pazardaki mevcut indirim oranları, sabırlı yatırımcılar için iyi bir giriş fırsatı sunabilir.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların radarında, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin seyri, Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik politikaları ve “Golden Visa” gibi programların güncellemeleri olacak. Ayrıca, Amerikan dolarındaki olası bir değerlenme ve faiz oranlarındaki değişimler de yurt dışı gayrimenkul alımlarının maliyetini doğrudan etkileyecektir. Teknik seviyeler açısından bakıldığında, dolar/TL paritesindeki istikrar veya düşüş eğilimleri, yurt içi yatırımcıların yurt dışına yönelimini tetikleyebilir. Bu nedenle, mart ayındaki düşüşün kalıcı olup olmayacağını anlamak için önümüzdeki 2-3 aylık verilerin kritik önemi olacaktır.












