Sanayicinin Kârı Değil, Maliyet Baskısı Kaygı Veriyor
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayicinin sürdürülebilir kâr elde etme konusunda mevcut finansman koşulları nedeniyle zorlandığını ve yatırım iştahının korunmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Bu durum, Türkiye sanayisinin genel görünümünü ortaya koyan İSO 500 araştırması verilerine dayanıyor.
Bahçıvan, İSO 500 araştırmasının Türkiye sanayisinin genel durumunu gösteren önemli bir yol haritası olduğunu vurguladı. 2025 verileri, önceki yıla kıyasla sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de, finansman maliyetlerinin üretimden kârlılığa kadar tüm süreci baskı altında tutmaya devam ettiğini ifade etti. Sanayicinin yarınlara yatırım yapabilmesi için kâr etmesinin şart olduğunu belirten Bahçıvan, “Kâr etmeyen sanayicinin bu ülkenin geleceğine yatırım yapma aşkı ve şevki düşer” şeklinde konuştu. Özellikle finansman giderlerinin faaliyet kârına oranındaki yüksekliğin dikkat çekici olduğunu ve bu oranın 85-86.1 civarında seyrettiğini dile getirdi.
Yapısal baskılara dikkat çeken Bahçıvan, finansman giderlerinin faaliyet kârının tamamına yakınını, hatta %85’ini oluşturduğuna dikkat çekti. Bu durumun ağır bir kârlılık baskısı yarattığını ve sanayicinin para kazanamaz hale geldiğini belirtti. Son dört yıldaki reel düşüşün henüz telafi edilemediğini ve gözlemlenen iyileşmenin henüz bir dönüşe işaret etmediğini ekledi.
| Değişken | 2024 Durumu | 2025 Durumu |
| Toplam Üretimden Satışlar (İSO 500) | Belirtilmedi | 11,1 trilyon TL ( %2,1 artış) |
| İhracat (İSO 500) | Belirtilmedi | %8,4 artış |
| Finansman Giderlerinin Faaliyet Kârına Oranı | Belirtilmedi | ~85-86.1 |
- Sanayicinin temel sorunu, yüksek finansman maliyetleri ve finansmana erişim zorluğudur.
- Faaliyet kârının önemli bir bölümünün finansman giderlerine gitmesi, kârlılık üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.
Finans Hattı Yorum:
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açıklamaları, Türkiye sanayi sektörünün mevcut ekonomik konjonktürdeki derin sorunlarına işaret ediyor. Üretimden satışlarda ve ihracatta görülen nominal artışlar, reel iyileşmenin sancılı bir sürece işaret ettiğini gösteriyor. Özellikle finansman maliyetlerinin kârlılık üzerindeki baskısı, yatırımların ertelenmesine ve uzun vadeli büyüme potansiyelinin törpülenmesine neden oluyor. Bu durum, sadece şirketlerin değil, aynı zamanda genel ekonomik aktivite ve istihdam üzerinde de olumsuz etkilere yol açma riski taşıyor.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, Bahçıvan’ın vurguladığı “kâr etmeyen sanayicinin yatırım şevkinin düşmesi” ifadesi, sektördeki genel hissiyatın temkinli olduğunu gösteriyor. Şirketlerin bilançolarında finansman giderlerinin etkin rolü, hisse senedi değerlemelerinde de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda, Borsa İstanbul Teknik Analizleri ve temel analizler doğrultusunda, finansman yapısı güçlü ve operasyonel verimliliği yüksek şirketlere odaklanmak stratejik bir yaklaşım olabilir.
Önümüzdeki dönemde, faiz oranlarındaki olası değişimler ve kredi politikalarındaki gelişmeler, sanayicinin finansman yükünü hafifletme potansiyeli taşıyabilir. Ancak, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, jeopolitik gelişmeler ve iç talepteki seyir, sektörün karşı karşıya olduğu riskleri artırabilir. Bu nedenle, yatırımcıların makroekonomik verileri ve sektörel gelişmeleri yakından takip etmeleri büyük önem taşıyor.


















