İnşaat Ruhsatlarında Usulsüzlük İddiası: Üsküdar Belediyesi’nde 7 Kişi Gözaltına Alındı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Üsküdar Belediyesi bünyesindeki bazı inşaat projelerinde iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına yönelik ikinci dalga operasyonu başlattı. Operasyonda toplamda 7 kişi gözaltına alındı.
Soruşturma neticesinde, Üsküdar Belediyesi’nin yetki alanındaki inşaat projelerinde, ruhsat başvurularında usulsüzlükler yapıldığı tespit edildi. Projeye aykırılıklar bahane edilerek müteahhitler ve iş takipçilerinden para talep edildiği, bu taleplerin üst düzey belediye yöneticilerinin de dahil olduğu bir yapılanma ile gerçekleştirildiği öne sürüldü. Usulsüz yapıların iskan işlemlerinin onaylandığı ve menfaat temininin elden, şirket hesapları ve çeşitli kanallar aracılığıyla sağlandığının belirlendiği bildirildi. Bu kapsamda 15 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen operasyonda, aralarında belediye iştirak şirketi Kent A.Ş. personeli ve Üsküdar Belediyesi personeli bulunan toplam 7 kişi gözaltına alındı. Operasyonla ilgili incelemelerin devam ettiği öğrenildi.
- Operasyonda gözaltına alınan 7 kişiden 6’sı Kent A.Ş. personeli, 1’i ise Üsküdar Belediyesi personeli.
- İddialar, iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlükler ve rüşvet/irtikap iddialarını kapsıyor.
- Soruşturmanın ikinci dalgası, önceki tespitlerin derinleştirildiğini gösteriyor.
Finans Hattı Yorum:
Bu gelişme, yerel yönetimlerdeki şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İnşaat ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren müteahhitlerin ve projelerin, ruhsat süreçlerindeki olası usulsüzlükler nedeniyle ek maliyetler ve hukuki risklerle karşılaşması muhtemeldir. Bu tür operasyonlar, sektördeki genel güvenilirlik algısını olumsuz etkileyebilir ve yatırımcıların iştahını azaltabilir.
Piyasalarda bu tür haberler genellikle “riskten kaçış” eğilimini tetikler. Özellikle yerel yönetimlere veya ilgili şirketlere doğrudan bağlantısı olan yatırımcılar için belirsizlik artar. Gözaltına alınan kişilerin pozisyonları ve olayın kapsamı hakkında daha fazla bilgi geldikçe, sektördeki genel yatırımcı duyarlılığı daha net şekillenecektir. Şu an için temkinli bir yaklaşım sergilenmesi makul görünüyor.
Bundan sonraki süreçte, soruşturmanın derinliği ve olası ek gözaltılar veya tutuklamalar yakından takip edilmelidir. Belediyenin ve iştirak şirketlerinin finansal durumları, devam eden projelerdeki olası gecikmeler ve şirketin itibar kaybı gibi faktörler, hisse senedi değerleri üzerinde doğrudan etki yaratabilir. Yatırımcılar, operasyonun sonuçlarına dair resmi açıklamaları ve yargı sürecinin ilerleyişini izlemelidir.










