Küresel Endişeler Borsayı Vurdu: İletişim Sektörü En Fazla Kaybetti
Salı günü Borsa İstanbul’da işlem gören hisseler genel olarak düşüşle günü tamamlarken, bankacılık ve holding endeksleri sert geriledi. Finansal kiralama ve faktoring sektörü sınırlı bir kazançla ayrışırken, iletişim sektörü en büyük düşüşü yaşadı. Bu düşüşte, küresel piyasalardaki artan enflasyonist endişeler, tahvil faizlerindeki yükseliş ve jeopolitik riskler etkili oldu.
Dün yapay zeka ve teknoloji şirketlerindeki güçlü yükselişlerin ardından, bugün petrol fiyatlarındaki artışın tetiklediği enflasyon kaygıları ve yükselen tahvil faizleri küresel piyasalarda satış baskısı oluşturdu. ABD/İsrail-İran geriliminin piyasaların risk iştahındaki kırılganlığı artırması ve ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki görüşmelerden somut bir anlaşma çıkmaması da yatırımcıların temkinli yaklaşmasına neden oldu. Borsa İstanbul’da bankacılık endeksi %2,60, holding endeksi ise %1,92 değer kaybetti. Sektör endeksleri arasında %0,44 ile en çok kazandıran finansal kiralama faktoring olurken, en fazla kaybettiren sektör %4,10 ile iletişim oldu.
Analistler, önümüzdeki hafta yurt içinde tüketici güven endeksi, işsizlik oranı, konut fiyat endeksi, dış ticaret dengesi ve reel kesim güven endeksi gibi makroekonomik verilerin yakından takip edileceğini belirtti. Yurt dışında ise dünya genelinde imalat sanayi PMI verileri, İngiltere enflasyon rakamları, ABD FOMC toplantı tutanakları ve Avro Bölgesi enflasyon verileri piyasaların gündeminde olacak.
Teknik açıdan BIST 100 endeksi için 14.500 ve 14.400 puan seviyeleri destek, 14.700 ve 14.800 seviyeleri ise direnç olarak öne çıkıyor.
Finans Hattı Yorum:
Bugünkü piyasa hareketleri, küresel makroekonomik faktörlerin yerel borsalar üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle petrol fiyatlarındaki ani yükselişin enflasyonist baskıları artırması ve tahvil faizlerindeki seyrin yatırımcı davranışlarını şekillendirmesi, riskli varlıklardan kaçışı tetikledi. Bankacılık ve holding gibi ana endekslerdeki düşüşler, genel piyasa duyarlılığının olumsuz olduğunu gösteriyor. İletişim sektöründeki sert düşüş ise bu sektör özelindeki algı veya temel bazı sorunlara işaret edebilir.
Yatırımcı duyarlılığı açısından bakıldığında, küresel jeopolitik risklerin devam etmesi ve büyük ekonomiler arasındaki ticaret anlaşmalarına ilişkin belirsizlikler, “riskten kaçış” eğilimini güçlendiriyor. Yapay zeka ve teknoloji gibi büyüme odaklı sektörlerdeki coşkunun yerini, daha defansif ve değer odaklı varlıklara yönelme isteği alabilir. Ancak artan enflasyon beklentileri, genel olarak tüm varlık sınıfları için bir zorluk teşkil ediyor.
Önümüzdeki dönemde BIST 100 endeksinin 14.500-14.400 bandını aşağı kırmaması kritik önem taşıyor. Bu seviyelerin altındaki kapanışlar, satış baskısının derinleşmesine ve daha alt destek seviyelerinin test edilmesine yol açabilir. Tersine, 14.700-14.800 dirençlerinin aşılması, kısa vadede bir toparlanma sinyali olarak algılanabilir. Yurt içi ve yurt dışı makroekonomik veri takibi, özellikle enflasyon ve faizlere ilişkin gelişmeler, piyasa yönünü belirlemede anahtar rol oynayacaktır.








