Fed Kararı Öncesi Küresel ve Yerel Piyasalar Mercek Altında
17 Haziran Çarşamba günü, küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar ve şirketlere özgü gelişmeler Borsa İstanbul’u da etkiledi. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) kararları öncesinde tahvil getirilerindeki gerileme ve teknoloji hisselerindeki satışlar dikkat çekerken, Borsa İstanbul’da sınırlı yükselişler gözlemlendi.
Küresel piyasalarda Brent petrol 78 dolar seviyesine gerilerken, yaklaşan anlaşma öncesinde enerji fiyatlarında düşüş eğilimi devam etti. ABD 10 yıllık tahvil getirileri, Fed’in faiz kararını beklemesi ve piyasaların Aralık veya Ocak’taki olası bir faiz artışına odaklanmasıyla tepe noktasından 20 baz puan geri çekildi. ABD’de teknoloji hisselerinde, özellikle yarı iletken ve ‘muhteşem yedi’ olarak bilinen büyük teknoloji şirketlerinde satışlar yaşanırken, Apple, Google ve Meta gibi şirketler negatif ayrıştı. Altın madenleri ve bankacılık sektörü ise olumlu seyretti.
Borsa İstanbul’da ise yükselişler, Aselsan, Astor, Emlak GYO, Koç Holding, Petkim ve Türk Altın gibi belirli büyük şirketlerin öncülüğünde devam etti. Tüpraş ve Bim gibi hisseler ise endeksi aşağı çekti. Bankacılık sektöründe, faiz indirimlerine duyarlı bankaların daha iyi performans gösterdiği gözlemlendi. Tahvil faizlerindeki gerileme, banka hisselerinde yükseliş beklentisini destekliyor. Küresel piyasalardaki görünüm, Borsa İstanbul’da yatay pozitif bir açılışa işaret ediyor. Gün içinde hareketlenmesi beklenen hisseler arasında Emlak GYO ve Turkcell öne çıkıyor. Endeks için kritik destek ve direnç seviyeleri 14.400 ve 14.580 olarak takip ediliyor. Medikal Park’taki temelsiz satışların bir alış fırsatı olarak değerlendirilebileceği belirtilirken, Astor’da yaşanabilecek yabancı yatırımcı satışlarına bağlı geri çekilmelerin de bir alım fırsatı sunabileceği öngörülüyor. Bu gelişmeler, yakından takip edilmesi gereken Borsa İstanbul Teknik Analizleri çerçevesinde değerlendirilebilir.
Finans Hattı Yorum:
Fed’in faiz kararı öncesi küresel piyasalardaki bu ayrışma, özellikle teknoloji ve büyüme odaklı hisselerdeki satışların, faiz hassasiyeti yüksek sektörlere kaydığını gösteriyor. Borsa İstanbul’da sınırlı da olsa devam eden yükselişin, yerel bazlı dinamiklerin yanı sıra küresel likidite ve olası faiz indirim beklentileriyle desteklendiğini görmekteyiz. Enerji fiyatlarındaki düşüş ve tahvil getirilerindeki geri çekilme, enflasyonist baskıları azaltabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor ve portföy stratejilerinde risk iştahını etkileyebilir.
Yatırımcı duyarlılığı, Fed’in iletişimine odaklanmış durumda. Faiz artırım beklentilerinin düşük tutulması ve olası bir gevşeme sinyali, hisse senetleri için pozitif bir katalizör olabilir. Teknik olarak, Borsa İstanbul’un 14.400 seviyesini destek olarak koruması, yukarı yönlü hareketin devamı için kritik önem taşıyor. 14.580 seviyesinin aşılması durumunda ise yeni zirveler test edilebilir. Sektörel bazda, bankacılık ve holdingler gibi değerlemeleri daha makul seviyelerde olan şirketlerin, makroekonomik gelişmelerle birlikte ön plana çıkma potansiyeli bulunuyor.
Dikkat edilmesi gereken temel risk, küresel jeopolitik gelişmelerdeki ani değişimler ve Fed’in iletişimindeki herhangi bir şahinleşme tonu olacaktır. Ayrıca, yerel ekonomideki enflasyonist baskıların devam etmesi ve cari açık gibi yapısal sorunlar, hisse senedi piyasalarının genel sağlığı üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir. Yatırımcıların, volatil piyasa koşullarında portföy çeşitliliğine özen göstermesi ve kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade orta ve uzun vadeli temel analizlere odaklanması tavsiye edilir.











